Yazı Detayı
17 Eylül 2021 - Cuma 08:28
 
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -6-
MEHMET YALÇIN
 
 

Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -6-

 

-Geçen haftadan devam- 

 

Din birliği: Dinsiz millet düşünülemez. O nedenle din ve din birliği milleti meydana getiren fertleri birbirine bağlayan milliyetin önemli esaslarındandır. Dolaysiyle her milliyetçi kişinin dinine samimiyetle bağlı olması, inanarak sevmesi ve yaşaması gerekir.  

 

Ünlü sosyolog ilim ve fikir adamı Ziya Gökalp Türk milliyetçiliğini İslam dini ile bir ve beraber görmüştür. Kültür milliyetçiliğini savunan Ziya Gökalp milleti tarif ederken; “millet dince, dilce, ahlakça ve müşterek olan yani aynı terbiyeyi almış fertlerden meydana gelen bir zümredir. Türk köylüsü onu dili dilime, dini dinime uyan” diyerek tarif etmiştir. (13)   

 

Dinin insanları cahiliyet, delalet, şaşkınlık, çeşitli sıkıntı, düzensiz yaşam, sapık fikir ve düşüncelerden kurtulmaları, huzura kavuşması yönündeki önemi inkar edilemez. İktisat, ahlak, sanat, kadın erkek münasebetlerinden beşeri ilişkilere kadar yaşamın her bölümünde insanı iyiye, güzele, doğruya yöneltir. Ferdin fertle, ferdin toplumla ilişkilerini tanzim eder. Din bu vasıflarıyla toplumların millet olma şuurunu hızlandırma görevini ifa ederken diğer yandan toplum hayatında düzenleyici ve etkili bir fonksiyon olma görevini görür. Tüm bu nedenlerden ötürü din unsuru milleti millet yapan temel esasların başında geldiği kendiliğinden anlaşılır. 

 

İslam dinini karakter ve mizaçlarına en uygun din olarak gören ve tereddütsüzce Müslüman olan Türklerin milletleşmesinde İslam dini büyük rol oynamıştır. Bu nedenle Türklük ve İslamiyet iç içe kaynaşmış bu kaynaşmada “Türkçülerin millet mefkuresi Türklük, ümmet mefkuresi İslamiyet olmuştur.” (14) 

 

Toplumun vazgeçilmez sosyal mekanizması sayılan din aynı zamanda insanın şahsiyetli ve onurlu bir hayat sürmesini sağlayan yegane güçtür. Bu nedenle mensubu olduğumuz İslam dinini seveceğiz, koruyacağız ve yücelteceğiz. Bu hususta dini kendi tekellerine almaya çalışan, kendilerinden başkalarını “patates dininden” görenlerin “kınamasından, dedikodusundan” çekinmeyeceğiz. 

 

Vatan: Kan ve gözyaşıyla, inançla, tarihle yoğrulan, atalardan miras kalan, acı ve tatlı hatıralarla üzerinde yaşanan kutsal toprak parçası… Vatan anadır, babadır, sevgilidir, aştır, ekmektir, ocaktır, yuvadır. Yer altında ve yer üstünde sahip olduğumuz maddi manevi her şey bütün varlık ve değerler vatandır. Kısacası hayatın kendisidir. Bu nedenle topraktan yaratılan sudan hayat bulan insanoğlunun fıtri ve tabii olarak toprağa bağlılığı vardır. 

 

Milliyetin ve milliyetçiliğin temel prensiplerinden olan vatan konusuna Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde temas edilmektedir. Nasıl ki milliyetçilikte vatanı sevme, koruma ve geliştirme prensibi varsa 14 asır önceki dönemlerde de İslam vatana bağlılık, vatanı sevme, koruma, vatan uğrunda fedakarlıkta bulunma prensiplerini koymuştur. 

 

“Ey muhammed güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub’u da an. Biz onları yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.” (Sad suresi ayet;45-46) 

 

Vatan müdafaasında, din, namus ve şeref yolunda can verenler için “Allah yolunda öldürülenlere ölüdür demeyin. Zira onlar diridirler. Fakat siz farkında değilsiniz.” (Bakara suresi aye:154) müjdesi verilmiştir. 

 

“Sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Öyleyse pek az şükrediyorsunuz.” (Araf suresi aye:10) “Yerlerini, yurtlarını ve henüz ayağını dahi basmadığınız yerleri Allah size miras olarak verdi. Allah herşeye kadir olandır.” (Ahzap suresi ayet:27) “Hicret edenlerin memleketlerinden (yurtlarından) çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim…” (Ali İmran suresi ayet;195) “Allah din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasak kılmaz. Allah adil olanları sever. Allah ancak sizinle din uğrunda savaşanları sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanıza yardım edenleri dost edinmenizi yasak eder. Kim onları dost edinirse işte onlar zalimdir.” (Mümtahine süresi ayet: 8-9) “Onları bulduğunuz yerde öldürün, sizi çıkardıkları yerden (yurdunuzdan-vatanınızdan) siz de onları çıkarın.” (Bakara suresi ayet: 191) “Onlardan önce yurt ve iman edinmiş olan kimseler kendilerine hicret (göç) edenlere sevgi beslerler…” (Haşr suresi ayet:9)  

 

Görüldüğü üzere yukarıda yer verdiğimiz ayetlerin hepsinde vatan ismi geçmekte, vatanın kutsallığına değinilmekte, vatana bağlılık, vatanı sevmemiz ve gerektiğinde vatan uğruna canımızı feda etmemiz emredilmekte. Kalbinde vatan sevgisi taşımayan, vatanın kutsallığını önemsemeyenleri, vatan hainleriyle dostluk edenleri yüce Allah zalimlerden saydığı gibi aynı şekilde sevgili Peygamber Efendimiz de “hübbül vatan - minnel iman” (vatan sevgisi imandandır) diyerek bu hususta sayılmayacak kadar emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. 

 

Demek ki vatanı sevmek ve korumak hem vatandaşlık görevi hem de Allah’ın ve Resulün emri. Öyleyse vatanımıza karşı büyük iştiyak duymalıyız. Kaldı ki hangi ülke insanı vatanını sevmez ki? Hem bu topraklar üzerinde yaşayacaksın, barınacaksın, bu vatanın ekmeğini yiyip suyunu içeceksin, havasını teneffüs edeceksin, her türlü nimetlerinden faydalanacaksın sonra da “vatanseverlikten” gocunacaksın, milliyetçiliğe cephe alacaksın. Bu tür düşünce akıl ve mantıkla bağdaşıyor mu? Olacak şey mi? 

 

Unutmayalım ki vatanın kıymetini bilmeyenler vatansız kalır. Mehmet Akif’in diliyle; 

 

“Hem vatan gitti mi, yoktur size bir başka vatan; 
Çünkü mirasyedi sail kovulur her kapıdan! 
Göçebeyken koca bir devlete kurmuş bünyâd; 
Çerge hâlinde mi görsün sizi kalkıp ecdâd” 

 

Evet. Ecdada karşı mahcup olmak istemiyorsak, el kapısında dilenci durumuna düşmek istemiyorsak, kendi yurdumuzda hür ve bağımsız şekilde yaşamak istiyorsak vatanımızı seveceğiz ve koruyacağız. Zira o vatan ki; “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda” 

 

(13)-Ziya Gökalp. Türkçülüğün Esasları. S.2 
(14)-Ziya Gökalp. Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak. S.31 
-Devam edecek- 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Kur’an, ve, Hadis, Işığında, Milliyetçilik, -6-,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Aralık 2021
Turan’a Giden Yol…
26 Kasım 2021
Mutfağın Gücü…
19 Kasım 2021
Haddini Bilmek…
15 Kasım 2021
Urfa Siyaseti ve Fakıbaba
12 Kasım 2021
Unutulmaz Anılar
05 Kasım 2021
Ekmekle Oynanmaz
29 Ekim 2021
Ekonomi Nereye Gidiyor?
22 Ekim 2021
Neden Öncelikle Okullar ?
15 Ekim 2021
Uhud Savaşı ve Günümüz Türkiye’si…
08 Ekim 2021
Eğitim ve Öğretmen…
01 Ekim 2021
Ümmetçilik - Milliyetçilik
27 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 9 -
24 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 8 -
20 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik 7
13 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -5-
10 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 4 -
06 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -3-
03 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -2-
30 Ağustos 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -1-
27 Ağustos 2021
Malazgirt Zaferi
23 Ağustos 2021
Ha Urfa Ha Türkiye
20 Ağustos 2021
Ağa da Kimmiş?
16 Ağustos 2021
Suriyeliler Halifelik İsterse…
13 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -2-
09 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -1-
06 Ağustos 2021
Türkiye Yolgeçen Hanı mı?
02 Ağustos 2021
Yanan Ciğerimizdir…
30 Temmuz 2021
Öz Yurdunda Parya
26 Temmuz 2021
AK Parti ve Z Kuşağı
23 Temmuz 2021
Yanılmak Ve Aldanmak…
16 Temmuz 2021
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
12 Temmuz 2021
Tarihten Ders Almak
09 Temmuz 2021
O Yahudi Şimdi Yaşasaydı…
02 Temmuz 2021
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın
25 Haziran 2021
Siyaset-Mafya-Medya İlişkisi
19 Haziran 2021
" Hamdolsun… ”
14 Haziran 2021
Yaşayan Efsaneden Şanvak’a Jest
11 Haziran 2021
Dünya Kimseye Kalmaz
07 Haziran 2021
Bir Şair Bir Şiir
04 Haziran 2021
Dünya Bize Ne Dedi?
01 Haziran 2021
Alın Size Beddua
28 Mayıs 2021
Çürümüşlük…
21 Mayıs 2021
Türk Uşaklığı Bilmez
13 Mayıs 2021
Gaflet, Delalet ve Filistin…
07 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -5-
06 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 4 -
05 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 3 –
04 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 2-
03 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -1-
27 Nisan 2021
BU KAVGA NEDEN ?
23 Nisan 2021
Birinci Meclisten Gazi Meclise
Haber Yazılımı