Yazı Detayı
23 Temmuz 2021 - Cuma 14:44
 
Irkçı Saldırılara Karşı Siyaset Dili Değişmeli;
Av.RONAYİ PAYDAŞ
 
 

Irkçı Saldırılara Karşı Siyaset Dili Değişmeli;

 

Siyaset bir iktidar mücadelesidir. Bunun için de siyasetçiler iktidar olmak ve iktidarda kalabilmek için her türlü vaadlerde bulunurlar. Türkiye’nin yakın siyaset tarihinde de görüldüğü üzere iktidar olabilmenin yolu Kürtlerden geçtiğinin herkes farkında ! Bunu yakın zamanda yerel seçimlerdeki Büyükşehir Belediye’lerinde gördük. Geçmiştede önceki dönem Başbakan’larından Sayın Mesut Yılmaz’da Avrupa’ya girmenin yolu Diyarbakır’dan geçer demişti. Geçtiğimiz günlerde de Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan Diyarbakır’ı ziyaret etmiş ve şu hususu belirtmişti; 2005 yılında Diyarbakır’da yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak sözlerine başlamış ve O tarihte yaptığı konuşmada ‘Kürt sorunu benim sorunumdur’ demişti. Sayın Erdoğan geçenlerde yaptığı konuşmasında da hala aynı noktada olduğunu savundu ve yine yakın zamanda yeni kurulan siyasi parti Liderleri de Diyarbakır’a çıkarma yaptılar ve hep aynı konuya değindiler. Hemen hemen tüm siyasetçiler Diyarbakır üzerinden Kürtlere mesajlar verip onları kazanmak için her türlü vaadlerde bulunmaktan da geri kalmıyorlar. Ancak;

 

Diyarbakır’dan ayrıldıktan sonra Kürtlere karşı söylenen söylemler ülke içerisinde ayrışmalara sebep olmuştur. Bölgenin bu kadar zengin su havzalarına ve bereketli topraklarına rağmen iş bulamayıp Karadeniz’e ve iç Anadolu’ya giden vatandaşlarımız zorlu yaşam koşulları altında bir de ırkçı saldırılara maruz kalıyorlar. En son Konya’nın Meram İlçesine çalışmaya giden Diyarbakırlı tarım işçisi bir aile saldırıya uğramış bir kişi bu saldırıcı sonucu yaşamını yitirmiştir. Siyasetçiler bu ayrıştırıcı dili bırakmadıkça vatandaşlarımız bu saldırılara her zaman maruz kalacaklardır. 

 

Karadeniz ve iç Anadolu’daki hatta bütün ülkenin işçileri hemen hemen Kürtlerden oluşmaktadır. Kürtler Karadeniz’de fındık bahçelerinde, Akdeniz’de narenciye bahçelerinde iç Anadolu’da meyve bahçelerinde çalışır ve ülkenin inşaat sektörlerinden tutun da evlerinde oturanların inşaatına kadar Kürtlerin alın teri vardır. 

 

Yerlerinden, ailelerinden ve sevdiklerinden ayrılıp başka şehirlerde karın tokluğuna çalışan insanlarımıza bunlar reva görülmemeli. Kürtler çalıştıkları yerlerde işverenleri tarafından korunma altına alınıp sahiplenmeliler. Onlar olmazsa bahçelerindeki ürünleri toplanmayacak ve inşaatları yarı da kalacaktır. Aslında bunlardan öncesi ve insan olmanın gereği budur. 

 

Siyasetçiler belki bu durumu görmüyor yada unutuyorlar. Ancak şunu unutmasınlar ki insanlarımız zor şartlar altında çalışmayı geçmiş, bu ırkçı saldırılara karşı nasıl korunacaklarını düşünüyorlar.

 

Başta da belirttiğim gibi siyasetçiler iktidar olmak ya da iktidar da kalabilmek için her yolu deniyor ve her türlü vaadlerde bulunuyorlar ancak Niccolò Machiavelli’nin her yol mübahtır anlayışından vazgeçilmeliler. Çünkü bırakın bir insan yaşamını bir insanın iç dünyasındaki mutluluğu ve etnik kökeninden dolayı dışlanması her türlü iktidardan daha kıymetlidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Irkçı, Saldırılara, Karşı, Siyaset, Dili, Değişmeli;,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Ocak 2022
Minik Serçe
10 Ocak 2022
Diğer Kökenli;
27 Aralık 2021
Roboski’ye Adalet Ne Zaman Gelecek ?
21 Aralık 2021
Sosyal Acı Çekiyoruz;
14 Aralık 2021
Urfalı Çiftçilere Elektrik Bedava Olacak;
07 Aralık 2021
Barolar Kazandı;
29 Kasım 2021
Tahir Elçi’siz 6 Yıl ve Türkan Elçi’nin Adalet Konuşması;
22 Kasım 2021
Toplum Olarak Hedef Olmaktan Nasıl Kurtulacağız ?
08 Kasım 2021
İlaç Yok ! Sakın Hasta Olmayın !
01 Kasım 2021
Urfa Mağaralarının Yeni Konukları;
26 Ekim 2021
Ekonominin İnsan Hakları İhlalleri ile İmtihanı;
18 Ekim 2021
Demirtaş’tan Selam Var;
08 Ekim 2021
Vizyon Sahibi Kent;
24 Eylül 2021
Kürt Sorunu Nasıl Çözülür ?
20 Eylül 2021
Hukuk Her Türlü Hakkın Güvencesidir.
10 Eylül 2021
Kızıl Kraliçe Etkisi;
03 Eylül 2021
Yeni Adli Yıl Nasıl Olmalı ve Beklentilerimiz Neler;
27 Ağustos 2021
Kaplanın Dişi, Akrep’in Zehiri, Afgan’ın İntikamı;
20 Ağustos 2021
El Pueblo Unido, Jamás Será Vencido;
13 Ağustos 2021
Çiftçilerimizin Makus Talihi;
06 Ağustos 2021
Felaketlerin Baş Sorumlusu Bizleriz;
30 Temmuz 2021
Sahipsiz Kent;
16 Temmuz 2021
Urfa’nın Bitirilmeyen Sorunları;
10 Temmuz 2021
GAP Bitirilsin Mağduriyetler Sona Ersin;
02 Temmuz 2021
Tekrarı Olmayan Tek Şey Hayat;
25 Haziran 2021
Bir Elektrik Klasiği Daha;
18 Haziran 2021
Yaşama Dair;
04 Haziran 2021
Urfa’nın Kanayan Yarası Arazi Anlaşmazlığı;
28 Mayıs 2021
Anê Ne Zaman Bize Zılgıt Çekecek?
21 Mayıs 2021
Sosyal Hukuk Devleti Olabilmek ;
14 Mayıs 2021
Güçlü Devlet Olmak;
07 Mayıs 2021
Çiftçi’nin Kuraklıkla İmtihanı;
30 Nisan 2021
Urfa’lı Esnafın Haklı İsyanı;
23 Nisan 2021
Mutlu Olmak Bu Kadar Zormu ?
16 Nisan 2021
Kısmi Kapanma Sürecine Neden İhtiyaç Duyuldu ?
09 Nisan 2021
Dünya Şirketleşiyormu ?
26 Mart 2021
Urfa Barosu’nda Seçim Heyecanı;
19 Mart 2021
HDP Neden Kapatılmamalıdır;
12 Mart 2021
Urfalı Çiftçiler Kuraklıkla Nasıl Başa Çıkacak ?
05 Mart 2021
İnsan Hakları Eylem Planı, Hukuk ve Ekonomi;
26 Şubat 2021
Urfa’da Yeni İsimler;
19 Şubat 2021
Siyaset, Rant ve Günün Sonunda Sayıştay Raporu;
12 Şubat 2021
Çevre Kirliliğinin İklime, Bitkilere ve Arılara Zararı ?
06 Şubat 2021
Öğrencilerimizi Terörist İlan Etmek Bu kadar Kolay Olmamalıdır.
29 Ocak 2021
Suçlu Kim ? Yanlış Nerde ?
22 Ocak 2021
Bir Koltuğun Vebali;
15 Ocak 2021
Germuş Kilisesi;
08 Ocak 2021
Bir Koyun İçin Birbirimizi Öldürürüz, Yüz Koyun Keser Barışırız;
01 Ocak 2021
Hoşgeldin 2021
25 Aralık 2020
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;
18 Aralık 2020
Türkiye’nin 3. Büyük Partisi HDP Kapatılmamalı;
11 Aralık 2020
İnsan Hakları Günü/Haftası;
04 Aralık 2020
Muhalif Olmak, Muhalefet Etmek;
27 Kasım 2020
Tarım Kenti Urfa’da Yok Olan Tarım;
20 Kasım 2020
Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Bir Hukuk Devletidir ;
13 Kasım 2020
Ekim Sezonu Başladı;
06 Kasım 2020
Ulaşım ve Öngörülü Olmak
30 Ekim 2020
Pandemi Salgınında Cumhuriyet Bayramı;
23 Ekim 2020
Bu hafta neler oldu;
16 Ekim 2020
Ekonomi Yerine Hukuk Düşünmek;
09 Ekim 2020
Kendimizi Ne Kadar Güvende Hissediyoruz ?
02 Ekim 2020
Anayasa Mahkemesi Çoklu Baro Sistemini Getiren Kanun Teklifini Redetti;
25 Eylül 2020
Yüreğimiz Yeterince Yanmadımı ;
18 Eylül 2020
Çok özgür ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz;
11 Eylül 2020
Urfa’nın Fıstık ve İsotu;
04 Eylül 2020
Adli Yıl Açıldı ;
28 Ağustos 2020
Yaşam Üzerine;
21 Ağustos 2020
Urfa’ya Niye Hızlı Tren Gelsin ?
14 Ağustos 2020
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın ;
07 Ağustos 2020
Normalleşme Sürecinde Urfa ve Kapalı Hastaneler;
30 Temmuz 2020
İstanbul Sözleşmesi Nedir ;
24 Temmuz 2020
Oyuncak Taşıyan Vicdanlar İçin Adalet;
17 Temmuz 2020
Vatandaş Güvenmiyor Artık;
10 Temmuz 2020
Basın Nedir ? Ne Yapar ?
03 Temmuz 2020
Çoklu Baro;
25 Haziran 2020
SAVUNMA YÜRÜYOR
19 Haziran 2020
KADINLAR VE MEVSİMLİK İŞÇİLER
11 Haziran 2020
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
05 Haziran 2020
YENİ DÜNYA DÜZENİNE GİRİŞ
Haber Yazılımı