Yazı Detayı
08 Ekim 2021 - Cuma 09:31
 
Ayakkabı
İBRAHİM OKUYAN
 
 

AYAKKABI 1.Bölüm

 

“Eşlerin birbirine benzemesi lâzım.

Ayakkabı çiftlerine bir bak!

Ayakkabının bir teki ayağa biraz dar gelirse ikisi de işe yaramaz.”

Mevlâna

 

“Sadece topuklu ayakkabı giyebildikleri için bile,

Kadınlar erkeklerden daha beceriklidir.

Gerisi teferruat.”

Marilyn Monroe

 

Yazımızın konusu Ayakkabı.

 

Ayakkabı; ayakların yerle doğrudan temasını keserek

Yabancı maddelerden ve değişik hava koşullarından koruyan,

Bunun yanı sıra şıklığı tamamlayan her türlü ayak giyimidir.

 

Bot, çizme, sandalet, topuklu, spor ayakkabı, iskarpin gibi pek çok farklı türü vardır.

 

Ben üniversiteyi kazana kadar (1968) hazır ayakkabım olmadı.

Malatya’da Babamla ayakkabıcı imalatçısına gidilirdi.

Karton üzerinde çizilerek ölçü alınırdı.

Tabanına,

Rengine,

vb. özellikler kararlaştırılır,

Fiyatı pazarlıkla belirlenir,

Ondan sonra imalat sürecine geçilirdi.

Tabi biraz geniş yapılırdı ki seneye de giyilebilsin diye.

O yıllar tamda büyüme cağıydı zira.

Önceleri bol gelir sonraları sıkar ayağını (!).

Bir ara tabanları kamyon lastiğinden yaparlardı.

Bu tabanlar çivi ile çakılırdı.

O yüzden ayak tabanlarımıza batardı.

 

Çok acırdı.

 

Bazen eski ayakkabıların tabanına,

Eski deri kayışlardan kestiğim kare parçacıklarla krampon dahi yapardım.

Ayakkabı futbol ayakkabısı haline gelirdi.

 

Ne günlerdi.

 

Malatya’da çok kar yağardı.

Bu durumda kauçuk taban iyi olurdu.

Kauçuk taban alacaksan bal rengi olanları arardık.

Kauçuk taban güzel kokardı.

 

Babam bize ahşaptan boyacı sandığı yaptırırdı.

Evde tüm ayakkabıları boyardık.

Boya, badem yağı ve cila.

İki renk fırça olurdu, siyah ve kahverengi.

Kadife kumaşla ile son dokunuşları yapardık.

İyice parlatırdık ayakkabıları.

 

Bir de kış gelince Babam Mes Ayakkabı giyerdi.

Bu sayede abdest alınken soğuk suyla ayaklar yıkanma zarureti olmazdı.

Dışları çıkarken bu Mes Ayakkabılar,

Mes Lastiklerinin içinde temiz kalırdı.

 

O yıllarda soğuk suyla ellerimizi yıkardık.

Ellerimiz çatlardı.

Sıcak Su lüksümüz yoktu tabi.

Ellerimizi gliserinli el sularıyla yumuşatmaya çalışırdık.

 

Güzel günlerdi….

 

Geçmiş yıllarda; içi para dolu boş ayakkabı kutuları gündem olmuştu.

 

Geçmiş yıllarda; Maden işçisi çizmeleri çamurlu diye ambulansa binmek istemişti.

 

Geçmiş yıllarda; Soma’daki “Kaza”nın üstünden çok da uzun bir süre geçmemişti ki,

Ermenek’te bir kömür madenini su bastı.

18 işçi hayatını kaybetti.

Cenazelerden birinde,

Ölen madenci Tezcan Gökçe’nin babası Recep Gökçe  

Yırtık lastik ayakkabıları ile kamuoyunun dikkatini çekti.

 

İçimizi sızlattı.

 

Hrant Dink cinayeti denildiğinde,

Gözümüzün önünde canlanan ilk karelerden biri:

Üstü gazeteyle örtülü,

Yerde boylu boyunca uzanmış yatıyor.

 

10 yıllık ayakkabılarının altı delik...

Onurla yaşanmış bir hayattan geriye kalan bu ayakkabılar oldu.

Hrant’ın “satın alınmadığını

Belki sadece bu ayakkabılar gösterebilirdi görmeyen gözlere.

 

Bunun içindir ki,

O fotoğraf karesi sadece içimizi sızlatan incecik bir detay olmaktan çıktı;

Bu ülkenin Namuslu, Dürüst aydınlarının bir sureti hâline geldi.

 

İşte, 21. yüzyıl Türkiye’sinden ayakkabı manzaraları böyle uzar gider.

 

Daha şirin hikâyeler de anlatılabilirdi elbette.

 

Yatılı okullarda ayakkabıların içine su konarak yapılan şakalardan veya

Düğün günü gelin evinden çıkarken damadın ayakkabılarını saklayıp,

Bahşiş isteme geleneğinden…

 

Bilinen en eski ayakkabı,

M.Ö 2000 yılına tarihlenen ve Mısır’da bulunan örülmüş papirüsten yapılma sandaldır.

Eski yunanlar ve Romalılar çeşitli biçimlerde bağlanan sandallar giyiyorlardı ve

Bugünün ayakkabısıyla sandal arası giyimi İranlılardan öğrenmişlerdi.

 

Roma’da ayakkabı loncası M.Ö 200'de kuruldu ve ayakkabı modasıyla sol ve sağ ayakkabı yapımı Roma’da bundan sonra başlayarak yavaş ve kesintili bir süreçle Avrupa’ya yayıldı.

 

Ayakkabıda ölçü standardı 1. Edward döneminde 1305'te başladı.

Belki bunda 13. yüzyılda İngiltere’de moda olan

poulaine veya cornadu denilen ayakkabının da etkisi olmuştur.

Bu ayakkabıların ucu uzatılarak dik durması için içi dolduruluyor veya bağlanıyordu.

30 cm.ye kadar uzatılan bu bölümler bazen açıkça penis biçiminde yapılıyordu.

 

Kilise ve yöneticilerin bu modayla mücadelesi sonunda (!),

Avamın en fazla 15 cm ve

Soyluların biraz daha uzun boynuzlu ayakkabı giyebilecekleri hükme bağlanmıştı.


Rönesans’la yüksek topuk ve sivri burunlu ayakkabılar ilk kez moda oldu.

Yüksek topuklu ayakkabıları önce erkekler giydi.

Bu dönemde kadın ayakkabıları uzun eteklerin altında görünmediğinden,

Henüz moda konusu değildi.

 

Güneş kral 14. Louis döneminde erkek ve kadın ayakkabılarının topukları iyice yükseldi. Zamanla erkek topukları kısalırken kadın topukları uzayıp inceldi.

Roma’da giyilebilecek ayakkabı renkleri kurala bağlanmıştı.

İmparator Heliogabalus (M.S 204-222)

Yüksek mevki sahibi kadınlar dışında pahalı ayakkabı giyilmesini yasakladığı gibi,

Aurelianus (270-275) da erkeklere kırmızı, beyaz, sarı ve yeşil ayakkabıyı yasaklamıştı.


Osmanlı İmparatorluğu’nda da benzer uygulama vardı.

Müslümanların kavuk ve ayakkabıları sarı,

Ermenilerin başlık ve ayakkabıları kırmızı,

Rumların siyah,

Yahudilerin maviydi.


Ayakkabı, statü gösterir, simgesel nitelik de taşır.

 

Ön Asya’ya benzer biçimde, demir ayakkabı Çin efsanelerine kadar uzanır.

Çin’de ayakkabı uyum ve denge simgesidir ve oğul sahibi olma dileğini de ifade eder.

Eskiden mahkemelerde kocasının cinsel iktidarsızlığı nedeniyle boşanmak isteyen kadınların, Bu durumu hakimlere anlatmak için ayakkabılarını çıkarmaları da

Çin simgeselliğiyle benzeşiyor.

 

Osmanlı esnaf örgütlenmesinde çizme, edik, terlik ve mestçiler ayrıştığı gibi,

Pabuç ve başmakçı esnafı da ayrı ayrı örgütlenmiştir.

 

Başmak, deriden yapılmış üstü açık ayakkabı türüyken,

Sonra pabuç anlamında kullanılır olmuştur.

Pabuç Farsça pa-ayak ve puş-örten sözcüklerinden gelir.

Çarık insanların kendi üretimi,

Çapula doğu Karadeniz’e özgü bir çarık biçimidir.

Yemeni geleneğe göre,

Evliya Çelebi’nin verdiği bilgiye uygun biçimde,

Yemeni Ekber adlı bir usta tarafından Yemen'den getirilmiştir.

 

Yemeninin alt derisi manda, yüz derisi keçi, kenarı oğlak, iç yüzü koyun,

İç tabanı sığır derisinden yapılır,

Çirişle yapıştırılarak balmumuna batırılmış pamuk ipliğiyle çapraz dikilir.

Mest, konçları uzun ve bağlı galoş potini çamurdan koruyan yarım kunduradır.

Lastik yaygınlaşınca bırakılmıştır.

Galoş, İspanyolca ahşap ayakkabının adıdır.

 

Eskiden Osmanlı dahil bütün Avrupa’da yağmur çamura karşı ayakkabıyla giyilen nalındı. Bugün hastane ve kreşlere girilirken takılan naylon koruyucu olarak yaşıyor.

İskarpin, Fransızca escarpin, 1918'de kullanılmaya başlandı.

Rugan ayakkabı adını Farsça revgan-parlak deri sözcüğünden aldığı gibi,

Süet de Fransızca peau de suede tamlamasının İsveç anlamına gelen suede kısmıdır.

İsveç derisi, yüzü ince havlı deri türüdür.
 

2. dünya savaşı sonrası bütün dünyada yaygınlaşan mokasen kızılderili ayakkabısı;

Tatil yerlerinde bir dönem yaygınlaşan altı örgü ipten yapılmış Espadril ise

İspanyol köylü ayakkabısıdır.

1892'de İngiltere’de seri üretim yapan makinelerle ilk ayakkabı şirketi kuruldu.

Dikiş makinesi ayakkabı sanayisinde ivme kazandıran buluş oldu.

Ayakkabı ve modası konusunda dünyanın 1 numaralı merkezi İtalya’dır.

 

Devamı haftaya…

 

Saygılarımla…

 

 

İbrahim Halil OKUYAN

İnşaat Yüksek Mühendisi

 

8.Ekim.2021 MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Ayakkabı, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ekim 2021
Ayakkabı ( 2.Bölüm )
01 Ekim 2021
Yahya Baba
17 Eylül 2021
Yaşlı Adam ve Atının Hikayesi
10 Eylül 2021
Siklon Operasyonu
03 Eylül 2021
Petrodolar Ve ABD (6)
27 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (5)
20 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (3)
13 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (3)
06 Ağustos 2021
KARGA BOKU !
30 Temmuz 2021
PETRO DOLAR ve ABD (2)
23 Temmuz 2021
PETRO DOLAR ve ABD (1)
16 Temmuz 2021
AMPUL
09 Temmuz 2021
İÇİMİZDEKİ DÜZENBAZLAR
02 Temmuz 2021
BİR HAMAM HİKAYESİ
25 Haziran 2021
BABAN GELİRSE !
18 Haziran 2021
UÇURUM ÇİÇEĞİ
11 Haziran 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 5
04 Haziran 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 4
28 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 3
21 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 2
14 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ-1
07 Mayıs 2021
CERRAH OLMAK İSTERDİM AMA KAZANAMADIM
30 Nisan 2021
DUNNİNG-KRUGER ETKİSİ 2
23 Nisan 2021
DUNNİNG-KRUGER ETKİSİ 1
16 Nisan 2021
" COĞRAFYA KADERDİR "
09 Nisan 2021
TERBİYE YARATILIŞA BAĞLIDIR
02 Nisan 2021
ŞEKERE BOY ABDESTİ
26 Mart 2021
“ BİLMİYORUM ” diyebilmek ….
18 Mart 2021
ÇANAKKALE VE AZMAN DEDE
12 Mart 2021
Arı Mucizesi
05 Mart 2021
ADALETİNLE BİN YAŞA EMİ
26 Şubat 2021
SEVGİNİN HEDİYESİ
19 Şubat 2021
ŞAHİN HOCA
12 Şubat 2021
MUHTAR ÇAKMAĞI
05 Şubat 2021
ÇOBANIN DUASI
29 Ocak 2021
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı
22 Ocak 2021
Dr. ADNAN SAYRUN ve TRAHOM
15 Ocak 2021
VALİLİK PROJELERİ -2
08 Ocak 2021
DSİ KÜLTÜRÜ
01 Ocak 2021
Ne Mutlu Türk'üm Diyene !
25 Aralık 2020
VALİLİK PROJELERİ 2009-1
18 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.4
11 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.3
04 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.2
27 Kasım 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.1
20 Kasım 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (8)
13 Kasım 2020
Neme lazım be Sultanım!
06 Kasım 2020
HERKES SUÇLU!
30 Ekim 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (7)
23 Ekim 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (6)
16 Ekim 2020
Urfa’ya Niye Hızlı tren gelsin ki
09 Ekim 2020
EĞİTİMDE BAŞARISIZLIĞIMIZ TESCİLLİ
02 Ekim 2020
HARDAL 2
25 Eylül 2020
HARDAL (1)
18 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 4
11 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 3
04 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 2
28 Ağustos 2020
SUSKUN BELEDİYE (1)
21 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (5)
14 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (4)
07 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (3)
30 Temmuz 2020
ÇOCUKLAR YÜZSÜN ama ANALAR AGLAMASIN
24 Temmuz 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (2)
17 Temmuz 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor
10 Temmuz 2020
Şanlıurfa ve Bir Barajın Hikayesi
03 Temmuz 2020
KÖTÜ TOHUM !!!...
25 Haziran 2020
Davulcu Remo'dan bu yana...
19 Haziran 2020
GAZ LAMBASI
11 Haziran 2020
ÖZGEÇMİŞİM
Haber Yazılımı