Yazı Detayı
16 Nisan 2021 - Cuma 11:22
 
EĞİTİM ŞART
MERAL BAYAT İNAT
 
 

EĞİTİM ŞART

 

Dinimizin ve yasaların kadına hak gördüğünü bile ne yazık ki verilmeyişidir bu bölgenin oluk ,oluk  kanayan yarası:


Bunun başlıca nedeni de cehalet!


Bunu önlemek için de eğitim şart ne geliyorsa başımıza eğitimsizlikten ve dinini bilmeyip vicdan yoksunu olmaktan geliyor. Bide kadınların ekonomik üzgürlürğünün olmamasından bütün bu acılar yaşanıyor! Bunun için eğitim, eğitim, eğitim diyorum. Lütfen kız çocuklarınızı okutun. Onları kimsenin kölesi  olacak şekilde yetiştirmeyin. Onlarda insanlar, onların da bir kalbi, bir onuru ,iffeti var. 


Bundan iki hafta önce gazededeki "Acı Ama Gerçek Bu" köşe yazım biraz ses getirdi. Olumlu çok yorum almama rağmen iki okurun eleştiri türünde ki mesajları canımı sıkıp, çok  düşünmeme neden oldu. Eleştirileri de bu yazının peygamberler şehrine yakışmadığı yönlerinde idi. Yalnız ben kimseye iftira atmadım. Kul hakkına girmedim.Dedim ki ben sadece gerçekleri yazdım.Bu olay gerçekten bu peygamberler şehrinde yaşandı,dedim. Ve ne yazık ki halen yaşanmayada devam ediyor!Bu yazıdan yola çıkarak bundan böyle kalemimin bile yazmaya utandığı  gerçek yaşanmışlıkları dile getireceğim. Sözüm ve yazılarım tek kişiye değil. Sözüm meclisten dışarıdır. Lakin sözlerimin üstüne  yarası olan gocunur. Bir zahmette artık yarası olan üstüne alınıpda gocunsun. Kadınlarımızın eli, kolu bağlı bir şekilde olan bu çaresizliği,  bölgenin kanayan yarasıdır:


Bu hafta kaleme alacağım çok değerli bir arkadaşımın ne yazık ki bire bir yaşadığı gerçek hemde çok acı bir gerçek. O on dokuz yıllık evli. Bu evlilikten tam beş çocuğu var. Bu arkaşın  eşiyle on üç yıl boyunca hiç bir sorunu yoktu. Taki durumları iyi oluncaya kadar. Adam kadının ailesinin desteğiyle açtığı şirketi git gide büyüttü ve kar  üstüne kar yapıyordu. Adam artık paraya para demiyordu.Ve istisnalar hariç ne yazık ki Urfa erkeğinin çoğu parayı buldu mu ilk yaptığı şey eşini yenilemek yada başka bir deyimle ikinci eş almak oluyor. Arkadaşın eşide tam onu yaptı. Ve ne yazık ki işlerine geldiği gibi de birde dini kullanıyorlar. Neymiş efendim dinimiz dörde kadar izin veriyor, diyorlar.Yalnız siz erkekler o dördü ,siz çok ,çok yanlış anlamışsınız. Dinimiz demiyor ki birisine yatlar katlar alırken, diğerinide ekmeğe muhtaç bırakacaksın. Dinimiz demiyor ki birisini baş tacı yaparken diğerini istediğin gibi ez, aşağla ,gururunu ayaklar altına al . Dinimiz demiyor ki çocuklarının  gözü önünde ve dahi sokak ortasında vur. Dinimiz diyor ki eşit davran. Sevmiyorsan sana olmuyorsa boşa. Bir evlilikte sevgiden ziyade saygı yoksa o evlilik zaten yürümez. O adamda o saygı perdesini çoktan fazlasıyla aşmıştı.Ya kardeşim bu kadını Rabbim koruyup kollayasınız diye size helal kılıp, eş yaptı. Zulüm gösterip aşağılayasınız diye değil. Bu arkaşın  eziyeti ve o iğrenç aşağılamaları tam altı yıl boyunca öyle sürdü. Ha kadının ailesininde suçu  daha büyük çünkü bu eziyeti bile bile seslerini çıkarmamaları ! Kadını bu denli sahipsiz koymaları.


İşte neymiş efendim senin beş çocuğun var. Biz senin beş çocuğuğuna bakamayız.  Çocukların için dayanacaksın. Ha çocuklarından vazgeçiyorsan buyur gel başımız üstünde yerin var. İşte burda kadının ekonomik üzgürlürğünün olması o zalim eşin ,kadına karşı üstünlüğü demek. Ne acı bir durum değil mi? Bir evliliğe yıllarını ver, pırlanta gibi beş çocuğun olsun. Sırf nefsinin kölesi olan bir insan için bütün bunlardan bir çırpıda vazgeç. Eşin çirkinse eyvallah,eşin sana layık değilse eyvallah, kadınlık vazifesini yapamıyorsa eyvallah git evlen. Ama genede insan olan o kadınına değer verir.Çünkü o kadın sana yıllarını vermiş.  Bir anneyi çocuklarıyla sınamak, reva mı bu? Bir anneyi çocuklarıyla tehdit etmek, adalet mi bu?Hangi anne çocuklarından vazgeçebilir ki ? İşte o eli öpülesice arkadaşım da yıllarca bu eziyete katlanıp çocuklarından vazgeçmedi. Şimdi mi? Çocukları büyüdü. Kızı bu yıl üniversitesi sınavına hazırlanıyor. Oğlu büyüdü kocaman delikanlı oldu. Ve zalim insanlıktan çıkmış merhamet yoksunu o koca gene eski günlerdeki gibi kadını dövüp söveceğini zannetti. Ama unuttuğu bir şey vardı. Çocukları yıllardır annesine yapılan bu zulümü görüyor,bire bir yaşıyordu!Gene öyle bir gün eşini öldüresiye dövüyordu, kocaman bir delikanlı olan büyük oğlu babasının yakasını tuttuğu gibi kapının önüne koyuyor. Adam gibi adam olacaksan yerin yanımızda baş köşede var. Yok eğer değilse de bir daha bu eşikten ayağını sakın atma. Annem artık sahipsiz değildir . Siz insanlıktan nasibini almamışlar gücünüz sadece kadına yeter değil mi? İşte o insanlıktan yoksun adam artık o eve ayak basamıyor çünkü o kadın artık sahipsiz değildir. Arkasında dağ gibi oğlu var. Ha bu demek değil ki bütün o acı çeken kadınların arkasında biri var. Ne yazık ki bu sadece şanslı olan bir kadındı. Onun için eğitim şart.  Cehaleti ortadan kaldırmak şart. Bu kutsal ve zorlu görevde gene biz annelere çok iş düşüyor. Çocuklarımızı en güzel şekilde eğitmek, merhametli ,vicdanlı birer birey olması için elimizden geleninin en iyisini yapmak. Ne yazık ki günümüz dünyasında kızlarımızın kendilerini ezdirmemesi için ekonomik üzgürlürğünün olması şart. Ondan yola çıkarak kızlarımızı kimsenin kölesi yapmayalım. Kimseye mecbur bırakmayalım. Onlarında okuyup bir meslek sahibi olmasına ön ayak olalım. Biz anneler cinsiyet ayrımı yapmadan birer vicdanlı bireyler yetiştirelim . Bunun için de eğitim,eğitim, eğitim şart diyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: EĞİTİM, ŞART,
Yorumlar
Haber Yazılımı