Yazı Detayı
27 Ağustos 2021 - Cuma 07:35
 
Malazgirt Zaferi
MEHMET YALÇIN
 
 

 

Ağustos ayı denince akla hemen Türk’ün zaferleri gelir. Çünkü ağustos ayı Türk’ün parlak zaferleriyle doludur. Hele bu zaferlerden biri vardır ki ; unutulması imkansızdır. 

 

O zafer ki; tarihin altın sayfalarına yazılmış bir destandır. O zafer ki; Türk tarihinde dönüm noktası, dünya tarihinde ise yeni bir devrin başlangıcı olmuştur. 

 

Evet. 

 

Bu zafer 50 bin kişilik inanmış cengaver ordusuyla 200 bin kişilik Bizans ordusunu dize getiren, Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Anadolu’yu ebedi yurt yapan Sultan Alparslan’ın 1071 de kazandığı Malazgirt meydan muharebesidir. 

 

Bundan tam 950 yıl önce Alparslan’ın barış teklifini mağrur Bizans imparatoru Romanos Diyogenes kibirli şekilde red etmişti. Çünkü Romanos Diyogenes savaşı kesin olarak kazanacağından emindi. 

 

Düşman ordusunun Türk ordusundan kat kat fazla olmasına aldırış etmeyen büyük komutan Sultan Alparslan küffara hak ettiği dersi vermek için savaşın şart olduğunu görmüş ve “Allah Türklerin yardımcısıdır” diyerek savaş hazırlıklarının yapılması için emir verir. 

 

O gün tüm İslam ülkelerinde, camilerde, minberlerde İslam’ın tek ordusu olan Türklerin galip gelmesi için dualar okunur. 

 

Ve tarih 26 Ağustos 1071 günlerden Cuma’dır. 

 

“Göklerde, yüreklerde bir ses hayyalel Felâh 

Elli binin secdeye kapandığı bir sabah”

 

Malazgirt ovası tarihin en büyük savaşına hazırdır. Topluca Cuma namazı kılındıktan sonra savaş düzeni alınır. Sağ cenahta: Kurtuluş oğlu Süleyman şah. Merkezde: Sultan Alparslan. Sol cenahta: Emir Saltuk. Beyaz elbisesini giyip ordunun başına geçen Alparslan şu kısa hitabede bulunur. 

 

“Kimin gönlü gitmek istiyorsa gitsin. Ben sultanlığımı değil şehadetimi düşünüyorum. İşte şehitlik kefenimi giydim. Cenkte ölürsem beni bu elbise ile gömün.” 

 

Geri dönmek mümkün mü? Türk’ün savaştan kaçtığı görülmüş müdür? 

 

“Başları elli bin, vicdanları bir 
Elli bin ağızdan elli bin tekbir” 

 

Amansız bir savaş başlar. Bir savaş ki “el-aman dilemek” yok, “yalvarma, yakarma” yok. Bir savaş ki tarifi imkânsız. 

 

“Şakırdar kılıçlar, çalınır çanlar, 
Sebildir damarlar, kurbandır canlar; 
Allah Allah sesleri yırtar gökleri 
Tenler dursa, canlar koşar ileri…” 

 

Gün boyu süren savaş Alparslan’ın üstün muharebe taktiği sonucu kahraman Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanır. Esir alınan Bizans imparatoru Romanos Diyogenes ertesi günü Türk komutanı Alparslan’ın huzuruna çıkarılır. Aralarında özetle şu konuşma geçer. 

 

Alparslan: Zaferi sen kazansaydın bana ne yapardın? 
İmparator: İşkence eder başını keserdim. 
Alparslan: Peki benim sana ne yapacağımı zannediyorsun? 
İmparator: Üç ihtimal var. Birincisi beni öldürürsün. İkincisi fethetmek istediğim İslam ülkelerinde beni dolaştırarak teşhir edersin. Üçüncüsü ise söylemeye gerek yok çünkü zayıf ihtimal. 
Alparslan: Evet üçüncüsünü de söyle. 
İmparator: Beni affedersin. 
Alparslan: Evet seni affediyorum diyerek büyüklüğünü bir kez daha gösterir. 

 

Yapılan barış antlaşması gereğince; Bizansların elindeki Türk bölgeleri geri alınır, esirler serbest bırakılır ve Bizans, Selçuklu devletine her yıl 360 bin dinar vergi ödemeyi kabul eder. 

 

Anadolu’yu bizlere ebedi yurt yapan atamız Sultan Alparslan’ı dahi bilmeyen, tanımayan, tarihten gelen sese kulak tıkayan yeni nesiller şunu iyi biliniz ki; 

 

Düşman ne kadar kuvvetli ve üstün olursa olsun bizleri yok etmeye güçleri asla yetmeyecektir. Ne yazık ki belimizi büken iç düşmanlar vardır. Bu iç düşmanları iyi tanımak gerek. Kimisi bu güzel ve mukaddes vatanımızı dış güçlere peşkeş çekmekte, kimileri de İslamiyet’i süfli emellerine alet ederek içimize nifak tohumları ekmektedirler. 

 

Türk kelimesini ağzına almaktan dahi tiksinti duyan gafillere sormak gerek;

 

Sultan Alparslan gaza meydanlarına atılırken Müslüman ve Türk değil miydi? İslamiyet’i doğudan batıya Avrupa içlerine kadar götüren, İslamiyet uğruna savaş veren, İslam’ın kılıcı olan ve bu uğurda çekinmeden şehadet şerbetini içenler Müslüman Türk değil mi? Yüce Allah tarafından Maide 54. Ayette ki faziletlere sahip olan Müslüman Türkler değil mi? 

 

Hal böyle iken; 

 

Türk kavmine neden kin ve öfke duyulmakta?  Bu anlaşılmaz husumetin sebebi nedir? “Ben sizleri kavim kavim yarattım” gerçeğini görmezlikten gelip “dinde kavmiyet yoktur” diyerek Türklüğü inkâra kalkışmak, Türk’ü ve Türkoğlu’nu ezmek niye? Bilinmez mi ki Türkiye Türk’ün ve İslam’ın son kalesidir. Biraz insaf edelim ve başımızı öne eğelim. 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Malazgirt, Zaferi, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Aralık 2021
Turan’a Giden Yol…
26 Kasım 2021
Mutfağın Gücü…
19 Kasım 2021
Haddini Bilmek…
15 Kasım 2021
Urfa Siyaseti ve Fakıbaba
12 Kasım 2021
Unutulmaz Anılar
05 Kasım 2021
Ekmekle Oynanmaz
29 Ekim 2021
Ekonomi Nereye Gidiyor?
22 Ekim 2021
Neden Öncelikle Okullar ?
15 Ekim 2021
Uhud Savaşı ve Günümüz Türkiye’si…
08 Ekim 2021
Eğitim ve Öğretmen…
01 Ekim 2021
Ümmetçilik - Milliyetçilik
27 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 9 -
24 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 8 -
20 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik 7
17 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -6-
13 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -5-
10 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 4 -
06 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -3-
03 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -2-
30 Ağustos 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -1-
23 Ağustos 2021
Ha Urfa Ha Türkiye
20 Ağustos 2021
Ağa da Kimmiş?
16 Ağustos 2021
Suriyeliler Halifelik İsterse…
13 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -2-
09 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -1-
06 Ağustos 2021
Türkiye Yolgeçen Hanı mı?
02 Ağustos 2021
Yanan Ciğerimizdir…
30 Temmuz 2021
Öz Yurdunda Parya
26 Temmuz 2021
AK Parti ve Z Kuşağı
23 Temmuz 2021
Yanılmak Ve Aldanmak…
16 Temmuz 2021
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
12 Temmuz 2021
Tarihten Ders Almak
09 Temmuz 2021
O Yahudi Şimdi Yaşasaydı…
02 Temmuz 2021
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın
25 Haziran 2021
Siyaset-Mafya-Medya İlişkisi
19 Haziran 2021
" Hamdolsun… ”
14 Haziran 2021
Yaşayan Efsaneden Şanvak’a Jest
11 Haziran 2021
Dünya Kimseye Kalmaz
07 Haziran 2021
Bir Şair Bir Şiir
04 Haziran 2021
Dünya Bize Ne Dedi?
01 Haziran 2021
Alın Size Beddua
28 Mayıs 2021
Çürümüşlük…
21 Mayıs 2021
Türk Uşaklığı Bilmez
13 Mayıs 2021
Gaflet, Delalet ve Filistin…
07 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -5-
06 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 4 -
05 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 3 –
04 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 2-
03 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -1-
27 Nisan 2021
BU KAVGA NEDEN ?
23 Nisan 2021
Birinci Meclisten Gazi Meclise
Haber Yazılımı