Yazı Detayı
02 Temmuz 2021 - Cuma 08:23
 
BİR HAMAM HİKAYESİ
İBRAHİM OKUYAN
 
 

BİR HAMAM HİKAYESİ

 

Temiz olmak, bu topraklarda ibadet olarak kabul edilmektedir.

“Temizlik imandandır” sözü, 
Bu Ortadoğu’da yaşayan Arap kabileleri için söylenmiştir. 

Türk toplumları 
Hititler döneminden itibaren bir hamam kültürü içerisinde temizliğe önem veriyorlardı. 
Hattuşa (Çorum)’da yalıkan arkeolojik çalışmalarında, 
Yapılar arasında, 
Su tesisatlarının olduğu tespit edilmiştir.

Orta Çağ’da hamam kültürü
Avrupa’da süslü süslü taçları arasında gördüğümüz kral ve kraliçelerinin, 
Bitten devamlı kaşındıkları, düzgün tuvalet ve hamamlarının olmadığını tarih göstermiştir.

Aziz Francis; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir" diyordu.

Orta çağ Avrupa’sında yıkanmamak modaydı ve 
Kilise de yıkanmayı yasaklayan bildirimlerde bulunuyordu.  
Hatta o zamanlar yıkanmak ahlaksızlık olarak görülüyordu. 

O zamana kadar banyo ve hamam kültürünü devam ettiren Avrupalılar, 
Nedense yıkanmamayı tercih ettiler
.
Orta Çağ’da Avrupa'daki rahibelerin,
Yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı. 

Kastilya Kraliçesi İsabella bile, 
50 yıldan fazla süren hayatı boyunca sadece iki kez banyo yaptı. 

Kirlilik âdeti Amerika'ya da bulaştı, 
Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde 
''Banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarıldı.  

Philadelphia' da ise 
Kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.

Ayrıca dönemin Fransa Kralı 14. Louis de ömrü hayatında sadece iki kez yıkandı. 

Hatta, 
Fransa Kralı’nı ziyarete gelen bir Rus elçi, 
Ülkesine döndüğünde, 
Çar’a verdiği raporunda not olarak, 
“14. Louis’in tıpkı vahşi bir hayvan gibi koktuğunu” bildirmişti. 

Hiç olmazsa Ruslar ’da banyo kültürü vardı, o da ayda sadece bir kez. 
Bu yüzden hiç yıkanmayan Avrupalıları, vahşi bir hayvana benzetirlerdi.

O zamanlarda 
Veba, tifüs gibi salgın hastalıkların artmasında en büyük etkenin su olduğuna inanılıyordu. 
Hatta 16. yüzyılda yayınlanan bir tıp makalesinde suyun mikrop ve hastalık taşıdığı ve 
Bu nedenle yıkanmanın insan vücudunun direncini zayıflatacağından bahsedilir.

Yıkanmanın sadece ahlaksızlık nedeniyle değil sağlık açısından da zararlı olduğu ve 
Hatta yıkanan vücudun hava ile teması sonucunda genişleyen deri gözeneklerinden hastalık bulaşacağını hatta ölümcül olacağı konusunda da bilgi verilir. 

Nezle, grip gibi enfeksiyonlarla birlikte körlüğün de sudan bulaştığına inanılırdı.

Avrupa’da yıkanmak günah sayılırdı
Bozulan ve değişen Hıristiyanlığın etkisiyle Avrupa’da yıkanmanın günah sayıldığı dönemler oldukça uzun sürmüş ve bu süre içinde birçok insan gerçekte yıkanmamaktan ve temizliğin olmayışından kaynaklanan hastalıklara yakalandılar.

Bu durum o kadar kötü bir safhaya ulaştı ki, 
Kaynaklarda hastalık geçiren insanların içine, 
Şeytan girdiği gerekçesiyle yakıldığı kaydedilmektedir. 

Avrupa’da hamam kültürünün yeniden ortaya çıkması ve 
Temizliğin gelmesi aslında Osmanlı hamam kültüründen gelmektedir.

Hamamlar fuhuş yuvasına çevrildiği için, 
Papa tarafından hor görüldü ve hatta yasaklandı. 

“İyi Hristiyan pis olur,” dendi.

Osmanlı’da her cami yanına bir hamam
Osmanlı döneminde Hamam kültürü o kadar yaygın bir şekildedir ki, 
Hamamı olmayan bir cami adeta düşünülmemektedir. 

İnsanlar banyo ihtiyaçlarını neredeyse tamamen hamamda gidermekte ve 
Hamam herkes için önemli bir kullanım alanı olmaktadır. 

Bu durum o kadar özdeşleştirdi ki, 
Sadece hamama ait kültürler bile ortaya çıkmıştır. 

Bunun en belirgin örneği gelin hamamıdır.

Köklü mahallelerde oturanlar bilirler. 
Birbirine akraba olmasa bile, 
Akrabalıktan da yakınlık duyan komşular, aile havası içinde yaşarlardı.
Altı yedi aileye ait tek hamam olurdu. 
Mahalle aralarında bulunan bu eski hamamların öyle bir yapısı vardı ki, 
Odun dışarıda yanar, 
Ancak yandığı yerin üstüne konmuş olan kazanlar hamamın içinde kalırdı. 
Odun dışarıda yanar, kazan içeride kaynar. 
Üstelik öyle bir buhar olurdu ki, benim diyen saunada öyle bir buharı bulamazsınız.
Öyle bir mimari…
Aileler bu hamamı sırayla kullanırdı.
Pazartesi filanca aile, salı günü falanca aile…
Haftada bir sıra gelirdi ama haftalıkta yıkanırdık hani…

Bir de halka açık olan hamamlar vardı. 
Bu hamamlar, gündüzleri kadınlara, akşamları da erkeklere hizmet verirdi.
Bir ailenin hamama gitmesi, başlı başına destansı bir törendir.
Kültürümüzde ve zanaatımızda da hamamın etkileri vardır elbette. 
Takunya veya nalın, eskilerin aranan eşyalarından idi. 
Pazar gezilir iyi bir takunya aranırdı.
Bir de peştamallar vardır.
Natır, 
Tellak, 
Kurna,
Kese gibi daha onlarca hamam kültürü ile dilimize yerleşmiş kelimeler vardı. 
Şimdi bunları yavaş yavaş unuttuk. 
Saunalara ki, binlerce yıldır köylerimizde buharla yıkanılırdı. 
Bu bir kenara atıldı da şimdi “Fin Hamamı” deniyor.

Tabi kültürümüzde hamam olunca bitmez tükenmez hamam öykülerimiz de vardır.

Aşağıda Ümit Yaşar Oğuzcan’a ait “Sadrazam Hamamda” adlı şiirde anlatılan öykü,  
Günümüzle benzerlikler taşısa bile, 
Hayal ürünüdür.
Gerçekle ilişki kurmak ya da kurmamak okuyucuya aittir.

Sadrazam Hamamda
''Günlerden bir gün 
Hamama gideceği tuttu, Sadrazam hazretlerinin.
Bir yanında birinci veziri.
Bir yanında ikinci veziri.
Bir yanında üçüncü veziri.
Sonra efendime söyleyeyim,
Peşkircibaşı,
Nalıncıbaşı
Sabuncubaşı
Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile,
Peştamal takıp girdiler hamama.
Geçtiler kurnaların başına Üçer beşer,
Sadrazam deseniz,
Kuruldu göbek taşına,
Yan gelip yattı.
* * *
Memleketin en ünlü tellakları, 
Sardılar dört yanını.
Kimi elini kaptı, 
Kimi bacağını,
Bir keseleme sürtme faslı başladı.
Tam on iki saat,
On iki ünlü tellak,
İncitmeden keselediler 
Hazretin mübarek vücudunu.
* * *
Öylesine kir çıktı ki sormayın.
Her biri nah parmağım gibi.
Aman efendim bu ne kiri demeye kalmadı,
Keselerin altında eriyip gitti Koskoca sadrazam.
Bütün maiyet erkânı yerinden fırladı:
- Nettünuz devletliyü? Dediler tellaklara.
Tellaklar cevap verdi: 
- Biz yıkadık, keseledik,
Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik.
Suç bizde değil.
Neyleyelim Kir bitti
Sadrazam elden gitti.''
* * *
Şimdilerde temizlenmek bu kadar kolay değil.
Artık duş (!) alarak yıkanıyor insanlar.
Kese yok.
Terlemek yok.
Sabun yok.
Politikacılar; Sandıkla temize (!) çıkmayı yeterli sayıyor
Unutmayalım ki;
"Adalet bir gün herkese lazım olabilir"

Saygılarımla


İbrahim Halil Okuyan
İnşaat Yüksek Mühendisi
02.Temmuz.2021 MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: BİR, HAMAM, HİKAYESİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Kasım 2021
Mediha Hoca
19 Kasım 2021
Lider
12 Kasım 2021
Düzen !
05 Kasım 2021
Suyun Genleşme Mucizesi
29 Ekim 2021
Neden ? Cumhuriyet ?
22 Ekim 2021
Kutsal Bok Böceği
15 Ekim 2021
Ayakkabı ( 2.Bölüm )
08 Ekim 2021
Ayakkabı
01 Ekim 2021
Yahya Baba
17 Eylül 2021
Yaşlı Adam ve Atının Hikayesi
10 Eylül 2021
Siklon Operasyonu
03 Eylül 2021
Petrodolar Ve ABD (6)
27 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (5)
20 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (3)
13 Ağustos 2021
PETRODOLAR ve ABD (3)
06 Ağustos 2021
KARGA BOKU !
30 Temmuz 2021
PETRO DOLAR ve ABD (2)
23 Temmuz 2021
PETRO DOLAR ve ABD (1)
16 Temmuz 2021
AMPUL
09 Temmuz 2021
İÇİMİZDEKİ DÜZENBAZLAR
25 Haziran 2021
BABAN GELİRSE !
18 Haziran 2021
UÇURUM ÇİÇEĞİ
11 Haziran 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 5
04 Haziran 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 4
28 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 3
21 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ 2
14 Mayıs 2021
OSMANLI'NIN İFLAS ETTİRİLME SÜRECİ-1
07 Mayıs 2021
CERRAH OLMAK İSTERDİM AMA KAZANAMADIM
30 Nisan 2021
DUNNİNG-KRUGER ETKİSİ 2
23 Nisan 2021
DUNNİNG-KRUGER ETKİSİ 1
16 Nisan 2021
" COĞRAFYA KADERDİR "
09 Nisan 2021
TERBİYE YARATILIŞA BAĞLIDIR
02 Nisan 2021
ŞEKERE BOY ABDESTİ
26 Mart 2021
“ BİLMİYORUM ” diyebilmek ….
18 Mart 2021
ÇANAKKALE VE AZMAN DEDE
12 Mart 2021
Arı Mucizesi
05 Mart 2021
ADALETİNLE BİN YAŞA EMİ
26 Şubat 2021
SEVGİNİN HEDİYESİ
19 Şubat 2021
ŞAHİN HOCA
12 Şubat 2021
MUHTAR ÇAKMAĞI
05 Şubat 2021
ÇOBANIN DUASI
29 Ocak 2021
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı
22 Ocak 2021
Dr. ADNAN SAYRUN ve TRAHOM
15 Ocak 2021
VALİLİK PROJELERİ -2
08 Ocak 2021
DSİ KÜLTÜRÜ
01 Ocak 2021
Ne Mutlu Türk'üm Diyene !
25 Aralık 2020
VALİLİK PROJELERİ 2009-1
18 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.4
11 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.3
04 Aralık 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.2
27 Kasım 2020
KARAKOYUN DERESİ SU AKITILMASI BİLMECESİ.1
20 Kasım 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (8)
13 Kasım 2020
Neme lazım be Sultanım!
06 Kasım 2020
HERKES SUÇLU!
30 Ekim 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (7)
23 Ekim 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (6)
16 Ekim 2020
Urfa’ya Niye Hızlı tren gelsin ki
09 Ekim 2020
EĞİTİMDE BAŞARISIZLIĞIMIZ TESCİLLİ
02 Ekim 2020
HARDAL 2
25 Eylül 2020
HARDAL (1)
18 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 4
11 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 3
04 Eylül 2020
SUSKUN BELEDİYE 2
28 Ağustos 2020
SUSKUN BELEDİYE (1)
21 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (5)
14 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (4)
07 Ağustos 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (3)
30 Temmuz 2020
ÇOCUKLAR YÜZSÜN ama ANALAR AGLAMASIN
24 Temmuz 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor Harran’ın; Hasreti, Bereketi, Canı (2)
17 Temmuz 2020
Aney Kalk Bir Zılgıt Çal Urfa’ma “SU” geliyor
10 Temmuz 2020
Şanlıurfa ve Bir Barajın Hikayesi
03 Temmuz 2020
KÖTÜ TOHUM !!!...
25 Haziran 2020
Davulcu Remo'dan bu yana...
19 Haziran 2020
GAZ LAMBASI
11 Haziran 2020
ÖZGEÇMİŞİM
Haber Yazılımı