Yazı Detayı
18 Eylül 2020 - Cuma 07:00
 
Çok özgür ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz;
Av.RONAYİ PAYDAŞ
 
 

Çok özgür ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz;

 

Ekonomi, Kadın cinayetleri, çocuk istismarcıları, küresel salgın corona, Avukatlar ve Barolar, Türk Tabipler Birliği ve son olarak Anayasa Mahkemesi Üyesi, bu saydıklarım dışında kimse kimsenin hayatına müdahale etmiyor, kimse kimseyi tehdit etmiyor, her şey çok güzel ve yolunda gidiyor.

 

Anayasa Mahkemesi; Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar. Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar. Böylesine büyük ve önemli kurumun bir üyesi vermiş olduğu bir karar yüzünden İçişleri Bakanı tarafından sert bir dille eleştirildi ve telkinde bulunuldu. Oysaki; TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI’nın Yargı Kısmı şöyle der; 
A. Mahkemelerin bağımsızlığı
MADDE 138. – Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz demiştir. 

 

Dünya sağlık örgütünün pandemi ilan ettiği ve aylardır dünyada sağlık alanında Corona ile mücadele eden sağlık çalışanları ülkemizde de büyük fedakarlık yaparak canları pahasına mücadelenin en büyüğünü yapıyorlar. ve bunlar Türk Tabipler Birliği üyeleri. Hatta bu pandemiden dolayı kaç doktor hayatını kaybetti biliyoruz. Ancak MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin bu birliği hedef alıp sarf ettiği talihsiz sözleri Korona ile mücadele ederken hayatını kaybeden doktorların hatıralarının, emeklerinin ve mücadelelerinin yok sayılması olup bu durum ve vicdan sahibi hepimizi derinden yaralamıştır. 

 

Barolar da siyasallaşma yolunda Çoklu baro sistemi ile gündeme gelmiş ve üyesi 5.000 ve üzerinde olan barolar 2.000 imzayla yeni bir baro kurulabilecekti. Baro Başkanlarının Ankara’ya yürüyüşü ve TBMM önündeki mücadele ve direnişleri çok anlamlıydı ancak hiçbir Baronun istememesine rağmen bu yasa meclisten geçmiş ve yasalaşmıştır. Ancak şu zamana kadar henüz bir ikinci Baro kurulamadı çünkü kurulabilmeleri için yeterli imzaya ulaşabilmeleri gerekmektedir.

 

Yargının en büyüğü en yüksek en yücesi olan Anayasa Mahkemesi üyesinin bile vermiş olduğu kararından dolayı eleştirilmesi, telkinde bulunulması diğer yargı mensubu üyelerini ne kadar zorda bırakıyor, o üyelerin ne kadar baskı altında olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Artık bu üyeler verecekleri kararlar da acaba hükümet yetkililerini nasıl memnun edeceklerinimi düşünecek yoksa vicdani kanaatine göremi karar verecek. Devlet içerisindeki her kurum temsilcisi, üyesi, görevlisi, personeli adına ne dersek diyelim bu kişiler oraya getirilmiş ve atanmış ise kendilerini güvende hissetmeli ve artık verecekleri kararlar sorgulanmamalı, bu kişiler verdikleri veya aldıkları kararlarda özgür ve bağımsız olmalıdırlar. Aksi taktirde sağlıklı karar veremez ve temsil etmiş olduğu kuruma zarar vermiş olacak. 

 

Fi tarihinde uçakla evinize, Urfa’mıza dönerken tesadüfen bir Vali yardımcımızla yanyana denk gelmiş ve o şekilde seyahatimiz devam ediyor ve sohbet ediyorduk. Konu konuyu açtı yukarıda belirttiğim durumu kendisine açıkladım. Sayın Vali yardımcımız önce tepki gösterdi devlet yani bizler nasıl özgür ve bağımsız değiliz dedi ve bende kendisine dedim ki Urfa’nın Vali yardımcısı olarak Urfa’nın menfaati ve çıkarı için çok önemli bir karara imza attınız ama bu kararınız bir Milletvekili, Belediye Başkanı yada bir siyasi partinin il başkanı kaç kişi mahkeme kararı olmadan sizi bu kararınızdan vazgeçirmek için arıyor yada makamınıza gelip baskı yapıp telkinde bulunuyor.? İşte dedim ki siz özgür ve bağımsız değilsiniz verdiğiniz karar birilerinin menfaatine kadar olup bu olduğunu zannettiğiniz özellikleriniz elinizden alınmış oluyor. 

 

İşte şunu belirtmek istiyorum lütfen devletin içindeki  kurumların, mahkemelerin, valiliklerin, kaymakamlıkların, resmî ve özel STK’ların üzerinde baskı yapmayalım, telkinde bulunmayalım. Belki o karar bize uymuyor ama eminimki başka birilerini daha çok memnun etmiştir. sırf memnun olmadığım için, ve halkın bana güvenip vermiş olduğu gücümü kötüye kullanmamalıyım. Saymış olduğumuz devletin kurumundaki temsilcileri de bu halkın ve milletin menfaatlerini korudukları için vermiş ve almış olduğu kararlarda tarafsız ve adil olmak zorundadırlar.

 

Yani kısaca hükümet ve ortağı geçmişteki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi Baroları ve Türk Tabipler Birliğini her fırsatta gündeme getirip adeta hedef haline getirmektedir. Oysaki ülke gündemini meşgul eden daha hayati konular var. Sırf bu konulardan dolayı ülke hep bir gerginlik içinde ve bunun ekonomiye yansımaları da gözden kaçmıyor da değil. Ülkenin acilen normalleşmeye, demokrasiye, evrensel hukuk kurallarına ve bağımsız yargıya ihtiyacı vardır. Bunlara uyulmaz ve yerine getirilme ise ekonominin düzeleceği de olmayacak.

 

 

 

 
Etiketler: Çok, özgür, ve, güvenli, bir, ülkede, yaşıyoruz;,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Kasım 2021
Tahir Elçi’siz 6 Yıl ve Türkan Elçi’nin Adalet Konuşması;
22 Kasım 2021
Toplum Olarak Hedef Olmaktan Nasıl Kurtulacağız ?
08 Kasım 2021
İlaç Yok ! Sakın Hasta Olmayın !
01 Kasım 2021
Urfa Mağaralarının Yeni Konukları;
26 Ekim 2021
Ekonominin İnsan Hakları İhlalleri ile İmtihanı;
18 Ekim 2021
Demirtaş’tan Selam Var;
08 Ekim 2021
Vizyon Sahibi Kent;
24 Eylül 2021
Kürt Sorunu Nasıl Çözülür ?
20 Eylül 2021
Hukuk Her Türlü Hakkın Güvencesidir.
10 Eylül 2021
Kızıl Kraliçe Etkisi;
03 Eylül 2021
Yeni Adli Yıl Nasıl Olmalı ve Beklentilerimiz Neler;
27 Ağustos 2021
Kaplanın Dişi, Akrep’in Zehiri, Afgan’ın İntikamı;
20 Ağustos 2021
El Pueblo Unido, Jamás Será Vencido;
13 Ağustos 2021
Çiftçilerimizin Makus Talihi;
06 Ağustos 2021
Felaketlerin Baş Sorumlusu Bizleriz;
30 Temmuz 2021
Sahipsiz Kent;
23 Temmuz 2021
Irkçı Saldırılara Karşı Siyaset Dili Değişmeli;
16 Temmuz 2021
Urfa’nın Bitirilmeyen Sorunları;
10 Temmuz 2021
GAP Bitirilsin Mağduriyetler Sona Ersin;
02 Temmuz 2021
Tekrarı Olmayan Tek Şey Hayat;
25 Haziran 2021
Bir Elektrik Klasiği Daha;
18 Haziran 2021
Yaşama Dair;
04 Haziran 2021
Urfa’nın Kanayan Yarası Arazi Anlaşmazlığı;
28 Mayıs 2021
Anê Ne Zaman Bize Zılgıt Çekecek?
21 Mayıs 2021
Sosyal Hukuk Devleti Olabilmek ;
14 Mayıs 2021
Güçlü Devlet Olmak;
07 Mayıs 2021
Çiftçi’nin Kuraklıkla İmtihanı;
30 Nisan 2021
Urfa’lı Esnafın Haklı İsyanı;
23 Nisan 2021
Mutlu Olmak Bu Kadar Zormu ?
16 Nisan 2021
Kısmi Kapanma Sürecine Neden İhtiyaç Duyuldu ?
09 Nisan 2021
Dünya Şirketleşiyormu ?
26 Mart 2021
Urfa Barosu’nda Seçim Heyecanı;
19 Mart 2021
HDP Neden Kapatılmamalıdır;
12 Mart 2021
Urfalı Çiftçiler Kuraklıkla Nasıl Başa Çıkacak ?
05 Mart 2021
İnsan Hakları Eylem Planı, Hukuk ve Ekonomi;
26 Şubat 2021
Urfa’da Yeni İsimler;
19 Şubat 2021
Siyaset, Rant ve Günün Sonunda Sayıştay Raporu;
12 Şubat 2021
Çevre Kirliliğinin İklime, Bitkilere ve Arılara Zararı ?
06 Şubat 2021
Öğrencilerimizi Terörist İlan Etmek Bu kadar Kolay Olmamalıdır.
29 Ocak 2021
Suçlu Kim ? Yanlış Nerde ?
22 Ocak 2021
Bir Koltuğun Vebali;
15 Ocak 2021
Germuş Kilisesi;
08 Ocak 2021
Bir Koyun İçin Birbirimizi Öldürürüz, Yüz Koyun Keser Barışırız;
01 Ocak 2021
Hoşgeldin 2021
25 Aralık 2020
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;
18 Aralık 2020
Türkiye’nin 3. Büyük Partisi HDP Kapatılmamalı;
11 Aralık 2020
İnsan Hakları Günü/Haftası;
04 Aralık 2020
Muhalif Olmak, Muhalefet Etmek;
27 Kasım 2020
Tarım Kenti Urfa’da Yok Olan Tarım;
20 Kasım 2020
Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Bir Hukuk Devletidir ;
13 Kasım 2020
Ekim Sezonu Başladı;
06 Kasım 2020
Ulaşım ve Öngörülü Olmak
30 Ekim 2020
Pandemi Salgınında Cumhuriyet Bayramı;
23 Ekim 2020
Bu hafta neler oldu;
16 Ekim 2020
Ekonomi Yerine Hukuk Düşünmek;
09 Ekim 2020
Kendimizi Ne Kadar Güvende Hissediyoruz ?
02 Ekim 2020
Anayasa Mahkemesi Çoklu Baro Sistemini Getiren Kanun Teklifini Redetti;
25 Eylül 2020
Yüreğimiz Yeterince Yanmadımı ;
11 Eylül 2020
Urfa’nın Fıstık ve İsotu;
04 Eylül 2020
Adli Yıl Açıldı ;
28 Ağustos 2020
Yaşam Üzerine;
21 Ağustos 2020
Urfa’ya Niye Hızlı Tren Gelsin ?
14 Ağustos 2020
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın ;
07 Ağustos 2020
Normalleşme Sürecinde Urfa ve Kapalı Hastaneler;
30 Temmuz 2020
İstanbul Sözleşmesi Nedir ;
24 Temmuz 2020
Oyuncak Taşıyan Vicdanlar İçin Adalet;
17 Temmuz 2020
Vatandaş Güvenmiyor Artık;
10 Temmuz 2020
Basın Nedir ? Ne Yapar ?
03 Temmuz 2020
Çoklu Baro;
25 Haziran 2020
SAVUNMA YÜRÜYOR
19 Haziran 2020
KADINLAR VE MEVSİMLİK İŞÇİLER
11 Haziran 2020
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
05 Haziran 2020
YENİ DÜNYA DÜZENİNE GİRİŞ
Haber Yazılımı