Yazı Detayı
27 Nisan 2021 - Salı 12:10
 
BU KAVGA NEDEN ?
MEHMET YALÇIN
 
 

BU KAVGA NEDEN? 

 

Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa’da 5 gün içinde 9 intihar olayı yaşandı. İntihar sebepleri araştırılırken bu kez yol verme meselesi yüzünden çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüşerek üç kişinin ölümü 11 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlandı. 


21. yüzyılın Türkiye’sinde kadim şehir, Peygamberler diyarı Şanlıurfa’ya yakışmayan bu tablo kafalarda soru işareti yaratırken URFAGASTE’nin vefakar ekibi sokak röportajlarında mikrofonu halka uzattı; 


“ İnsanlar neden kavga ediyor? ”  


Vatandaşların çoğu kavganın sebeplerini ağırlıklı olarak ekonomik kriz, işsizlik ve eğitimsizliğe bağladı. Kuşkusuz sayılan nedenler doğrudur. Ekonomik krizin getirdiği bunalım, stres, işsizlik, gelecek endişesi yaşantımızı olumsuz etkilemektedir. Bunun doğal sonucu olarak da en ufak bir meseleyi büyüterek sözde deşarj olmaya çalışırken öfkenin dozunu kaçırarak üzücü noktalara getirmekteyiz. 


URFAGASTE’nin  “ bu kavga neden? ” sorusuna veya “ neden bu hale geldik? ” sorusuna bir başka açıdan bakalım. 


Bilindiği üzere Şanlıurfa peygamberler şehridir. Peygamberler arasında sabrı ile tanınan Hz. Eyyüb Peygamberin makamı Şanlıurfa’dadır. Hz. Eyyüb’ün hikayesini hepimiz biliriz. Yüce Allah Hz. Eyyüb’u önce Peygamberlikle görevlendirir, maddi manevi alanda zenginleştirir, evlat sahibi yapar, bölgenin en saygın, hatırlı kişisi konumuna getirir. Sonra da imtihan için elindeki bütün mal varlığını ve evlatlarını birer birer alır. Yokluk içinde sefil bir hayat süren Hz. Eyyüb “veren Allah alan Allah” diyerek isyan etmez sabır gösterir. 


Yaşadığı sefalet yetmezmiş gibi bu kez bulaşıcı ağır bir hastalığa yakalanır. Tüm vücudu yara bere içindedir. Herkes ondan kaçmaktadır. Gittikçe artan yaralarında artık kurtlar türemektedir. Böylesi çaresiz bir durumda bile Hz. Eyyüb yine sabır gösterir halinden şikayetçi olmaz, aralıksız ibadetini yapar, sadece yüce Allah’ın merhametine sığınır. 


Lafın kısası dememiz o ki; Hz. Eyyüb gibi sabrın ve tahammülün sembolü bir peygamberin yaşadığı beldede Şanlıurfa halkı en basit meselelerde bile neden öfkesine hakim olamayıp hoşgörü göstermez? Neden işi kavgaya, hatta ölüme kadar götürür? Her türlü ilişki ve tartışmalarımızı saldırganlığa dönüştürmeden medeni ölçüler dahilinde halletmeye çalışsak daha iyi olmaz mı? Hz. Eyyüb’ün sabrıyla Hz. İbrahim, Hz. Elyasa, Hz. Şuayıp, Hz. Yakup ve daha nice peygamberlerin güzel ahlakıyla yoğrulmuş olan Urfa halkına bu tür nahoş hadiseler yakışıyor mu? Şanlıurfa’lı sabrın sonunun selamet olduğunu bilmez mi? 


Öyleyse bu kavga niye? 


Yoksa mübarek ramazan günü insan öldürecek kadar saldırganlaşmanın altında başka gerekçeler mi var? Hani aklımıza gelmiyor değil. “Küçük kalkar büyüğe bakar” veya “üzüm üzüme baka baka kararır”  misali toplum öz benliğini değiştirmekte mi yoksa.  
İster istemez acaba diyoruz; Hergün tv kanallarında izlediğimiz saldırgan, ayrıştırıcı siyaset dilinin etkisi var mıdır? Siyasilerce kullanılan küçümseme, aşağılama, suçlama, ötekileştirme gibi zararlı dil kullanımı, incitici itham ve hitapların halka yansıması olamaz mı? 
Velev ki bunun gerçeklik payı az da olsa kabul etmeliyiz ki; siyasilerin kullandığı şiddet, tehdit ve kutuplaştırma dili topluma örnek olamaz. Bu dil birlik, beraberlik, kardeşlik ruhunu ortadan kaldırır. Bu dil sayesinde öfke ve duygular kontrol altına alınamaz kavga kaçınılmaz olur. Toplum ve devlet hayatı bundan zarar görür. Yüce Allah insanları tanışıp kaynaşmaları, birlikte yaşamaları için yaratmıştır. Kavga etmek, öldürmek, yok etmek için değil. 


Kavgasız günler dileğiyle… 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: BU, KAVGA, NEDEN, ?, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Aralık 2021
Turan’a Giden Yol…
26 Kasım 2021
Mutfağın Gücü…
19 Kasım 2021
Haddini Bilmek…
15 Kasım 2021
Urfa Siyaseti ve Fakıbaba
12 Kasım 2021
Unutulmaz Anılar
05 Kasım 2021
Ekmekle Oynanmaz
29 Ekim 2021
Ekonomi Nereye Gidiyor?
22 Ekim 2021
Neden Öncelikle Okullar ?
15 Ekim 2021
Uhud Savaşı ve Günümüz Türkiye’si…
08 Ekim 2021
Eğitim ve Öğretmen…
01 Ekim 2021
Ümmetçilik - Milliyetçilik
27 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 9 -
24 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 8 -
20 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik 7
17 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -6-
13 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -5-
10 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 4 -
06 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -3-
03 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -2-
30 Ağustos 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -1-
27 Ağustos 2021
Malazgirt Zaferi
23 Ağustos 2021
Ha Urfa Ha Türkiye
20 Ağustos 2021
Ağa da Kimmiş?
16 Ağustos 2021
Suriyeliler Halifelik İsterse…
13 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -2-
09 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -1-
06 Ağustos 2021
Türkiye Yolgeçen Hanı mı?
02 Ağustos 2021
Yanan Ciğerimizdir…
30 Temmuz 2021
Öz Yurdunda Parya
26 Temmuz 2021
AK Parti ve Z Kuşağı
23 Temmuz 2021
Yanılmak Ve Aldanmak…
16 Temmuz 2021
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
12 Temmuz 2021
Tarihten Ders Almak
09 Temmuz 2021
O Yahudi Şimdi Yaşasaydı…
02 Temmuz 2021
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın
25 Haziran 2021
Siyaset-Mafya-Medya İlişkisi
19 Haziran 2021
" Hamdolsun… ”
14 Haziran 2021
Yaşayan Efsaneden Şanvak’a Jest
11 Haziran 2021
Dünya Kimseye Kalmaz
07 Haziran 2021
Bir Şair Bir Şiir
04 Haziran 2021
Dünya Bize Ne Dedi?
01 Haziran 2021
Alın Size Beddua
28 Mayıs 2021
Çürümüşlük…
21 Mayıs 2021
Türk Uşaklığı Bilmez
13 Mayıs 2021
Gaflet, Delalet ve Filistin…
07 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -5-
06 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 4 -
05 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 3 –
04 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 2-
03 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -1-
23 Nisan 2021
Birinci Meclisten Gazi Meclise
Haber Yazılımı