Yazı Detayı
23 Ekim 2020 - Cuma 09:10
 
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (6)
İBRAHİM OKUYAN
 
 

Aney Kalk Bir Zılgıt Çal
Urfa’ma “SU” geliyor

Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (6)

 

Yazı dizisinin 6.bölümü.

 

 

Bütün bunlar sayesinde 

Artık bu bölgenin insanları bir vites büyütecek duruma gelebilmişlerdi. 

Tarımla birlikte hayvanları evcilleştirebilmiş ve üremelerini kontrol edebilmişlerdi. 

 

O nedenle; 

Av hayvanlarının peşinden diyar diyar gezmek zorunda değillerdi; 

Kendi yiyeceklerini kendileri yetiştiriyor; 

İnek, keçi, koyun gibi hayvanlardan et ve süt sayesinde protein alabiliyorlardı.

 

Bu hayvanların yünlerinden elde ettikleri giyecekler sayesinde, 

Zorlu kış şartlarıyla başa çıkabiliyorlardı. 

At, öküz gibi hayvanların kas gücü sayesinde topraklarını işleyebiliyor ve 

Sanayi devrimi öncesi teknolojinin ulaştığı en yukarı noktalardan birine ulaşabiliyorlardı. 

 

Bu sayede artık 

Klasik iktisat akımının sürekli önemini vurguladığı uzmanlaşmanın önü açılmıştı. 

 

Artık daha fazla boş zaman, 

Daha fazla yiyecek sahibi olan köyler, 

Kendilerini hem daha rahat savunabiliyor, 

Hem de değişik yeteneklere sahip birçok bireye ev sahipliği yapabiliyorlardı. 

Bu da yaratıcılıkları sayesinde öne çıkan insanlara zemin hazırlamıştı. 

 

Örneğin, 

Bu devirde ateşi kullanarak kireç taşından badana malzemesi, 

Bazı taş ve metal aletleri ve tahılları saklamak için ambarlar icat edildi. 

İnsanlık tarihini değiştiren Astronomi, Matematik gibi bilimlerin temeli 

Gene bu coğrafyada yazının icadından da faydalanarak ortaya çıkmıştır. 

Bu, uzmanlaşmanın belki de ilk örneğiydi. 

 

Dünya’nın geri kalanında insanlar çok daha zorlu şartlar altında, 

Yaşarken elbette uzmanlaşmaya gitmelerini beklemek gerçekçi değildir. 

Bu yüzden bu coğrafyanın nimetlerinin yarattığı 

İktisadi refah, kaynak dağılımını daha iyi hale getirmiş ve insanlar, 

İlgi alanları çerçevesinde uzmanlaşmaya giderek hayatın akışını değiştirebilmişlerdir.

 

Tıpkı İbn Haldun’un dediği gibi;

En bol çeşidin olduğu yerde yerleşik hayata geçmiş ve 

Medeniyet gelişimleri o bölgelerde daha hızlı olmuştur. 

 

Tahıl bitkilerinin, 

Hızlı büyümek, 

Yüksek oranda karbonhidrat içermek, 

İşlenmiş toprakta çok bol ürün vermek gibi olumlu özellikleri vardır. 

 

İnsanlığın tükettiği kalorinin yarıdan fazlası tahıllardan sağlanır. 

 

Tahıllarda protein oranı düşüktür, 

Ama bu açık, 

Protein oranı çok yüksek olan baklagillerle kapatılır (25- 38). 

Tahıl ve baklagil paketi (buğday – arpa / bezelye – mercimek- fasulye - nohut), 

Bereketli Hilal’de, 

Çok erken dönemde evcilleşmiş ve 

İnsan topluluklarınca kullanılmaya başlanmıştır. 

 

Diğer taraftan, 

Evcilleştirilen hayvanların inek, at gibi sapana koşulması imkânı vardır. 

 

Bu, tahıl üretimini hem kolaylaştırır ve 

Hem de evcil hayvanın işe yararlılığını arttırır. 

 

Evcil hayvan, tahıl üretiminde iş makinası olur.

 

Baştan beri anlatılanlardan anlaşılacağı gibi, 

Atalarımızın nereye yerleşeceğine karar veren olgu, 

Evcilleşebilecek tarım bitkilerinin, 

Yaban atalarının yetiştiği yer olmuştur. 

 

Evcilleşen bitkilerle birlikte yiyecek üretimi başlamış, 

Bu da yerleşik düzene geçmeyi gerekli kılmıştır. 

 

Yerleşik düzen ve yiyecek üretimi 

Beraberinde nüfus artışını getirmiştir. 

 

Avcı ve toplayıcı bir toplumda, 

Anne yanında ancak bir çocuk taşıyabilirdi. 

Çocuk göç esnasında ayak bağı olmayacak kadar büyümeden 

İkinci bir çocuğa sahip olunamazdı. 

 

Bunun gereği olarak, 

Yaban hayvan ve bitkilerle geçinen avcı toplumlarda, 

Doğumların arası aşağı yukarı dört yılı bulur. 

 

Yerleşik hale geçmiş (çiftçi) toplumlarda ise; 

Doğumların arası iki yıla iner. 

Toplumlar besleyebilecekleri kadar nüfusa sahip olurlar. 

 

Yerleşiklerin bir dönüm toprağı, 

Yaban hayvan ve bitkilerle geçinen insanların, 

Bir dönüm toprağından çok daha fazla insanı doyurabilir. 

 

Yiyecek üretimi ile avcı ve toplayıcılara göre, nüfus artmıştır. 

 

Bu arada, 

Yerleşik düzene geçmiş olan toplumlar, 

Zamanla, ürün fazlasını depolamayı becermişler ve 

Çanak çömlek yapıp, kullanır hale gelmişlerdir. 

 

Ürün fazlasını depolama imkânı, 

İnsanların aç kalma olasılığını azaltmış ve 

Bu da nüfusun daha fazla artmasına sebep olmuştur. 

 

Eşitlikçi avcı ve toplayıcı toplumlardan, 

Ürün fazlası ile beslenen yerleşik toplumlara geçildiğinde, 

Ortaya sosyal sınıflar da çıkmaya başlamıştır.


 

Bereketli Hilal’de temel sekiz bitki (çift sıralı buğday, tek sıralı buğday, arpa, mercimek, bezelye, nohut, acı burçak ve keten ki Bunların hepsi yörenin yaban bitkisi idi) ile 

Dört memeli hayvanın (keçi, koyun, domuz, inek) ki bunlarda yörenin yaban hayvanları idi, Evcilleştirilmiştir.

 

Belirtilen topraklar o derece değerlidir ki sadece Haçlı Seferleri’ne değil, insanlığın gelişimiyle beraber sürekli büyük güçlerin bu topraklara olan ilgisine neden olmuştur.

 

Harran Ovasında şu anda mevcut olan Cülap Suyunun, 

O zamanlar daha gür olarak aktığını ve yıllık yağışların fazla olduğunu söyleyebiliriz.

Zamanla ısınma ve diğer sebeplerle 

Ovaya akan sular ve yağışlar azalmış ve sadece kuru tarım yapılabilir hale gelinmiştir.

 

İşte bu noktada “Harran’ın Fırat’a hasreti” başlamıştır.

 

Ancak arada aşılması gereken dağlar ve uzun bir mesafe vardır.

 

Fırat (Euphrates ,Purattu, Buranun) Nehri

 

Fırat; Doğu- Anadolu'nun 3000 rakımlı membalarından çıkarak 

Birbirine paralel 2 kol halinde batıya akan Murat ve Karasu Nehirlerinin 

Keban mevkiinin takriben 8 Km. yukarısında Birleşmesinden meydana gelir. 

 

Fırat havzası yağış alanı bakımından Türkiye'nin 1/7 isini, 

Su potansiyeli olarak da 1/5 ini, 

Sulanabilir sahaları itibariyle 1/4 ünü temsil etmektedir.

 

Türkiye’den doğup Suriye ve Irak topraklarında aktıktan sonra, 

Basra Körfezine dökülen Fırat Nehrinin en az beş bin yıldan beri 

Bölge insanları için hayat kaynağı olduğu biliniyor.  

 

Mezopotamya'nın en büyük akarsuyu olan Fırat, 

Bağdat ve Basra körfezi arasında Şattül Arap bölgesinde 

Dicle ile Birleşerek Şattül Arap adını alarak Basra körfezine dökülür. 

 

2.315 km uzunluğundadır, 

Bu uzunluğun 400 km'lik kısmı Türkiye sınırlarından, 

475 km'si Suriye'den 1440 km'si Iraktan geçmekte ve 

Geniş bir Yüzeyi "Tarım Havzası" olarak sulamakta, 

Hayat vermektedir. 

 

Fırat’ın suları ile, 

Hayat bulan toprak miktarı 444 000 km2'lik bir alandır. 

 

Bu alanı; 

Bulgaristan'ın 4 kat büyüklüğü diyerek daha net ifade edebiliriz. 

 

Fırat Nehrinin debisi 31,8 milyar m3’tür. 

 

Fırat nehri üzerinde, 

Eskiden Birecik ile Basra arasında gemi ulaşımı yapılmaktaydı. 

 

MÖ. 3000 yıllarında ırmağın kenarlarında yapılmış sulama kanalları bulunmuştur. 

 

Yeryüzünün sulama yapılan en eski nehridir “Fırat.” 

 

Yukarıda boşa akan bir nehir,

Aşağılarda suya hasret topraklar ve Yapılan kuru tarım.

 

Bir tarafta mümbit ama kurak topraklar,

Bir tarafta Ülkemizim en büyük akarsuyu.

 

Ne yapmak lazım?

 

Bu iki sevgiliyi kavuşturmak lazım.

Suyu çatlamış suya hasret topraklarla buluşturmak lazım.

Yağmur dualarına son vermek lazım.

12500 yıl önce atalarımızın başlattığı tarımı tekrar başlatmak lazım.

Bu topraklara bereketi tekrar fışkırtmak lazım.

 

Ama Nasıl?

 

Büyük ve cevabı aranan soru bu idi.

 

Türkiye Genç bir Cumhuriyetti, kadrolar yetersizdi.

Eğitim çok zayıftı.

Ülke hastalıklı insanlarla, Sakat ve yaşlı insanlarla dolu idi.

Trahom, Verem ve sıtma çok yaygındı.

Yol ve iz yoktu.

Elde avuçta yoktu.

Osmanlıdan kalan borçlar vardı.

 

Bir yerlerden başladılar.

 

Konumuzla ilgili olarak;

Birinci Dünya savaşı sırasında ülkelerini terk eden;

Avrupalı Bilim Adamları, 

Türkiye’de istihdam edildi okullar açıldı ve Mühendisler yetiştirildi.

 

1934 yıllında Elektrik Etüt İdaresi kurularak akarsularımızın ölçümleri yapılmaya başlandı.

Bu ölçümler yapılmadan Akarsu Havzalarını planlayamazsınız.

Bu iş, bir süreci realize etmekle olurdu.

 

Öyle de oldu.

 

Saygılarımla…

 

Devam edecek

 

İbrahim Halil OKUYAN

Yüksek İnşaat Mühendisi

 

16.Ekim.2020 MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Aney, Kalk, Bir, Zılgıt, Çal, Urfa’ma, “SU”, geliyor, , Harran’ın;, Hasreti,, Bereketi,, Canı, (6),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Kasım 2021
Mediha Hoca
19 Kasım 2021
Lider
12 Kasım 2021
Düzen !
05 Kasım 2021
Suyun Genleşme Mucizesi
29 Ekim 2021
Neden ? Cumhuriyet ?
22 Ekim 2021
Kutsal Bok Böceği
15 Ekim 2021
Ayakkabı ( 2.Bölüm )
08 Ekim 2021
Ayakkabı
01 Ekim 2021
Yahya Baba
17 Eylül 2021
Yaşlı Adam ve Atının Hikayesi
10 Eylül 2021
Siklon Operasyonu
03 Eylül 2021
Petrodolar Ve ABD (6)
27 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (5)
20 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (3)
13 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (3)
06 Ağustos 2021
KARGA BOKU !
30 Temmuz 2021
PETRO DOLAR ve ABD (2)
23 Temmuz 2021
PETRO DOLAR ve ABD (1)
16 Temmuz 2021
AMPUL
09 Temmuz 2021
İÇİMİZDEKİ DÜZENBAZLAR
02 Temmuz 2021
BİR HAMAM HİKAYESİ
25 Haziran 2021
BABAN GELİRSE !
18 Haziran 2021
UÇURUM ÇİÇEĞİ
11 Haziran 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 5
04 Haziran 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 4
28 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 3
21 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 2
14 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ-1
07 Mayıs 2021
CERRAH OLMAK İSTERDİM AMA KAZANAMADIM
30 Nisan 2021
DUNNİNG-KRUGER ETKİSİ 2
23 Nisan 2021
DUNNİNG-KRUGER ETKİSİ 1
16 Nisan 2021
" COĞRAFYA KADERDİR "
09 Nisan 2021
TERBİYE YARATILIŞA BAĞLIDIR
02 Nisan 2021
ŞEKERE BOY ABDESTİ
26 Mart 2021
“ BİLMİYORUM ” diyebilmek ….
18 Mart 2021
ÇANAKKALE VE AZMAN DEDE
12 Mart 2021
Arı Mucizesi
05 Mart 2021
ADALETİNLE BİN YAŞA EMİ
26 Şubat 2021
SEVGİNİN HEDİYESİ
19 Şubat 2021
ŞAHİN HOCA
12 Şubat 2021
MUHTAR ÇAKMAĞI
05 Şubat 2021
ÇOBANIN DUASI
29 Ocak 2021
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı
22 Ocak 2021
Dr. ADNAN SAYRUN ve TRAHOM
15 Ocak 2021
VALİLİK PROJELERİ -2
08 Ocak 2021
DSİ KÜLTÜRÜ
01 Ocak 2021
Ne Mutlu Türk'üm Diyene !
25 Aralık 2020
VALİLİK PROJELERİ 2009-1
18 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.4
11 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.3
04 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.2
27 Kasım 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.1
20 Kasım 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (8)
13 Kasım 2020
Neme lazım be Sultanım!
06 Kasım 2020
HERKES SUÇLU!
30 Ekim 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (7)
16 Ekim 2020
Urfa’ya Niye Hızlı tren gelsin ki
09 Ekim 2020
EĞİTİMDE BAŞARISIZLIĞIMIZ TESCİLLİ
02 Ekim 2020
HARDAL 2
25 Eylül 2020
HARDAL (1)
18 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 4
11 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 3
04 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 2
28 Ağustos 2020
SUSKUN BELEDİYE (1)
21 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (5)
14 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (4)
07 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (3)
30 Temmuz 2020
ÇOCUKLAR YÜZSÜN ama ANALAR AGLAMASIN
24 Temmuz 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (2)
17 Temmuz 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor
10 Temmuz 2020
Şanlıurfa ve Bir Barajın Hikayesi
03 Temmuz 2020
KÖTÜ TOHUM !!!...
25 Haziran 2020
Davulcu Remo'dan bu yana...
19 Haziran 2020
GAZ LAMBASI
11 Haziran 2020
ÖZGEÇMİŞİM
Haber Yazılımı