Yazı Detayı
11 Aralık 2020 - Cuma 09:09
 
İnsan Hakları Günü/Haftası;
Av.RONAYİ PAYDAŞ
 
 

İnsan Hakları Günü/Haftası;

 

İnsan haklarıyla vardır ve sırf insan olmasından dolayı da vazgeçilmez temel haklara sahiptir. Bunların en başında ve kutsal olanıda yaşam hakkıdır. Sonrasında özgürlük, mülkiyet ve mutluluğu arama hakkı olarak sıralanmıştır. 

 

Tarihte ilk insan hakları bildirisi 1215 Magna Carta,dır. Devamında 1776 Amerika Bağımsızlık Bildirgesi, 1789 Fransız ihtilali ve 1948 Dünya İnsan Hakları Günü olarak tarihte yerlerini almıştır. Tarihsel kronolojiye bakıldığında dünyanın farklı yerlerinde ve tarihlerin de hak ihlalleri her zaman olmuş ve bunların önüne geçmek içinde devletler ya kendi aralarında vatandaşlarıyla yada devletler birbiriyle anlaşmalar imzalayarak insan haklarını güvence altına almışlardır yada en azından almaya çalışmışlardır. İşin en tirajikomik tarafıda bu bildirileri imzalayanların yaptıkları savaşlarla kendileriyle çelişmesidir.

 

Peki bu anlaşmalar yada bildirgelere neden ihtiyaç duyulmuştur ? İnsan hakları nasıl ihlal edilir ? Kim ihlal eder ? Bu hak ihlalleri ya insanların birbirlerinin haklarını ihlal ettiği yada devletlerin vatandaşlarına uyguladığı hukuk dışı uygulamalar yüzünden karşımıza çıkmaktadır. Aslında devlet insanları yani kendi vatandaşları için vardır. Zaten Amerika bağımsızlık bildirgesinde de bu öneme vurgu yapar ve der ki; devlet insanların vazgeçilmez temel haklarını korumakla görevlidir. Şayet bu görevlerden birini ihlal ederse kendi varlık sebebini yitirir demiştir. Devlet insan haklarını ihlal etmez aslında onu yöneten ve yönlendirenler ihlal eder ama görünen devlet olduğu için devlet hedef alınır. Kimse devleti yöneteni, yönlendireni görmez en kolay ve hedefe giren devlettir ve devlet hedef alınır. 

 

Oysa ki ihlali yapan devleti yöneten yada yönlendirendir. O bu hakları ihlal ederken kendi çıkarlarını güvenceye almak için hukuk dışına çıkar. Arjantinli yazar Silo’nun dediği gibi “Kim sırf sizi mutlu ettiği için başkalarına kendi yaşam şeklinizi dayatmaya izin veriyor.” İşte devleti yöneten ve başa gelen herkes bu durumu uyguluyor. Oysa ki insanlar farklı düşünebilir, farklı görüşleri olabilir, farklı zevkleri ve yaşam tarzları olabilir. İşte bunlar mutlu olma haklarıdır. Farklılıklar insanları mutlu eder. Neden bütün insanları kendimize benzetmeye çalışıyor ve zorla kendi yaşam şeklimizi dayatıyoruz ki ? 

 

İnsanlar istedikleri gibi özgürce yaşayabilmeli ve hareket edebilmelidir. Bunlar insanların pozitif haklarıdır. Devlette dahil kimse bu haklara müdahale edemez. Bir de insanların negatif hakları vardır ki burda başka insanların özgürlüğüne müdahale olursa devlet ancak müdahale edebilir. 

 

En kutsal insan hakkı yaşam hakkıdır. Ülkemizde bu hakkı ne kadar koruyabiliyor ve savunabiliyoruz ? Bu hakkı ihlal etmek kendi varlık sebebini unutmak demek değilmidir. Yaşam hakkını ihlal edenleri engellemek ve keyfi ölümlerin önüne geçmek için ağır yaptırımlara ve gerçek anlamda hukuku uygulamaktan geçer. Misal 90’larda Urfamızda İnsan Hakları Derneği kurucusu katledilen Muhsin Melik, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan, Gazatici yazar Uğur Mumcu ve Hrant Dink, yakın zamanda Diyarbakır Nevroz çıkışında öldürülen Üniversite öğrencisi Kemal Kurkut ile Öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi gibi aydınlatılmayan cinayetler oldukça ve önüne geçilmedikçe yaşam hakkının güvencesi nasıl sağlanacak ? Tıpkı Ahmet Kaya’nın dediği ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım. Evet Tanıyoruz ama hep bir cezasızlık politikası ve aydınlatılmayan cinayetler yüzünden işte kaybettiğimiz canlarımız gidiyor gitmeye de devam ediyor. İlk öğretimden üniversiteye kadar her sene insan hakları dersleri müfredatta üzerinde durulmalı ve çocuklarımıza bunlar öğretilmelidir. Bu değerleri taşıyan çocuklar ülkelerini umutla geleceğe taşırlar. 

 

Son olarak en çok ihlali olanlar da özgürlük hakkı. Cezaevleri kamu vicdanını rahatsız eden tutuklularla dolu hatta ve hatta halk tutuklu demeyip tutsak diyor. ve diyorlar ki devleti yönetenler kendi hakimiyetlerini devam ettirmek için bu insanları içerde tutuyorlar. Bunların Başlıcaları siyasiler, gazeteciler ve hatta Avukatlar bile. Mesela sizler bu satırları okurken sırf mesleki faaliyetleri yüzünden yaklaşık olarak 9 aydır tutuklu bulunan Av. Sevda Çelik Özbingöl’ün duruşması yapılıyor olacak. Vatandaşların ve meslektaşı olarak Dileğim derhal serbest bırakılmasıdır. Zaten yasa da diyor diyor da uygulayan yok maalesef. Yasa diyor ki kişi yargılanırken tutuklama koruma tedbirleri içerisinde en ağır olanıdır. Daha hafif bir koruma tedbiri varken tutuklamaya gidilemez denilmesine rağmen kaçma yada delilleri karartma tehlikesi de bulunmayan meslektaşımızın bu hali artık cezalandırmaya dönüşmüştür. 

 

Hepimiz İnsan Olduğumuz için bu haklara her zaman ihtiyacımız olacak. Yine bir yazarın dediği gibi; Tam anlamıyla insan gibi yaşayamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak İçin elimizden geleni yapalım. İnsan Haklarına aslında daha genişletip Dünyada yaşayan tüm canlıların haklarına saygı duyalım, koruyalım ve yaşatalım.

 

11/12/2010

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: İnsan, Hakları, Günü/Haftası;,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Ocak 2022
Minik Serçe
10 Ocak 2022
Diğer Kökenli;
27 Aralık 2021
Roboski’ye Adalet Ne Zaman Gelecek ?
21 Aralık 2021
Sosyal Acı Çekiyoruz;
14 Aralık 2021
Urfalı Çiftçilere Elektrik Bedava Olacak;
07 Aralık 2021
Barolar Kazandı;
29 Kasım 2021
Tahir Elçi’siz 6 Yıl ve Türkan Elçi’nin Adalet Konuşması;
22 Kasım 2021
Toplum Olarak Hedef Olmaktan Nasıl Kurtulacağız ?
08 Kasım 2021
İlaç Yok ! Sakın Hasta Olmayın !
01 Kasım 2021
Urfa Mağaralarının Yeni Konukları;
26 Ekim 2021
Ekonominin İnsan Hakları İhlalleri ile İmtihanı;
18 Ekim 2021
Demirtaş’tan Selam Var;
08 Ekim 2021
Vizyon Sahibi Kent;
24 Eylül 2021
Kürt Sorunu Nasıl Çözülür ?
20 Eylül 2021
Hukuk Her Türlü Hakkın Güvencesidir.
10 Eylül 2021
Kızıl Kraliçe Etkisi;
03 Eylül 2021
Yeni Adli Yıl Nasıl Olmalı ve Beklentilerimiz Neler;
27 Ağustos 2021
Kaplanın Dişi, Akrep’in Zehiri, Afgan’ın İntikamı;
20 Ağustos 2021
El Pueblo Unido, Jamás Será Vencido;
13 Ağustos 2021
Çiftçilerimizin Makus Talihi;
06 Ağustos 2021
Felaketlerin Baş Sorumlusu Bizleriz;
30 Temmuz 2021
Sahipsiz Kent;
23 Temmuz 2021
Irkçı Saldırılara Karşı Siyaset Dili Değişmeli;
16 Temmuz 2021
Urfa’nın Bitirilmeyen Sorunları;
10 Temmuz 2021
GAP Bitirilsin Mağduriyetler Sona Ersin;
02 Temmuz 2021
Tekrarı Olmayan Tek Şey Hayat;
25 Haziran 2021
Bir Elektrik Klasiği Daha;
18 Haziran 2021
Yaşama Dair;
04 Haziran 2021
Urfa’nın Kanayan Yarası Arazi Anlaşmazlığı;
28 Mayıs 2021
Anê Ne Zaman Bize Zılgıt Çekecek?
21 Mayıs 2021
Sosyal Hukuk Devleti Olabilmek ;
14 Mayıs 2021
Güçlü Devlet Olmak;
07 Mayıs 2021
Çiftçi’nin Kuraklıkla İmtihanı;
30 Nisan 2021
Urfa’lı Esnafın Haklı İsyanı;
23 Nisan 2021
Mutlu Olmak Bu Kadar Zormu ?
16 Nisan 2021
Kısmi Kapanma Sürecine Neden İhtiyaç Duyuldu ?
09 Nisan 2021
Dünya Şirketleşiyormu ?
26 Mart 2021
Urfa Barosu’nda Seçim Heyecanı;
19 Mart 2021
HDP Neden Kapatılmamalıdır;
12 Mart 2021
Urfalı Çiftçiler Kuraklıkla Nasıl Başa Çıkacak ?
05 Mart 2021
İnsan Hakları Eylem Planı, Hukuk ve Ekonomi;
26 Şubat 2021
Urfa’da Yeni İsimler;
19 Şubat 2021
Siyaset, Rant ve Günün Sonunda Sayıştay Raporu;
12 Şubat 2021
Çevre Kirliliğinin İklime, Bitkilere ve Arılara Zararı ?
06 Şubat 2021
Öğrencilerimizi Terörist İlan Etmek Bu kadar Kolay Olmamalıdır.
29 Ocak 2021
Suçlu Kim ? Yanlış Nerde ?
22 Ocak 2021
Bir Koltuğun Vebali;
15 Ocak 2021
Germuş Kilisesi;
08 Ocak 2021
Bir Koyun İçin Birbirimizi Öldürürüz, Yüz Koyun Keser Barışırız;
01 Ocak 2021
Hoşgeldin 2021
25 Aralık 2020
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;
18 Aralık 2020
Türkiye’nin 3. Büyük Partisi HDP Kapatılmamalı;
04 Aralık 2020
Muhalif Olmak, Muhalefet Etmek;
27 Kasım 2020
Tarım Kenti Urfa’da Yok Olan Tarım;
20 Kasım 2020
Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Bir Hukuk Devletidir ;
13 Kasım 2020
Ekim Sezonu Başladı;
06 Kasım 2020
Ulaşım ve Öngörülü Olmak
30 Ekim 2020
Pandemi Salgınında Cumhuriyet Bayramı;
23 Ekim 2020
Bu hafta neler oldu;
16 Ekim 2020
Ekonomi Yerine Hukuk Düşünmek;
09 Ekim 2020
Kendimizi Ne Kadar Güvende Hissediyoruz ?
02 Ekim 2020
Anayasa Mahkemesi Çoklu Baro Sistemini Getiren Kanun Teklifini Redetti;
25 Eylül 2020
Yüreğimiz Yeterince Yanmadımı ;
18 Eylül 2020
Çok özgür ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz;
11 Eylül 2020
Urfa’nın Fıstık ve İsotu;
04 Eylül 2020
Adli Yıl Açıldı ;
28 Ağustos 2020
Yaşam Üzerine;
21 Ağustos 2020
Urfa’ya Niye Hızlı Tren Gelsin ?
14 Ağustos 2020
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın ;
07 Ağustos 2020
Normalleşme Sürecinde Urfa ve Kapalı Hastaneler;
30 Temmuz 2020
İstanbul Sözleşmesi Nedir ;
24 Temmuz 2020
Oyuncak Taşıyan Vicdanlar İçin Adalet;
17 Temmuz 2020
Vatandaş Güvenmiyor Artık;
10 Temmuz 2020
Basın Nedir ? Ne Yapar ?
03 Temmuz 2020
Çoklu Baro;
25 Haziran 2020
SAVUNMA YÜRÜYOR
19 Haziran 2020
KADINLAR VE MEVSİMLİK İŞÇİLER
11 Haziran 2020
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
05 Haziran 2020
YENİ DÜNYA DÜZENİNE GİRİŞ
Haber Yazılımı