Yazı Detayı
30 Temmuz 2020 - Perşembe 22:53
 
İstanbul Sözleşmesi Nedir ;
Av.RONAYİ PAYDAŞ
 
 

İstanbul Sözleşmesi Nedir ; 

 

Gün geçmiyor ki güzel ülkemin her yerinden kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri ile ilgili haberler eksik olmuyor. Neredeyse Her gün bir yenisi ekleniyor ve kadınlarımız artık cinayetten de öteye canavarca, vahşice adeta katlediliyorlar. Çağlar öncesinden günümüze kadar kadınlar her zaman şiddet görmüş ve katledilmişlerdir. Geçen hafta da Muğla ilinde P.G vahşice katledildi. Artık kadınlara yönelik öyle bir durum hal aldı ki Kadınlara şiddet uygulanmıyor, Kadınlar vahşice, canavarca katlediliyorlar ve Artık analar kızları öldürüldüyse bile acı çekmeden ölmüş olsun diye dua ediyor. 

 

Maalesef ki kadınların dünyaya getirdiği erkekler kadınlara dünyalarını cehenneme çeviriyorlar. 

 

Kadınlar bir toplumun en önemli varlığıdır. Kadınlar bir toplumun oluşmasında en büyük emeği veren kişidir. Kadınlar geleceği kurtaran geleceğe yön veren varlıklardır. Nedenmi ? Çünkü çocukları gelecek nesillere yetiştiren analarıdır. Analar çocuklarına ahlaklı olmayı, terbiyeyi ve efendiliği öğreten kişilerdir. Bu sebeple kadınlarımızın güzel ve Özgür bir gelecek hazırlayabilmesi için onlara güzel bir eğitim verilmeli. Kadın başka Bir kimseye muhtaç olmadan kendi  ayakları üzerinde durduğunda o kadın özgür kadındır ve Özgür nesiller yetiştirecektir. 

 

Bir de Bizim buralarda kadına verilen değer şöyle anlatılır; iki aşiret kavga ya tutuştuğunda bir kadın ortaya atılıp başındaki tülbenti çıkarıp yere attığında o kavga orda noktalanır ve artık kan dökülmez. Hem kadını bu kadar önemseyen ve yere göğe sığdıramayan anlayış bir yandan da en büyük kötülüğü kadınları okula göndermeyerek, çocuk yaşta kızlarımızı evlendirerek yapıyorlar.

 

Bu arada kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için 11 Mayıs 2011'de İstanbul’da taraf devletler tarafından bir sözleşme imzalanır ve bu sözleşmeye İstanbul Sözleşmesi adı verilir. Peki neydi bu sözleşme neyi içeriyor ve neyi amaçlıyordu ? 

 

İstanbul Sözleşmesi Şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve şiddet uygulayanların adalete teslim edilmesi bu sözleşmenin ana maddelerini oluşturmaktadır. Ayrıca, toplumun her ferdini, özellikle de erkekleri ve erkek çocukların, tutumlarını değiştirmeye davet ederek, bireylerin vicdanlarını ve düşüncelerini değiştirmeyi amaçlamaktadır. Esas itibariyle, erkeklerle kadınlar arasında daha fazla eşitlik sağlamaya yönelik çağrının yeniden yapılması amacı vardır. zira, kadınlara yönelik şiddetin kökleri yukarıda da değindiğim gibi çağlar öncesinden günümüze kadar toplumda erkek ve kadın arasındaki eşitsizliğe dayanmakta ve bir hoşgörü ve inkar kültürünün sonucu olarak devam etmektedir.

 

Bu sözleşme madde 1 şöyle der;

 

Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; 

 

Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak;

 

Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak;

 

Kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak;

 

Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamaktır. 

 

Bu Sözleşmenin Kapsamı madde 2 Şöyle der;

 

Aile içi şiddet de dahil olmak üzere, kadınları orantısız bir biçimde etkileyen, kadına karşı her türlü şiddet için geçerli olacaktır.

 

Taraflar bu Sözleşmeyi tüm aile içi şiddet mağdurları için uygulamaya teşvik edilir. Taraflar bu Sözleşmenin hükümlerinin uygulanmasında toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin kadın mağdurlarına özel olarak dikkat göstereceklerdir. Ve son olarak Bu Sözleşme, 

 

Barış zamanında ve silahlı çatışma durumlarında da geçerli olacaktır.


Bu sözleşmenin 3. Maddesi şöyle Tanımlar;

 

Bu Sözleşme maksatlarıyla:


a ) “kadına karşı şiddetten”, kadınlara karşı bir insan hakları ihlali ve ayrımcılık anlaşılacak ve bu terim, ister kamu ister özel yaşamda meydana gelsinler, söz konusu eylemlerde bulunma tehdidi, zorlama veya özgürlüğün rastgele bir biçimde kısıtlanması da dahil olmak üzere, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar ve acı verilmesi sonucunu doğuracak toplumsal cinsiyete dayalı tüm şiddet eylemleri olarak anlaşılacaktır;
b ) “aile içi şiddet”, eylemi gerçekleştiren, mağdurla aynı ikametgahı paylaşmakta olsun veya olmasın veya daha önce paylaşmış olsun veya olmasın, aile içinde veya aile biriminde veya mevcut veya daha önceki eşler veya birlikte yaşayan bireyler arasında meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemleri olarak anlaşılacaktır;
c ) “toplumsal cinsiyet”, herhangi bir toplumun, kadınlar ve erkekler için uygun olduğunu düşündüğü sosyal anlamda oluşturulmuş roller, davranışlar, faaliyetler ve özellikler olarak anlaşılacaktır;
d ) “kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet”, bir kadına karşı, kadın olduğu için yöneltilen veya kadınları orantısız bir biçimde etkileyen şiddet olarak anlaşılacaktır;
e ) “mağdur”, a ve b fıkralarında belirtilen davranışlara maruz kalan herhangi bir şahıs olarak anlaşılacaktır;
f ) “kadın” terimi, 18 yaşından küçük kızları da kapsayacaktır.

 

Bu saydıklarım İstanbul sözleşmesinin ilk üç maddeleri ve sözleşme toplamda 81 maddeden oluşmakta olup son derece anlamlı ve önemli bir sözleşmedir. O yüzden bu sözleşmeye sahip çıkılmalı çünkü İstanbul sözleşmesi YAŞATIR.

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: İstanbul, Sözleşmesi, Nedir, ;, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Kasım 2021
Tahir Elçi’siz 6 Yıl ve Türkan Elçi’nin Adalet Konuşması;
22 Kasım 2021
Toplum Olarak Hedef Olmaktan Nasıl Kurtulacağız ?
08 Kasım 2021
İlaç Yok ! Sakın Hasta Olmayın !
01 Kasım 2021
Urfa Mağaralarının Yeni Konukları;
26 Ekim 2021
Ekonominin İnsan Hakları İhlalleri ile İmtihanı;
18 Ekim 2021
Demirtaş’tan Selam Var;
08 Ekim 2021
Vizyon Sahibi Kent;
24 Eylül 2021
Kürt Sorunu Nasıl Çözülür ?
20 Eylül 2021
Hukuk Her Türlü Hakkın Güvencesidir.
10 Eylül 2021
Kızıl Kraliçe Etkisi;
03 Eylül 2021
Yeni Adli Yıl Nasıl Olmalı ve Beklentilerimiz Neler;
27 Ağustos 2021
Kaplanın Dişi, Akrep’in Zehiri, Afgan’ın İntikamı;
20 Ağustos 2021
El Pueblo Unido, Jamás Será Vencido;
13 Ağustos 2021
Çiftçilerimizin Makus Talihi;
06 Ağustos 2021
Felaketlerin Baş Sorumlusu Bizleriz;
30 Temmuz 2021
Sahipsiz Kent;
23 Temmuz 2021
Irkçı Saldırılara Karşı Siyaset Dili Değişmeli;
16 Temmuz 2021
Urfa’nın Bitirilmeyen Sorunları;
10 Temmuz 2021
GAP Bitirilsin Mağduriyetler Sona Ersin;
02 Temmuz 2021
Tekrarı Olmayan Tek Şey Hayat;
25 Haziran 2021
Bir Elektrik Klasiği Daha;
18 Haziran 2021
Yaşama Dair;
04 Haziran 2021
Urfa’nın Kanayan Yarası Arazi Anlaşmazlığı;
28 Mayıs 2021
Anê Ne Zaman Bize Zılgıt Çekecek?
21 Mayıs 2021
Sosyal Hukuk Devleti Olabilmek ;
14 Mayıs 2021
Güçlü Devlet Olmak;
07 Mayıs 2021
Çiftçi’nin Kuraklıkla İmtihanı;
30 Nisan 2021
Urfa’lı Esnafın Haklı İsyanı;
23 Nisan 2021
Mutlu Olmak Bu Kadar Zormu ?
16 Nisan 2021
Kısmi Kapanma Sürecine Neden İhtiyaç Duyuldu ?
09 Nisan 2021
Dünya Şirketleşiyormu ?
26 Mart 2021
Urfa Barosu’nda Seçim Heyecanı;
19 Mart 2021
HDP Neden Kapatılmamalıdır;
12 Mart 2021
Urfalı Çiftçiler Kuraklıkla Nasıl Başa Çıkacak ?
05 Mart 2021
İnsan Hakları Eylem Planı, Hukuk ve Ekonomi;
26 Şubat 2021
Urfa’da Yeni İsimler;
19 Şubat 2021
Siyaset, Rant ve Günün Sonunda Sayıştay Raporu;
12 Şubat 2021
Çevre Kirliliğinin İklime, Bitkilere ve Arılara Zararı ?
06 Şubat 2021
Öğrencilerimizi Terörist İlan Etmek Bu kadar Kolay Olmamalıdır.
29 Ocak 2021
Suçlu Kim ? Yanlış Nerde ?
22 Ocak 2021
Bir Koltuğun Vebali;
15 Ocak 2021
Germuş Kilisesi;
08 Ocak 2021
Bir Koyun İçin Birbirimizi Öldürürüz, Yüz Koyun Keser Barışırız;
01 Ocak 2021
Hoşgeldin 2021
25 Aralık 2020
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;
18 Aralık 2020
Türkiye’nin 3. Büyük Partisi HDP Kapatılmamalı;
11 Aralık 2020
İnsan Hakları Günü/Haftası;
04 Aralık 2020
Muhalif Olmak, Muhalefet Etmek;
27 Kasım 2020
Tarım Kenti Urfa’da Yok Olan Tarım;
20 Kasım 2020
Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Bir Hukuk Devletidir ;
13 Kasım 2020
Ekim Sezonu Başladı;
06 Kasım 2020
Ulaşım ve Öngörülü Olmak
30 Ekim 2020
Pandemi Salgınında Cumhuriyet Bayramı;
23 Ekim 2020
Bu hafta neler oldu;
16 Ekim 2020
Ekonomi Yerine Hukuk Düşünmek;
09 Ekim 2020
Kendimizi Ne Kadar Güvende Hissediyoruz ?
02 Ekim 2020
Anayasa Mahkemesi Çoklu Baro Sistemini Getiren Kanun Teklifini Redetti;
25 Eylül 2020
Yüreğimiz Yeterince Yanmadımı ;
18 Eylül 2020
Çok özgür ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz;
11 Eylül 2020
Urfa’nın Fıstık ve İsotu;
04 Eylül 2020
Adli Yıl Açıldı ;
28 Ağustos 2020
Yaşam Üzerine;
21 Ağustos 2020
Urfa’ya Niye Hızlı Tren Gelsin ?
14 Ağustos 2020
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın ;
07 Ağustos 2020
Normalleşme Sürecinde Urfa ve Kapalı Hastaneler;
24 Temmuz 2020
Oyuncak Taşıyan Vicdanlar İçin Adalet;
17 Temmuz 2020
Vatandaş Güvenmiyor Artık;
10 Temmuz 2020
Basın Nedir ? Ne Yapar ?
03 Temmuz 2020
Çoklu Baro;
25 Haziran 2020
SAVUNMA YÜRÜYOR
19 Haziran 2020
KADINLAR VE MEVSİMLİK İŞÇİLER
11 Haziran 2020
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
05 Haziran 2020
YENİ DÜNYA DÜZENİNE GİRİŞ
Haber Yazılımı