Yazı Detayı
11 Haziran 2021 - Cuma 08:52
 
Dünya Kimseye Kalmaz
MEHMET YALÇIN
 
 

Dünya Kimseye Kalmaz 


 
Açıkça itiraf edelim ki AKP iktidarının ilk iki dönemini mumla arıyoruz. O günlerin genç AKP sini 2002 öncesi hükümetlerle mukayese ettiğimizde “şükür” demiştik. Sosyal ve ekonomik konularda pek şikayetçi değildik. Gerçi zaman zaman hoşnutsuzluklar, memnuniyetsizlikler zuhur ediyordu ama iyimser yaklaşımla “o kadar kusur karaçi kızında da olur” diyerek pek büyütmüyorduk.  


Ne zaman ki; isimleri yolsuzluk ve rüşvet iddialarına karışan dört eski bakanın yüce divana gönderilmemesi, ardından 15 Temmuz darbe girişimi sonrası  FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılmaması, pek çok kişinin haksız yere FETÖ suçlamasıyla mağdur edilmesi, OSYM sorularının çalınarak belli kesime verilerek ayırımcılık yapılması, kamu kurumlarına işçi memur alımlarında tarafgir davranılması, ihalelerde yandaşların gözetilmesi, yolsuzluğun giderek büyük boyutlara ulaşması, yargının siyasallaşması, adaletsizliğin hüküm sürmesi, cemaat ve tarikatların ülke yönetimine el atması, dinin siyasete alet edilerek rant aracı olarak kullanılması, “benden olan olmayan” ayırımı yapılması, saray yanlıları lüks ve şatafat içinden hayat sürerken fakir halk kesiminin geçim derdine düşmesi gibi  daha nice sayamadığımız olumsuzluklar meydana geldi işte o zaman halkın iktidara olan güveni sarsıldı. 


Yine bu olumsuzlukların yanısıra ekonomi yönetimindeki başarısızlık,  üretim ve ihracattaki durgunluk, ağırlıklı olarak ithalata bağlı kalış, TL’nin dolar karşısında değer kaybı, dış borcun gittikçe artışı, milli gelirin düşüşü,  enflasyon ve beraberinde gelen hayat pahalılığı başta işçi, memur gibi dar gelirlilerle esnaf ve köylü kesimini feryat eder duruma getirdi. Hayatının bezginliğini yaşayan, gelecek endişesi taşıyan halk; şimdi tek teselliyi bilinen bir hikayede aramakta. 

 
Rivayet odur ki; Halife Harun Reşid'e Fransa kralı bir gül fidanı hediye etmişti. Harun Reşid o gül fidanına çok itibar göstererek bahçıvana verdi ve "Bunu bahçeye dik ve iyi bak. Yetiştiği zaman da ilk çiçeğinden bana getir!" dedi. 


Bahçıvan gülü bahçeye dikti. Gül çok güzel olmuştu. Aradan zaman geçti, çok güzel bir gül açtı. Bahçıvan gülü koparmak için o tarafa doğru giderken gülün dalına konmuş bir bülbülün yanık yanık öttüğünü görüp onu seyre daldı.  


-"Nasıl olsa uçar, gider. Ben de ondan sonra koparırım!" dedi. Fakat yazık ki, bülbül hayli öttükten sonra gülü darmadağın etti. Bahçıvan çok üzülmüştü. Ne diyecekti şimdi padişaha? Doğru huzura çıkıp meseleyi anlattı ve üzüntüsünü bildirdi. Halife üzülmemesini söyledikten sonra "Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Bülbüle de kalmaz, canın sağ olsun!" dedi ve bahçıvanı affetti. 


Aradan bir zaman geçti. Bahçıvan bir gün o bülbülü bir yılanın yutmakta olduğunu görüp doğru halifenin huzuruna çıkarak vaziyeti anlattı:  


-"Efendim, keramet gösterdiniz. Hakikaten dünya bülbüle kalmadı!" dedi.  


Padişah yine aynı sözleri tekrarlayarak "Bu dünya yılana da kalmaz. O da bir gün belâsını bulur!" dedi. Aradan belli bir süre geçtikten sonra bir gün yılan bahçe sulamakta olan bahçıvanın ayaklarına doğru hücum etti. Bahçıvan yılandan daha çabuk davranıp elindeki kürekle yılanı ortadan ikiye böldü ve öldürdükten sonra halifenin huzuruna çıkıp meseleyi anlattı.  


Halife yine aynı şekilde "Bu dünya sana da kalmaz. Sen de bulursun bir gün belânı!" dedi.  
Olacak ya, bir suçundan dolayı padişah bahçıvana kızıp idamına karar verdi. Cellâtları çağırdı, bahçıvanı ellerine vererek kellesini kesmelerini söyledi. Cellâtlar bahçıvanı alıp götürdüler. Fakat hüküm infaz edilmeden önce son bir isteği olup olmadığını sordular.  


Bahçıvan; "Var bir isteğim ama onu ancak padişaha söylerim, başkasına söylemem " deyip kendisini padişaha götürmelerini istedi. Bahçıvanın bu isteği cellâtlara garip gelse de durumu halifeye haber verdiler. Padişah görüşmeyi kabul edip ne diyeceğini sordu. Bahçıvan; 


“Sultanım, mesele malumunuzdur. Bu dünya bülbüle, yılana ve bana kalmadığı gibi sana da kalmayacak. Dünya etme bulma dünyasıdır diyen sendin!” der. 


Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle… 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Dünya, Kimseye, Kalmaz, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Aralık 2021
Turan’a Giden Yol…
26 Kasım 2021
Mutfağın Gücü…
19 Kasım 2021
Haddini Bilmek…
15 Kasım 2021
Urfa Siyaseti ve Fakıbaba
12 Kasım 2021
Unutulmaz Anılar
05 Kasım 2021
Ekmekle Oynanmaz
29 Ekim 2021
Ekonomi Nereye Gidiyor?
22 Ekim 2021
Neden Öncelikle Okullar ?
15 Ekim 2021
Uhud Savaşı ve Günümüz Türkiye’si…
08 Ekim 2021
Eğitim ve Öğretmen…
01 Ekim 2021
Ümmetçilik - Milliyetçilik
27 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 9 -
24 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 8 -
20 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik 7
17 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -6-
13 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -5-
10 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 4 -
06 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -3-
03 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -2-
30 Ağustos 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -1-
27 Ağustos 2021
Malazgirt Zaferi
23 Ağustos 2021
Ha Urfa Ha Türkiye
20 Ağustos 2021
Ağa da Kimmiş?
16 Ağustos 2021
Suriyeliler Halifelik İsterse…
13 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -2-
09 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -1-
06 Ağustos 2021
Türkiye Yolgeçen Hanı mı?
02 Ağustos 2021
Yanan Ciğerimizdir…
30 Temmuz 2021
Öz Yurdunda Parya
26 Temmuz 2021
AK Parti ve Z Kuşağı
23 Temmuz 2021
Yanılmak Ve Aldanmak…
16 Temmuz 2021
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
12 Temmuz 2021
Tarihten Ders Almak
09 Temmuz 2021
O Yahudi Şimdi Yaşasaydı…
02 Temmuz 2021
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın
25 Haziran 2021
Siyaset-Mafya-Medya İlişkisi
19 Haziran 2021
" Hamdolsun… ”
14 Haziran 2021
Yaşayan Efsaneden Şanvak’a Jest
07 Haziran 2021
Bir Şair Bir Şiir
04 Haziran 2021
Dünya Bize Ne Dedi?
01 Haziran 2021
Alın Size Beddua
28 Mayıs 2021
Çürümüşlük…
21 Mayıs 2021
Türk Uşaklığı Bilmez
13 Mayıs 2021
Gaflet, Delalet ve Filistin…
07 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -5-
06 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 4 -
05 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 3 –
04 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 2-
03 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -1-
27 Nisan 2021
BU KAVGA NEDEN ?
23 Nisan 2021
Birinci Meclisten Gazi Meclise
Haber Yazılımı