Yazı Detayı
02 Temmuz 2021 - Cuma 07:47
 
BAĞDA HAYMADA YATTINIZ MI?
EDİBE AYDIN KAHYA
 
 

BAĞDA HAYMADA YATTINIZ MI?

 

Urfa’da yaz ayları başlamadan bütün evlerde bir hazırlık başlardı. Şimdiki gibi tatile çıkmak kültürü yoktu.Bütçesi uygun olan ailelerin şehir dışında bağı ya da bahçesi olurdu.  Yaz mevsimini geçirmek için aileler,bağına ya da bahçesine giderdi. Bu nedenle hazırlık yapılırdı. O günlerde insanlar “ ne zaman tatile çıkıyorsunuz? Sorusu yerine “ bağa ne vahıt çıhisiz ? Sorusunu sorardı. Bağa giden aileler, bağının içinde oturmazdı. Bağa yakın boş bir alanda komşuları ile birlikte “ oba” oluştururlardı. Oba düz bir alanda kurulan derme çatma evlerin oluştuğu toplu yerleşim alanıydı. 


   Benim dedemin bağı Bozova’ ya bağlı “ Şemsik”  köyündeydi. Tahmini 8-10 aile ile birlikte bir “ oba” kurmuşlardı. Bağlarda ailelerin yalnız oturmama nedenine gelince; elektrik yok, su yok, güvenlik yoktu. Bu   nedenle, bağı birbirine yakın olanlara ” bağ komşusu”  denirdi.Obada; evler önceden    belirlenen yere ağaç dallarından  yapılırdı. Direklerden yapılan bu evlere “ hayma” derlerdi. Tavanı ve yan duvarları güçlü direklerden yapılırdı. Yan duvarlarına ve tavanına”çığ” çekilir, evin dışı ve tavanın üstü kurutulmuş biyambalı( meyan ) bitkisinin yaprakları ile kapatılırdı. Çevresi dışarıyı göstermeyen bu ot duvarlardan serin hava girerdi.


Aydınlanmak için fanus( Fener) gaz lambası ya da lüks kullanılırdı. Buz dolabı olmadığı için sebze ve meyveler bozulmaması için, toprak 50 cm  derinlikte kazılır,içindeki toprak boşaltılır, çukurun içi çamur sıvası ile sıvandıktan sonra, çukurun üstüne çöplerden tavan yapılırdı. Sebze çukurunun tavanı yaprakla kapatılır, üstüne toprak konur, bir elin gireceği kadar bir açıklık bırakılırdı. Sebzeler bu çukurda toprağın serinliği sayesinde bozulmazdı. Hava sıcaklığının  45 derece olduğu , temmuz, ağustos  aylarında, soğuk su içmek için,  su küpleri  toprağa gömülür, sadece kapak bölümü açıkta bırakılırdı.


Yemek pişirme genellikle ocakta yapılırdı. Ekmek yapmak için bağ çirpisi ve tezek kullanılırdı. Sabah Güneş doğmadan, sıcak ekmek kokusu bütün obaya yayılırdı. Komşu kızları, elleri yana yana komşuya sıcak ekmekleri götürürdü. Çay için gaz ocağı kullanılırdı. Bağdaki bu yaşam mücadelesinin en zoru  su ihtiyacını karşılamaktı.Çünkü ne bir dere, ne bir göl ne de çeşme vardı. Obalara bir saat belki daha  çok uzaklıkta kuyular vardı. Bütün su ihtiyacı bu kuyulardan sağlanırdı. Yedi sekiz aileden oluşan obadaki komşuların hepsi, kendi bağlarına yakın bir yerde olmanın rahatlığı ile mutluydu. En  önemli sorun suya ulaşmaktı.Bu nedenle  her ailenin mutlaka bir eşeği olması gerekiyordu.En az  iki tane bazen dört ve daha fazla  su  tenekesi veya özel yapılmış “saka” “dedikleri yeşil renkli bidonları gerekirdi. Bundan başka; kova,  kendir, büyük bir huni bir de suyu süzmek için tülbent gerekliydi.


Su taşımak için uygun olan saat güneş doğmadan önceki saatlerdir. Çünkü sıcakta suya gidilirse  kuyudan su çekenler zorlanırdı. Aynı zamanda eşekler sıcakta çok yorulmuş olurdu. Suya genellikle oba sakinleri birlikte giderdi. Sabah erkenden kalkan gençler,eşeklerine tenekeleri yükler, eşeğe  biner eğlence ile suya giderlerdi. Giderken eşeklerin sırtında su olmadığı için daha hızlı gidilirdi.Kuyunun başına gelince kovalar kuyuya sallanır. Derinliği 10-15 metre olan kuyulardan çekilen su ile önce el yüz yıkanır, sonra eşeklere  su verilirdi. Kuyu başında “yalak”varsa( taştan oyulmuş küçük su havuzu) su yalağa  dökülür, yalak yoksa eşeklere kovadan su içirilirdi. Eşeklerin kafasına serinlemeleri için su dökülürdü. Bağ kuyularının dolabı ( çıkrık ) yoktur. Herkes kendi kovasını ve ipini getirirdi. Kuyudan su çekme sıra ile yapılırdı. Aynı anda bir kuyudan  anda ancak iki kişi su çekebilirdi. Kuyuya iki  kovadan fazla sallanırsa kovaların ipleri dolaşır, su çekmeyi tehlikeli  hale getirebilirdi. Kuyuya sarkıtılan kovanın ipi birer kulaç olarak  çekilir, çekilen ip geri atılırdı.Kova çıkınca,büyük huni ile su tenekeleri doldurulurdu.Suları yükleme işi yardımla yapılırdı.Eşeğin  iki tarafına konan büyük heybelere( sırga) yerleştirdi ya da demirden yapılmış özel  taşıyıcılara yerleştirilirdi. Eşeğin  üzerine konan su tenekeleri ,iki tarafa eşit ağırlıkta koyulmak zorundaydı.. Denge sağlanmazsa  teneke düşerdi. Bazen su tenekeleri delinir, su akmaya başlardı. Tenekelerdeki delikleri kapatmak için” kara sakız” kullanılırdı. Yani onarım işi anında çözülürdü.


  Kuyu suları her zaman temiz olmazdı.Kuyudaki su miktarı azalırsa; suda kurt, toz, böcek hatta kurbağa yavruları  olabilirdi. Bu nedenle beyaz bir tülbent parçası  huninin içine konur, su süzülerek tenekelere doldurulurdu. Bütün komşuların su doldurma işlemi bitince ,suları eşeklere yükleme işi yardımlaşarak yapılırdı. Suya giden kafile birlikte yola koyulur bir saatlik yoldan sonra su obaya ulaşırdı. İçme suyu küpe doldurulur , diğer işler için kullanılacak su tenekede kalırdı.Bu denli susuzluğun yaşandığı yer Fırat Nehri’ ne 15-20 km uzaklıktaki bir köydür. O günlerde bu suyu kanallara taşımak barajlarda biriktirmek kimsenin aklına gelmiyordu.


Aklımda kaldığı kadar 1960’ lı yıllarda  su sıkıntısı hat safada idi.Bu susuzlukta bağlarda; üzüm,fıstık yetiştirip satmak isteyenler, yazın bu zorluklara  katlanmak zorundaydı. Yetiştirdikleri  ürünleri 3-4 saat süren bir yolculukla eşek ile  şehire götürüp satarlardı. Sıcaktan; insanların, eşeğin ve satılacak ürünün etkilenmemesi  için ,gece yarısı saat ikide  yola çıkılır, beşte şehire ulaşılırdı.Ürün bozulmadan Mevlevihane’ deki hampalara  ulaştırılırdı.Öğlenden   sonra tekrar yola çıkılır, karanlık olmadan obaya ulaşılırdı. Yollar,  sadece Ay ışığı ile aydınlandığı için,  yolcuların güneşin batma vaktini iyi bilmesi gerekiyordu. 


    Televizyon olmadığı için obada komşular geceleri kendi aralarında şakalaşır, türkü söyler , oyunlar oynardı. Gündüzleri bağ işlerini imece usulü ile yaparlardı. Üzüm kesmek, pekmez kaynatmak, şire yapmak, ekmek yapmak için biribirine yardım ederlerdi.


Suyu biten komşu olursa ,komşusundan su isterdi. Suyu temin etmek  bu kadar zahmetli olmasına rağmen, su ödünç verilmezdi. Bu zor şartlarda bağı olanların misafiri de eksik olmazdı. Urfalı yemez yedirir, kendi çulda yatar, misafirini döşekte  yatırır. Gece, sırsır seslerini, inek seslerini, kuzuların çıngıraklarını duyarken ay ışığında yıldızlara baka baka uyuduğunuz  geceler  oldu mu?

 

Edibe Kahya( Aydın)
02-07-2021

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: BAĞDA, HAYMADA, YATTINIZ, MI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Aralık 2021
Avrupa'da Engelliler Her Yerde Rahat Dolaşabiliyor Ya Bizdekiler Ne Yapıyor ?
12 Kasım 2021
Nezire Dayze İlana Mı (S) Çatala Mı (Y) Bindi
05 Kasım 2021
Önce İyi Öğretmen Sonra Nitelikli Eğitim
15 Ekim 2021
Sıcak Pidenin Isıttığı Kalpler
08 Ekim 2021
Taşımalı Eğitim İlkokuldaki Sosyalleşmeyi Olumsuz Etkilediği Gibi Köyden Kente Göçü De Hızlandırıyor
01 Ekim 2021
Okullarda Serbest Kıyafet Mi Yoksa Forma Mı ? Sorusuna Cevap Veriyorum
24 Eylül 2021
Bu Ülkenin Çocuklarına Kim Sahip Çıkacak ?
17 Eylül 2021
Eğitim Mi ? Öğretim Mi ?
20 Ağustos 2021
AŞURENİN İFADE ETTİĞİ GERÇEK ANLAMI BİLİYOR MUSUNUZ?
06 Ağustos 2021
NETİCE NİNEYİ YATAKTAN KURTARAN MUZİCE DOKTOR
23 Temmuz 2021
VEZİR HAMAMI , SULTAN HAMAMI , ARASA HAMAMI , CINCIKLI HAMAM , SERÇE HAMAMI , VELİ BEY HAMAMI ,ŞABAN HAMAMI
09 Temmuz 2021
SICAK YAZ GÜNÜ URFA’ DA KUYU SUYU İLE ÇİMDİNİZ Mİ ?
25 Haziran 2021
BEDİÜZZAMAN’ DA KUR’ AN OKUYAN ÇOCUK KİMDİR ?
18 Haziran 2021
BEDİÜZZAMAN’ DA KUR’ AN OKUYAN ÇOCUK KİMDİR ?
14 Haziran 2021
BİYAMBALIÇININ SESİNİ HATIRLIYOR MUSUNUZ
11 Haziran 2021
RAHİME TEYZE URFA’ DAN İSTANBUL’ A OTOBÜSLE GİDERSE
04 Haziran 2021
URFA’ NIN BALCANLA DOSTLUĞU
29 Mayıs 2021
29 MAYIS 1453
28 Mayıs 2021
SU İLE HAYAT FELSEFESİNİN İLİŞKİSİ
13 Mayıs 2021
TELAŞSIZ BAYRAMI NEŞESİZ KUTLUYORUZ
07 Mayıs 2021
URFA’ DA ULUCAMİ’ DEN TOPUN PATLAMASINI HATIRLIYOR MUSUNUZ
02 Mayıs 2021
KOMŞU EKMEĞİ Mİ, ÇARŞI EKMEĞİ Mİ?
23 Nisan 2021
BİR DÜNYA BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA
11 Nisan 2021
URFAM GURURLAN
09 Nisan 2021
11 N İ S A N
02 Nisan 2021
YÜREKTEN DUA EDENİN SESİNİ ALLAH DUYAR VE BİRİNE DUYURUR
26 Mart 2021
URFA ADINI DUYUNCA
19 Mart 2021
YİRMİ YEDİ KİŞİNİN DOĞUM GÜNÜNÜ AYNI GÜN KUTLANIR MI ?
12 Mart 2021
7 Sayısının Hayatımızdaki Yeri
05 Mart 2021
GÜNÜMÜZDE KADIN TOPLUMUN NERESİNDE
26 Şubat 2021
BİRİMİZİN REFAHA ULAŞMASI HERKESİN REFAHA ULAŞMASI DEMEKTİR.
19 Şubat 2021
AŞKINI SANATINA YANSITAN MİMAR SİNAN’ IN ÖYKÜSÜNÜ MUTLAKA OKUYUNUZ
12 Şubat 2021
BİR LİSAN BİR İNSAN, İKİ LİSAN İKİ İNSAN VE ÜÇ LİSAN ÜÇ İNSAN
05 Şubat 2021
BABOYIN DAĞI
29 Ocak 2021
DEVLET MALINI GEREKSİZ KULLANIRSAK KAÇ KİŞİYE HESAP VERECEĞİNİZİ BİLİYOR MUSUNUZ ?
22 Ocak 2021
İÇTİĞİMİZ BİR BARDAK ÇAYIN NELERİ BAŞARDIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ ?
15 Ocak 2021
ANNEME KİM BAKACAKTI ?
08 Ocak 2021
İYİLİĞİ UNUTMAYAN SADECE İNSANLAR MI ?
01 Ocak 2021
Siz Hiç Tandır Yorganın Altında Uyudunuz Mu ?
25 Aralık 2020
Çıra Kürsüsü
18 Aralık 2020
ÖĞRENCİYE SINAVDAN “ SIFIR” VERMEK DOĞRU MU?
11 Aralık 2020
URFA’ YA NEDEN GİTMELİYİM ? DİYENLERE AŞAĞIDAKİ CEVABI GÖNDERİR MİSİNİZ?
04 Aralık 2020
KÖYDEKİ BAYRAK ŞEHİRDEKİNDEN FARKLI MI DALGALANIYOR
27 Kasım 2020
ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE AİLENİN ÖNEMİ DİYİNCE AKLIMIZA NELER GELİYOR ?
20 Kasım 2020
DİLEK ALLAH’ TAN NE DİLEDİ BEN ALLAH’ TAN NE DİLEDİM
13 Kasım 2020
URFA’ DA KUŞLAR VE DERTLİ EŞLER
06 Kasım 2020
URFALI GENÇ EVLENİRKEN ALTIN ALACAK PARASI YOKSA NE YAPAR
30 Ekim 2020
BAYRAM TÖRENİNE KATIL Kİ ; CUMHURİYETİ KORUYABİLESİN.
23 Ekim 2020
KEDİ NASIL CERRAHLIK YAPTI
16 Ekim 2020
BEN BI UŞAHLARLA MEKİRE DÜŞMİŞEM
09 Ekim 2020
TAŞIMALI EĞİTİM KÖYDEN KENTE GÖÇÜ HIZLANDIRIYOR
02 Ekim 2020
NİTELİKLİ İNSANLARI HANGİ EĞİTİM SİSTEMİ İLE YETİŞTİREBİLİRİZ
25 Eylül 2020
SİZİN EVDE ŞİRE YAPILDI MI
18 Eylül 2020
ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE AİLENİN ÖNEMİ DİYİNCE AKLIMIZA NELER GELİYOR ?
11 Eylül 2020
ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE AİLENİN ÖNEMİ DİYİNCE AKLIMIZA NELER GELİYOR ?
28 Ağustos 2020
VURMA ZALIM VURMA BEN URFALIYAM
21 Ağustos 2020
ZEHREDAMI ve ZERZEMBE’ yi UNUTTUK MARKETE TESLİM OLDUK
14 Ağustos 2020
EVİMİZ OKULA YAKIN OLSUN EĞİTİMDEKİ KARMAŞA SON BULSUN
07 Ağustos 2020
URFA’ DA SİNEK TİCARETİ YAPILDIĞINI NDAN HABERİNİZ VAR MI?
30 Temmuz 2020
TARTIŞMA ANINDA NASIL SAKİNLEŞEBİLİRSİNİZ
24 Temmuz 2020
EVLENECEK OLAN GENÇLER VE AİLELERİNE GÖZLEMLERİME DAYANARAK SESLENMEK İSTİYORUM
17 Temmuz 2020
TIRNİK İSO KUTTİK CEMO İLE CEMELDEN CEMELE KONİŞİKEN BEN UŞAHTIM
10 Temmuz 2020
URFA’ DA KORONA İLE MÜCADELE BÖYLE Mİ YAPILIYOR?
03 Temmuz 2020
URFALICA ÇİÇEKLERİN ADLARINI BİLİMİSİZ ?
25 Haziran 2020
NİTELİKLİ İNSANLARI HANGİ EĞİTİM SİSTEMİ İLE YETİŞTİREBİLİRİZ
19 Haziran 2020
GELECEĞİMİZİN GÜVENCESİ ÇOCUKLARIMIZI BİLİNÇLİ EĞİTMEZSEK ÜLKEMİZİN GELECEĞİ GÜVENDE OLABİLİR Mİ
11 Haziran 2020
URFA ANLATILMAZ YAŞANIR
05 Haziran 2020
ANNE BABA OLARAK EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZİN NE OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ?
Haber Yazılımı