Yazı Detayı
09 Ağustos 2021 - Pazartesi 08:26
 
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -1-
MEHMET YALÇIN
 
 

Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -1- 

 

Pandemi stresinden uzaklaşmak için bir grup arkadaşla çay bahçesinde oturuyoruz. Sohbetin ilerleyen saatlerinde konu harf devrimine gelince arkadaşın birisi Cumhurbaşkanından etkilenmiş olsa gerek dedi ki; 
“Bir gecede cahil kaldık” 
Ardından duygu sömürüsü yaparcasına ilave etti; “atalarımızın mezarını okuyamaz olduk.”  
Hafif tebessüm ederek “vah, vah, vah” dedim içimden. 
Ne hazin bir durum. 
Ne büyük kötülük yapılmış. 
Demek ki beyefendi daha önce alim imiş, Atatürk’ün harf devrimi yapmasıyla cahil kalmış. 
Ee olmaz yani. 
Haksızlık bu. 
Acaba beyefendi doğru mu söylüyor? Gerçekten bir haksızlık söz konusu mu diye dilerseniz hep birlikte tarih sayfalarına, arşivlere göz atalım. Görünen o ki; 
Osmanlı döneminde sarayda Farsça-Arapça-Türkçe karışımı yapay bir dil kullanılıyordu. Halkın dili ayrı sarayın dili ayrıydı. Halk saray dilini ne okuyabiliyordu ne de yazabiliyordu. Eğitim halkın ayağına gitmiyor sadece medreselerde görülüyordu. Bilim, medreseleri yöneten ulema sınıfının tekelindeydi. Yazı dili olarak Arap alfabesi kullanılıyordu.  
Avrupa’da Rönesans hareketleri başladığında, sanayi devrimiyle ekonomide, ilimde, teknolojide ilerlemeler kaydedilirken Osmanlı ulema takımı bu gelişmelere sırtını döndü kapıları kapattı. Matbaa 277 yıl sonra ancak 1727 yılında Osmanlıya geldi. Avrupa’da matbaanın kurulduğu 1450 yılından 1727 yılına kadar basılan kitap sayısı 1 milyar 400 bin iken Osmanlı’da matbaanın gelişinden harf inkılabının yapıldığı 1928 yılına kadar basılan kitap sayısı 22 bindi. Tabiri caizse bir ilçe kütüphanesi kadar. Hangi nedenle olursa olsun matbaanın geciktirilmesi bağışlanamaz. Bir yönetim kendi halkını Ortaçağın karanlığına tutsak edemez. Bu durum cehaletin ta kendisidir. 
Netice ne oldu? 
Bilim ve eğitim konusunda Avrupa’nın gerisinde kaldık. Yıllar sonra bunu fark eden Osmanlı bu kez Avrupa’ya öğrenci göndermek zorunda kaldı. İşte asıl cehalet, geri kalmışlık budur. Osmanlının çöküş nedenlerinin temelinde de bu zihniyet yatar. Yani bilime yabancılık. Ve yine bu nedenledir ki eğitimden teknolojiye kadar her alanda batıya bağımlılık başladı. 
Madalyonun diğer yönüne gelelim. Kabahati hep Atatürk’te buluyoruz. Esasında Latin harflerine geçiş her ne kadar resmi olarak Atatürk döneminde gerçekleşmişse de bilinen o ki Atatürk henüz doğmadan 1850 li yıllarda Latin harflerine geçiş konusu tartışmaya açılmıştı. Çünkü bilim, felsefe, ekonomi, hukuk ve daha pek çok alandaki terimlerin Osmanlıca karşılığı olmadığı veya üretilemediği için sıkıntı yaşanıyordu. Keza aynı şekilde halkın konuştuğu Türkçe kelimeler Arap alfabesiyle yazılamıyordu. Mesela Arap alfabesi ünlü harf bakımından Türkçe kadar zengin değildi. Azeri yazar ve bilim adamı Mirza Fethali Ahundzade Efendi, Türkçe ile Farsça gramer yapısındaki zorlukları tetkik ederek bir rapor halinde Osmanlı hükümetine sunmuş ve Latin harflerinin kullanılmasını teklif etmişti.  
Sultan Abdülmecit Bilim Kurulu (Ercümen-i Daniş) teşekkül ettirerek Latin harflerine geçilmesi hususunda çalışmalar başlattı. Aynı çalışmalar daha kapsamlı şekilde bu kez Sultan 2. Abdülhamit Han döneminde de sürdürüldü. Sultan 2. Abdülhamit Arap alfabesi ile Fars gramer yapısının Osmanlı Türkçesinin okunup yazılmasında meydana getirdiği zorlukları gördüğü için Latin harflerinin kullanılmasından yana tavır aldı. Ne var ki araya 31 Mart ayaklanmaları girince çalışma yarıda kaldı. Zaten ömrü de vefa etmedi. Ama biliyoruz ki Sultan 2. Abdülhamit Han bizzat kaleme aldığı hatıralarında; “yazımızı öğrenmek pek kolay değildir. Bu işi halkımıza kolaylaştırmak için belki de Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur."  diyerek Latin harflerinin kullanılmasında yarar gördüğünü net şekilde ifade etmiştir. (Siyasi Hatıralarım, Sayfa 192)  
Şimdi burada sormak lazım; şayet Sultan 2. Abdülhamit Han döneminde Latin harflerine geçiş yapılsaydı acaba Atatürk’e yapılan sitemin aynısı yapılacak mıydı? 


-Devamı var- 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Dedesinin, Mezarını, Okuyamıyormuş, -1-, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Aralık 2021
Turan’a Giden Yol…
26 Kasım 2021
Mutfağın Gücü…
19 Kasım 2021
Haddini Bilmek…
15 Kasım 2021
Urfa Siyaseti ve Fakıbaba
12 Kasım 2021
Unutulmaz Anılar
05 Kasım 2021
Ekmekle Oynanmaz
29 Ekim 2021
Ekonomi Nereye Gidiyor?
22 Ekim 2021
Neden Öncelikle Okullar ?
15 Ekim 2021
Uhud Savaşı ve Günümüz Türkiye’si…
08 Ekim 2021
Eğitim ve Öğretmen…
01 Ekim 2021
Ümmetçilik - Milliyetçilik
27 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 9 -
24 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 8 -
20 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik 7
17 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -6-
13 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -5-
10 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 4 -
06 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -3-
03 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -2-
30 Ağustos 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -1-
27 Ağustos 2021
Malazgirt Zaferi
23 Ağustos 2021
Ha Urfa Ha Türkiye
20 Ağustos 2021
Ağa da Kimmiş?
16 Ağustos 2021
Suriyeliler Halifelik İsterse…
13 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -2-
06 Ağustos 2021
Türkiye Yolgeçen Hanı mı?
02 Ağustos 2021
Yanan Ciğerimizdir…
30 Temmuz 2021
Öz Yurdunda Parya
26 Temmuz 2021
AK Parti ve Z Kuşağı
23 Temmuz 2021
Yanılmak Ve Aldanmak…
16 Temmuz 2021
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
12 Temmuz 2021
Tarihten Ders Almak
09 Temmuz 2021
O Yahudi Şimdi Yaşasaydı…
02 Temmuz 2021
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın
25 Haziran 2021
Siyaset-Mafya-Medya İlişkisi
19 Haziran 2021
" Hamdolsun… ”
14 Haziran 2021
Yaşayan Efsaneden Şanvak’a Jest
11 Haziran 2021
Dünya Kimseye Kalmaz
07 Haziran 2021
Bir Şair Bir Şiir
04 Haziran 2021
Dünya Bize Ne Dedi?
01 Haziran 2021
Alın Size Beddua
28 Mayıs 2021
Çürümüşlük…
21 Mayıs 2021
Türk Uşaklığı Bilmez
13 Mayıs 2021
Gaflet, Delalet ve Filistin…
07 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -5-
06 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 4 -
05 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 3 –
04 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 2-
03 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -1-
27 Nisan 2021
BU KAVGA NEDEN ?
23 Nisan 2021
Birinci Meclisten Gazi Meclise
Haber Yazılımı