Yazı Detayı
03 Temmuz 2020 - Cuma 06:08
 
Çoklu Baro;
Av.RONAYİ PAYDAŞ
 
 

Çoklu Baro;

 


Yaklaşık olarak iki haftadır ülkemizin gündemi Avukatlar ve Barolar. Epey bir süredir hükümetin gündeminde olan Çoklu Barolara geçiş bu hafta içinde görüşülmek üzere TBMM'ne sunuldu. Avukatlar da bunun önüne geçmek ve bunu engellemek için bildiğimiz üzere demokratik eylem hakkları ile Savunma Yürüyor diyerek Ankaray'a doğru yürüyüşe geçtiler. Geçtiğimiz hafta 39 Baro Başkanının başlatmış olduğu savunma yürüyüşü Ankara'da tüm engellemelere rağmen, yağmur altında, aç ve sussuz, battaniye ve çadırsız, taburesiz ayakta tam 28 saat bekletilen Baro Başkanlarının sayısı 80 oldu. Yani ülkdeki bütün Baro Başkanları yekvücut olup ''Çoklu Baro'' siztemine karşı çıktılar.

 


Peki 80 Baro Başkanı yani hemen hemen Türkiyede'ki 130.000 Avukat ne diyor ? ne istiyor ?
İlk başta bu sistemin parçalanarak ayrıştırıcı olduğunu, bu sistemin hayata geçirilmesi ve bir ilde birden fazla baronun kurulması ile birlikte Avukatlar arasında ayrışmaya yol açılacağını ve Avukatların fişleneceğini, Baroların siyasallaşacağını, Baroların her zaman yanında durduğu ve mücadele ettiği İnsan Hakları İhlalleri, işkence, kötü muameleye, kadın cinayetlerine, çocuk istismarcılarına ve çevre katliamlarına karşı niteliksizleştirilmeye ve susturulmaya çalışıldıklarını belirterek buna karşı haklı tepkilerini ortaya koyduklarını ve Yargının Bağımsızlığından endişe duydukları için bunu korumaya çalıştıklarını kısaca toplumun sesi, vicdanı, ve toplumun savunmacısı olan Avukatların/Baroların seslerinin susturulmasının toplumun sesinin susturulmaya çalışıldığını, bunun mücadelesini verdiklerini ve bunu da eylemleri ile gösterdiklerini dile getiriyorlar.

 


Avukatlar susturulduğunda yani Toplumun sesi kesildiğinde ne olacak ? Bu durumu basitçe Bir çevre ya da doğa tahribatında A Barosu ''Çevre Katliamı'' diye adlanrıracak B Barosu hayır ''Çevre Düzenlemesi'' diyecek. Başka bir örnekle İnsan Hak İhlallerinde A Barosu '' İşkence yada Kötü Muamele''diyecek B Barosu Hayır '' Kaçmaya çalışırken kendi kendini yaralamış'' diyecek. Yani;
Toplumun sesinin kesilmesi demek temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması karşısında toplumun savunmasız bırakılması anlamına gelmektedir. Baroların parçalanarak ayrışması Bağımsız savunma yerine siyasete ya da başka ortaklaşmalara dayalı, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklar oluşturacaktır. Cumhuriyetin ve elbette yargının kurucu unsurları olan Barolar da çoklu Baro kisvesi altında yıkıldığında bu ülke üzerinde yaşayan adalete ihtiyaç duyan istisnasız herkes sessiz ve kimsesiz kalacaktır. Avukatlar meslek değerlerinden vazgeçmezler ve meslek örgütlerinin içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirgenmesine izin vermeyecekleri için her türlü demokratik ve meşru eylemlerine devam edeceklerini vurguluyorlar. Bu aslında onların bende meslektaşları olarak en doğal haklarıdır/hakkımızdır. Çünkü Avukatlar toplumun sesi oldukları için asıl yapılmak istenenin Barolar nezdinde toplumun sesini kısmaktır. Aksi halde Avukatların 03/07/2020 tarihinde saat 16:00’da Ankara Anıtpark’ta yapacağı mitinge sadece bir gün kala Ankara valiliği tarafından corona bahane edilerek yasak getirilmesi oldukça manidardır. 

 

 

Türkiye’nin dört bir tarafından miting için yola çıkılması sırasında Ankara Valiliğinin getirmiş olduğu bu yasak Avukatları engellememiş ve Avukatlar yani tüm Barolar toplumun sesi olmak, siyasallaşmamak, ayrışmamak ve Anayasaca kendilerine tanınmış olan insan haklarını savunmak ve haykırmak için Ankara yoluna miting alanına gitmek için yollara düşmüş ve Bu haklı mücadelelerinde yalnız olmadıklarını biliyorlar.

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Çoklu, Baro;,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Kasım 2021
Tahir Elçi’siz 6 Yıl ve Türkan Elçi’nin Adalet Konuşması;
22 Kasım 2021
Toplum Olarak Hedef Olmaktan Nasıl Kurtulacağız ?
08 Kasım 2021
İlaç Yok ! Sakın Hasta Olmayın !
01 Kasım 2021
Urfa Mağaralarının Yeni Konukları;
26 Ekim 2021
Ekonominin İnsan Hakları İhlalleri ile İmtihanı;
18 Ekim 2021
Demirtaş’tan Selam Var;
08 Ekim 2021
Vizyon Sahibi Kent;
24 Eylül 2021
Kürt Sorunu Nasıl Çözülür ?
20 Eylül 2021
Hukuk Her Türlü Hakkın Güvencesidir.
10 Eylül 2021
Kızıl Kraliçe Etkisi;
03 Eylül 2021
Yeni Adli Yıl Nasıl Olmalı ve Beklentilerimiz Neler;
27 Ağustos 2021
Kaplanın Dişi, Akrep’in Zehiri, Afgan’ın İntikamı;
20 Ağustos 2021
El Pueblo Unido, Jamás Será Vencido;
13 Ağustos 2021
Çiftçilerimizin Makus Talihi;
06 Ağustos 2021
Felaketlerin Baş Sorumlusu Bizleriz;
30 Temmuz 2021
Sahipsiz Kent;
23 Temmuz 2021
Irkçı Saldırılara Karşı Siyaset Dili Değişmeli;
16 Temmuz 2021
Urfa’nın Bitirilmeyen Sorunları;
10 Temmuz 2021
GAP Bitirilsin Mağduriyetler Sona Ersin;
02 Temmuz 2021
Tekrarı Olmayan Tek Şey Hayat;
25 Haziran 2021
Bir Elektrik Klasiği Daha;
18 Haziran 2021
Yaşama Dair;
04 Haziran 2021
Urfa’nın Kanayan Yarası Arazi Anlaşmazlığı;
28 Mayıs 2021
Anê Ne Zaman Bize Zılgıt Çekecek?
21 Mayıs 2021
Sosyal Hukuk Devleti Olabilmek ;
14 Mayıs 2021
Güçlü Devlet Olmak;
07 Mayıs 2021
Çiftçi’nin Kuraklıkla İmtihanı;
30 Nisan 2021
Urfa’lı Esnafın Haklı İsyanı;
23 Nisan 2021
Mutlu Olmak Bu Kadar Zormu ?
16 Nisan 2021
Kısmi Kapanma Sürecine Neden İhtiyaç Duyuldu ?
09 Nisan 2021
Dünya Şirketleşiyormu ?
26 Mart 2021
Urfa Barosu’nda Seçim Heyecanı;
19 Mart 2021
HDP Neden Kapatılmamalıdır;
12 Mart 2021
Urfalı Çiftçiler Kuraklıkla Nasıl Başa Çıkacak ?
05 Mart 2021
İnsan Hakları Eylem Planı, Hukuk ve Ekonomi;
26 Şubat 2021
Urfa’da Yeni İsimler;
19 Şubat 2021
Siyaset, Rant ve Günün Sonunda Sayıştay Raporu;
12 Şubat 2021
Çevre Kirliliğinin İklime, Bitkilere ve Arılara Zararı ?
06 Şubat 2021
Öğrencilerimizi Terörist İlan Etmek Bu kadar Kolay Olmamalıdır.
29 Ocak 2021
Suçlu Kim ? Yanlış Nerde ?
22 Ocak 2021
Bir Koltuğun Vebali;
15 Ocak 2021
Germuş Kilisesi;
08 Ocak 2021
Bir Koyun İçin Birbirimizi Öldürürüz, Yüz Koyun Keser Barışırız;
01 Ocak 2021
Hoşgeldin 2021
25 Aralık 2020
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;
18 Aralık 2020
Türkiye’nin 3. Büyük Partisi HDP Kapatılmamalı;
11 Aralık 2020
İnsan Hakları Günü/Haftası;
04 Aralık 2020
Muhalif Olmak, Muhalefet Etmek;
27 Kasım 2020
Tarım Kenti Urfa’da Yok Olan Tarım;
20 Kasım 2020
Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Bir Hukuk Devletidir ;
13 Kasım 2020
Ekim Sezonu Başladı;
06 Kasım 2020
Ulaşım ve Öngörülü Olmak
30 Ekim 2020
Pandemi Salgınında Cumhuriyet Bayramı;
23 Ekim 2020
Bu hafta neler oldu;
16 Ekim 2020
Ekonomi Yerine Hukuk Düşünmek;
09 Ekim 2020
Kendimizi Ne Kadar Güvende Hissediyoruz ?
02 Ekim 2020
Anayasa Mahkemesi Çoklu Baro Sistemini Getiren Kanun Teklifini Redetti;
25 Eylül 2020
Yüreğimiz Yeterince Yanmadımı ;
18 Eylül 2020
Çok özgür ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz;
11 Eylül 2020
Urfa’nın Fıstık ve İsotu;
04 Eylül 2020
Adli Yıl Açıldı ;
28 Ağustos 2020
Yaşam Üzerine;
21 Ağustos 2020
Urfa’ya Niye Hızlı Tren Gelsin ?
14 Ağustos 2020
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın ;
07 Ağustos 2020
Normalleşme Sürecinde Urfa ve Kapalı Hastaneler;
30 Temmuz 2020
İstanbul Sözleşmesi Nedir ;
24 Temmuz 2020
Oyuncak Taşıyan Vicdanlar İçin Adalet;
17 Temmuz 2020
Vatandaş Güvenmiyor Artık;
10 Temmuz 2020
Basın Nedir ? Ne Yapar ?
25 Haziran 2020
SAVUNMA YÜRÜYOR
19 Haziran 2020
KADINLAR VE MEVSİMLİK İŞÇİLER
11 Haziran 2020
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
05 Haziran 2020
YENİ DÜNYA DÜZENİNE GİRİŞ
Haber Yazılımı