Yazı Detayı
19 Haziran 2020 - Cuma 02:05
 
KADINLAR VE MEVSİMLİK İŞÇİLER
Av.RONAYİ PAYDAŞ
 
 

Kadınlar ve Mevsimlik işçiler;

Bir ülkenin kalkınması bir toplumun kalkınmasına bağlıdır, bir toplumun kalkınması da sağlıklı ve ahlaklı bireylerin yetişmesine bağlıdır. Bireylere bu ahlakı veren de kadınlardır yani Annelerdir. Annelerin de çocuklarına bu güzel ahlakı verebilmesi için güzel bir eğitimden geçmesi ve hiç olmazsa okul okutulması gerekli ki evde çocuklarıyla başbaşa kalınca aldığı eğitimi çocuklarına aşılayabilsin. 

Maalesef bölgemizde bir çok kız çocuğu okula gönderilmiyor, eğitim aldırılmıyor, hatta çocuk denecek yaşta evlendirilip çocuk sahibi oluyorlar. Bir kız çocuğunun okuması demek gelecekte kendi özgürlüğünü kazanması demektir. Kendi özgürlüğünü kazanan kadın ekonomik olarak ta Özgür olacaktır. Ve kendisi Özgür olduğu için Özgür ve ahlaklı bireyler yetiştirecektir. Böylelikle Özgür ve ahlaklı bir toplum oluşmuş olacak. Ünlü yazar Azra Kohenin de dediği gibi ‘’Kadın, güzel bir bedenden ibaret değil. Bir toplumda kadınlara gerekli özen gösterilmiyorsa, eğitim verilmiyorsa o toplum köleleşir ve kadınlarına özen gösteren diğer toplumların hizmetçisi, işçisi haline gelir” demistir. Ancak 21 yy da yaşıyoruz ve halen genç kızlarımız ve kadınlarımız her gün şiddete maruz kalıyor hatta kocaları ya da ağabeyleri tarafından öldürülüyorlar. Ya da toplumun bazı bireyleri tarafından haksız bir şekilde linç ediliyorlar. Ve hiçbir zaman da sağlıksız bir toplumda oldukları için güvende de olamıyorlar ve gerekli güvenliği de sağlayamıyoruz. 

Durum aynen su olmuş “kadınların dünyaya getirdiği erkekler kadınlara dünyalarını cehenneme çeviriyorlar” Okumayan kadın gündelik işlerinin yanında çocuk bakıp büyütmekten başka evin geçimine katkı da bulunmak için tarlalarda işçi olarak çalışmak zorunda kalıyor. Hatta bölgemiz tarım kenti olmasına ve GAP’ın başkenti olmasına rağmen yeterince istihdam olmadığı icin Karadeniz’e yada iç Anadolu’ya gidiyorlar ve biz bunlara da mevsimlik işçiler diyoruz. 

Mevsimlik işçilerin ne şartlarda çalıştıklarını, hiçbir sosyal güvencelerinin olmadığını, yollarda trafik kazalarında can verdiklerini, ya da en son geçen hafta Bozova ilçemize iki kardeşin cansız bedeninin gelmesi gibi yani canlarını ve bedenlerini ortaya koyarak karıncalar misali rahat bir kış geçirebilsinler diye şehir şehir ekmeklerinin peşine düşüyorlar. Bozovaya gelen iki kardeş iki cansız beden anneleri ve diğer akrabaları ile Sivas’a çalışmaya gitmiş girdikleri su da boğularak can vermişlerdi. Bu küçücük bedenlerin vebali hepimizin bu şehirde söz sahibi olanların üzerindedir. 

Buralara Mezopotamya denmesinin sebebi bereketli topraklara ve suya sahip olmasıdır. 

Bizler yani Urfa’dakiler o kadar aciz birer toplum haline gelmişiz ki yastık altı yaptığımız paraları yada arsalara yaptığımız yatırımları yada bankaya faize yatırdığımız sermayelerimizi çekip yatırım yapmadıkça ‘’geleceği kurtarmaktan çok günü kurtarmış olacağız.’’ İşte yapmadığımız bu yatırımlar yüzünden hem kalkınamıyoruz hem de gelişemiyoruz. İste bu sebeple insanlarımız mevsimlik işçiler olarak her zaman ülkenin gündemini meşgul eder hale gelmiştir. Bu ayıp bize yeter de artar bile. Yollarda yada başka herhangi bir kazayla giden hayatlar bizim hayatlarımızdır.

Düşünün covid-19 salgınından kaynaklı olarak kaç hafta şehir giriş çıkışları ve hatta hafta sonları sokağa çıkma yasakları vardı. Ama;
bizim insanımız dünya Sağlık örgütünün de pandemi ilanına rağmen Karadenizin fındığı yerde kalmasın diye insanlarımıza özel izin çıkarıldı hepimiz evlerimize hapsolmuş ve korunuyorken onlar yani mevsimlik işçilerimiz canları pahasına yine yollara düştüler. 

Evet en başta urfamız bir tarım kentidir. Klasikleşmiş ürünlerimiz su varsa pamuk ve Mısır su yoksa arpa buğday mercimek ekiyoruz. Neden başka ürünler deneyip sanayileşmiyoruz ? Hicmi imkanımız yok ? Hayır aksine her şeyin en fazlası var. Göbeklitepe ile bütün dünyanın gözleri üzerimizde ama gelen yerli ve yabancı turistleri ağırlayacak otellerimiz yok. Bozova’nın çatağı, siveregin takoran vadisi ile Karacadağı, sessiz şehir Halfeti, dünyanın en büyük çiftliklerinden Ceylanpınar Tigem çiftliği, Harran ovası, Suruç ovası, Birecik barajı ve kelaynak kuşları ile Urfa’nın daha ismini yazamadığım birçok zenginliği var ve tabiri caizse biz Urfalılar olarak kendimizi kullanmasını ve pazarlamasını bilmiyoruz. Yani elde çok güzel malzemelerimiz var ve bunları harmanlayacak ve yoğuracak kimselere ihtiyaç var.

Mesela Urfa’mızın tarım kenti olması vesilesi ile; Dünyada tarımda birincilik Hollanda da diye biliyorum. Ziraat Odası Başkanlığı ya da Ziraat Mühendisleri Odası neden Hollanda’ya çıkarma yapmayıp eldeki toprağımızla daha başka neler yapabilirizin peşine düşmüyorlar.? 

Urfamız’da kadınların da güzel şeyler yaptığını biliyorum. Urfa’nın sayılı işletmecilerinden ve coğrafi işaretlerle Urfamızı Türkiye’de en güzel şekilde temsil eden ve iş hayatında önemli başarılara imza atmış bir kadın olarak Cevahir Asuman Yazmacı ile eğitim alanında ve politikada kendini kanıtlamış bir başka kadın Essum Saatçi Aslan ve Urfa Baromuzun hatta doğunun ilk kadın Baro Başkanı ünvanını hala elinde bulunduran Av. Nazime Ferda Güllüoğlu ile İnsan Hakları ve Kadın Hakları alanında büyük mücadeleler veren Av. Sevda Çelik Özbingöl Urfamızdaki kadınların rol modeli olma vasfını taşımakta olup feodalitenin halen hüküm sürdüğü ve biraz daha muhafazakar bir şehir de hayatın zorluklarında erkek egemen bir toplumda kadınlarında başarabileceklerini kanıtlamışlardır.

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: KADINLAR, VE, MEVSİMLİK, İŞÇİLER, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Kasım 2021
Tahir Elçi’siz 6 Yıl ve Türkan Elçi’nin Adalet Konuşması;
22 Kasım 2021
Toplum Olarak Hedef Olmaktan Nasıl Kurtulacağız ?
08 Kasım 2021
İlaç Yok ! Sakın Hasta Olmayın !
01 Kasım 2021
Urfa Mağaralarının Yeni Konukları;
26 Ekim 2021
Ekonominin İnsan Hakları İhlalleri ile İmtihanı;
18 Ekim 2021
Demirtaş’tan Selam Var;
08 Ekim 2021
Vizyon Sahibi Kent;
24 Eylül 2021
Kürt Sorunu Nasıl Çözülür ?
20 Eylül 2021
Hukuk Her Türlü Hakkın Güvencesidir.
10 Eylül 2021
Kızıl Kraliçe Etkisi;
03 Eylül 2021
Yeni Adli Yıl Nasıl Olmalı ve Beklentilerimiz Neler;
27 Ağustos 2021
Kaplanın Dişi, Akrep’in Zehiri, Afgan’ın İntikamı;
20 Ağustos 2021
El Pueblo Unido, Jamás Será Vencido;
13 Ağustos 2021
Çiftçilerimizin Makus Talihi;
06 Ağustos 2021
Felaketlerin Baş Sorumlusu Bizleriz;
30 Temmuz 2021
Sahipsiz Kent;
23 Temmuz 2021
Irkçı Saldırılara Karşı Siyaset Dili Değişmeli;
16 Temmuz 2021
Urfa’nın Bitirilmeyen Sorunları;
10 Temmuz 2021
GAP Bitirilsin Mağduriyetler Sona Ersin;
02 Temmuz 2021
Tekrarı Olmayan Tek Şey Hayat;
25 Haziran 2021
Bir Elektrik Klasiği Daha;
18 Haziran 2021
Yaşama Dair;
04 Haziran 2021
Urfa’nın Kanayan Yarası Arazi Anlaşmazlığı;
28 Mayıs 2021
Anê Ne Zaman Bize Zılgıt Çekecek?
21 Mayıs 2021
Sosyal Hukuk Devleti Olabilmek ;
14 Mayıs 2021
Güçlü Devlet Olmak;
07 Mayıs 2021
Çiftçi’nin Kuraklıkla İmtihanı;
30 Nisan 2021
Urfa’lı Esnafın Haklı İsyanı;
23 Nisan 2021
Mutlu Olmak Bu Kadar Zormu ?
16 Nisan 2021
Kısmi Kapanma Sürecine Neden İhtiyaç Duyuldu ?
09 Nisan 2021
Dünya Şirketleşiyormu ?
26 Mart 2021
Urfa Barosu’nda Seçim Heyecanı;
19 Mart 2021
HDP Neden Kapatılmamalıdır;
12 Mart 2021
Urfalı Çiftçiler Kuraklıkla Nasıl Başa Çıkacak ?
05 Mart 2021
İnsan Hakları Eylem Planı, Hukuk ve Ekonomi;
26 Şubat 2021
Urfa’da Yeni İsimler;
19 Şubat 2021
Siyaset, Rant ve Günün Sonunda Sayıştay Raporu;
12 Şubat 2021
Çevre Kirliliğinin İklime, Bitkilere ve Arılara Zararı ?
06 Şubat 2021
Öğrencilerimizi Terörist İlan Etmek Bu kadar Kolay Olmamalıdır.
29 Ocak 2021
Suçlu Kim ? Yanlış Nerde ?
22 Ocak 2021
Bir Koltuğun Vebali;
15 Ocak 2021
Germuş Kilisesi;
08 Ocak 2021
Bir Koyun İçin Birbirimizi Öldürürüz, Yüz Koyun Keser Barışırız;
01 Ocak 2021
Hoşgeldin 2021
25 Aralık 2020
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;
18 Aralık 2020
Türkiye’nin 3. Büyük Partisi HDP Kapatılmamalı;
11 Aralık 2020
İnsan Hakları Günü/Haftası;
04 Aralık 2020
Muhalif Olmak, Muhalefet Etmek;
27 Kasım 2020
Tarım Kenti Urfa’da Yok Olan Tarım;
20 Kasım 2020
Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Bir Hukuk Devletidir ;
13 Kasım 2020
Ekim Sezonu Başladı;
06 Kasım 2020
Ulaşım ve Öngörülü Olmak
30 Ekim 2020
Pandemi Salgınında Cumhuriyet Bayramı;
23 Ekim 2020
Bu hafta neler oldu;
16 Ekim 2020
Ekonomi Yerine Hukuk Düşünmek;
09 Ekim 2020
Kendimizi Ne Kadar Güvende Hissediyoruz ?
02 Ekim 2020
Anayasa Mahkemesi Çoklu Baro Sistemini Getiren Kanun Teklifini Redetti;
25 Eylül 2020
Yüreğimiz Yeterince Yanmadımı ;
18 Eylül 2020
Çok özgür ve güvenli bir ülkede yaşıyoruz;
11 Eylül 2020
Urfa’nın Fıstık ve İsotu;
04 Eylül 2020
Adli Yıl Açıldı ;
28 Ağustos 2020
Yaşam Üzerine;
21 Ağustos 2020
Urfa’ya Niye Hızlı Tren Gelsin ?
14 Ağustos 2020
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın ;
07 Ağustos 2020
Normalleşme Sürecinde Urfa ve Kapalı Hastaneler;
30 Temmuz 2020
İstanbul Sözleşmesi Nedir ;
24 Temmuz 2020
Oyuncak Taşıyan Vicdanlar İçin Adalet;
17 Temmuz 2020
Vatandaş Güvenmiyor Artık;
10 Temmuz 2020
Basın Nedir ? Ne Yapar ?
03 Temmuz 2020
Çoklu Baro;
25 Haziran 2020
SAVUNMA YÜRÜYOR
11 Haziran 2020
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR
05 Haziran 2020
YENİ DÜNYA DÜZENİNE GİRİŞ
Haber Yazılımı