Yazı Detayı
26 Kasım 2021 - Cuma 08:12
 
Mutfağın Gücü…
MEHMET YALÇIN
 
 

Mehmet Yalçın - Mutfağın Gücü… 

 

Yıkılan Osmanlı Devleti’nin külleri arasında yeni bir Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Mustafa Kemal Atatürk 17 Şubat 1923 günü yapılan İzmir İktisat Kongresinin açış konuşmasında şöyle der; 

 

“…Yeni Türkiye’mizi layık olduğumuz düzeye eriştirebilmemiz için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Çünkü zamanımız tamamen bir ekonomi devresinden başka bir şey değildir. 

 

Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmamışsa, meydana gelen zaferler devamlı olamaz. 

 

Ekonomi demek her şey demektir. Yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir.”  

 

Görüldüğü üzere Atatürk ekonomik savaşın silahlı cephe savaşlarından daha önemli olduğuna vurgu yaparak dünya devletlerinden geri kalmamak için ekonomik kalkınmaya önem verilmesi gerektiğini ifade etmekte. Konuşmasının devamında ise Türkiye’nin milli bir kalkınma politikası izlemesini ve bunun da ana hatlarını tarım, sanayi, ticaret, yabancı sermaye ve bankacılık gibi alanlardaki yol haritasını çizmiştir. 

 

Nitekim izlenen milli ekonomi politikası sayesinde kısa sürede yurdumuz demir ağlarla örülmüş,  borçlar yavaş yavaş ödenmiş, dışa bağlılık azalmış, savaşın yaraları nispeten sarılmıştır. Ancak Atatürk’ün vefatından sonra “milli ekonomi” politikası terkedilmiş Türk toplumunun bünyesine uymayan, toplumu ferde feda eden,  kar esasına dayanan, haksız kazanca meşruluk kazandıran, vurgunculuk soygunculuk yolunu açık tutan, bir avuç sermaye sınıfının menfaati uğruna geniş halk tabaksının sömürülmesine göz yuman liberal kapitalizm sistemi uygulandı.  

 

Aradan geçen yıllar içersinde nice hükümetler kuruldu, nice iktidarlar geldi geçti. Hepsi aynı sistemi, aynı yolu takip etti. Neticede ne ilimde, teknikte, ekonomide kalkınmış süper ülke olabildik, ne de toplumun huzur ve refahını sağlayabildik. Hoşnutsuzluk, memnuniyetsizlik, istikrasızlık hemen her iktidar döneminde temel sorun oldu. Ne kadar dikkate şayandır ki yığınca ülke meseleleri içersinde halkımız bilhassa hayat pahalılığı, işsizlik ve enflasyona tahammül göstermemiştir. Bu nedenle ne zaman ki yangın mutfağa girmiş, mutfakta tencere kaynamamışsa iktidarların sonu gelmiştir. 

 

AKP nin iktidara geldiği döneme göz atalım. 2002 yılından itibaren iki dönem iyi bir yönetim sergilediği için halk “devam” kararı vermiştir. Ancak son yıllardaki ekonomik göstergelerin iç açıcı olmayışı herkesi ciddi şekilde düşündürmektedir.  Üretim ve yatırım yerine Cumhuriyet döneminde inşa edilmiş kamu kuruluşu hazır fabrikalar, tesisler, işletmeler özelleştirme adı altında satılmış, israf ekonomisi uygulanmıştır. Belli bir temeli ve hedefi olmayan sadece dışa endeksli ekonomik politikaların uygulanması sonucu Türkiye en borçlu ülkeler arasına girmiştir. Gelinen noktada dış borç 456 milyar dolar, tüketici kredi kartları borcu 900 milyar lira, GSYH’da (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) ve kişi başına düşen milli gelirde düşüş, İşsizlik, çift haneli enflasyon, bütçe açığı, cari açık, yüksek kur…  Sosyal ve siyasal sorunlar da cabası. 

 

Sözü fazla uzatmayalım. Dün gittiğimiz bir markette sebze ve meyve reyonlarını dolaştık. Bütçemiz gereği fakir sebzesi olan kabağa yöneldik. Kilosu 10 lira. Orta boy dört kabak teraziye koyuyorsun bir kilo geliyor. İktidardakiler her ne kadar “uçuyoruz, dünya lideriyiz” gibi söylemlerle her şeyi güllük gülistanlık göstermeye çalışsa da gözle görülür bir pahalılık söz konusu. Bir başka ifadeyle Türkiye alenen yüksek bir enflasyon kıskacında. Gittikçe alım gücü zayıflayan halkımız tahammül sınırının sonuna gelmiş durumda. Zira yangın artık mutfağı tehdit etmektedir. 

 

Bugün bize sorulsa ; enflasyon dizginlenmez kabak 5 liraya inmezse ne olur? 

 

Açıkça ifade edelim ki son sözü bizim 10 liraya aldığımız 4 kabak söyler; 

 

“Mutfağın yıkamayacağı iktidar yoktur."

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Mutfağın, Gücü…, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Ocak 2022
İslam'ın Güzel Ahlakı Yoksa!
14 Ocak 2022
Lütfen Bizi Affedin.
07 Ocak 2022
Bu Düzen Materyalisttir
31 Aralık 2021
Gözlerime Bak
24 Aralık 2021
Ekonomik Kurtuluş Savaşı
17 Aralık 2021
Yerli Malı Haftası
13 Aralık 2021
Aşık Sefai ve Köşe-i Bend
10 Aralık 2021
Turkey Değil Türkiye
03 Aralık 2021
Turan’a Giden Yol…
19 Kasım 2021
Haddini Bilmek…
15 Kasım 2021
Urfa Siyaseti ve Fakıbaba
12 Kasım 2021
Unutulmaz Anılar
05 Kasım 2021
Ekmekle Oynanmaz
29 Ekim 2021
Ekonomi Nereye Gidiyor?
22 Ekim 2021
Neden Öncelikle Okullar ?
15 Ekim 2021
Uhud Savaşı ve Günümüz Türkiye’si…
08 Ekim 2021
Eğitim ve Öğretmen…
01 Ekim 2021
Ümmetçilik - Milliyetçilik
27 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 9 -
24 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 8 -
20 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik 7
17 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -6-
13 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -5-
10 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik - 4 -
06 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -3-
03 Eylül 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -2-
30 Ağustos 2021
Kur’an ve Hadis Işığında Milliyetçilik -1-
27 Ağustos 2021
Malazgirt Zaferi
23 Ağustos 2021
Ha Urfa Ha Türkiye
20 Ağustos 2021
Ağa da Kimmiş?
16 Ağustos 2021
Suriyeliler Halifelik İsterse…
13 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -2-
09 Ağustos 2021
Dedesinin Mezarını Okuyamıyormuş -1-
06 Ağustos 2021
Türkiye Yolgeçen Hanı mı?
02 Ağustos 2021
Yanan Ciğerimizdir…
30 Temmuz 2021
Öz Yurdunda Parya
26 Temmuz 2021
AK Parti ve Z Kuşağı
23 Temmuz 2021
Yanılmak Ve Aldanmak…
16 Temmuz 2021
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
12 Temmuz 2021
Tarihten Ders Almak
09 Temmuz 2021
O Yahudi Şimdi Yaşasaydı…
02 Temmuz 2021
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın
25 Haziran 2021
Siyaset-Mafya-Medya İlişkisi
19 Haziran 2021
" Hamdolsun… ”
14 Haziran 2021
Yaşayan Efsaneden Şanvak’a Jest
11 Haziran 2021
Dünya Kimseye Kalmaz
07 Haziran 2021
Bir Şair Bir Şiir
04 Haziran 2021
Dünya Bize Ne Dedi?
01 Haziran 2021
Alın Size Beddua
28 Mayıs 2021
Çürümüşlük…
21 Mayıs 2021
Türk Uşaklığı Bilmez
13 Mayıs 2021
Gaflet, Delalet ve Filistin…
07 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -5-
06 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 4 -
05 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 3 –
04 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü - 2-
03 Mayıs 2021
3 Mayıs Türkçülük Günü -1-
27 Nisan 2021
BU KAVGA NEDEN ?
23 Nisan 2021
Birinci Meclisten Gazi Meclise
Haber Yazılımı