Yazı Detayı
12 Mart 2021 - Cuma 09:26
 
Soluk Taşları Ve Namazgahlar
MUSTAFA GÜL
 
 

 

Değerli Dostlar;

 


Atalarımızın çok ince düşünceleri vardı, çok nahif insanlardı... Bu nahiflikleri neticesinde oluşan kültürün izlerini yaşadıkları her bölgede görebileceğiniz gibi şehrimizin de çeşitli bölgelerinde hala görebilirsiniz.
Bugün, sizlere, o kültürün iki unsurundan “Soluk taşları ve namazgâhlardan” bahsedeceğim. 
Urfa’mızın eski, tarihi mahallelerini dolaşırken bazen bir kapının kenarında, bazen bir sokağın köşesinde görebilirsiniz soluk taşlarını. İsminden de anlaşılacağı üzere yük taşıyan bir kimsenin veya uzun süre yürümekte zorlanıp yorulan birinin soluklanması, dinlenmesi için konulmuştur o taşlar. 
Bir nevi bugün parklarda, caddelerde gördüğümüz, kullandığımız banklarla aynı görevi yapan unsurlardır soluk taşları. 

 


Her ne kadar soluk taşlarından bazıları günümüze kadar ulaşmış olsa da namazgâhlar için aynı ifadeyi kullanamıyorum maalesef. Belki birçok Urfalının bile namazgâhın ne olduğundan haberi yoktur, belki de hayatı boyunca hiç görmemiştir. Bu konuda kendimi şanslı olanlardan sayıyorum.
En son, doksanlı yıllarda, Süleymaniye mahallesinden geçen yolun devamında, “Eski Kehriz” denilen su pınarına doğru giden bağ yolunda görmüştüm namazgâhlardan birini. Zaten sonrasında oralar da imara açılıp her taraf betonarme binalarla dolunca o namazgâh da kaybolup gitti.

 


Namazgâhlar: Yolcuların hem soluklanması hem de seyahatleri sırasında namazlarını aksatmamaları için yol kenarlarına yapılmış olan, etrafı taşlarla veya briketlerle çevrilmiş, yerden biraz yüksek, üstü açık, yaklaşık beş altı metrekarelik düz alanlardı. Yönleri tam kıbleyi gösterirdi. Oradan geçenler, bu alanların namaz kılmak için yapıldığını bildiğinden hem temizliği konusunda hem de kıble konusunda şüpheye düşmeden, seccadeye gerek duymadan, gönül rahatlığıyla namazlarını kılarlardı.  O alanları kullananlar da kendilerinden sonra gelecek kişilerin kullanabilmesi için hep temiz tutarlardı. 

 


Aslında atalarımızın bu nahifliği günümüzde de devam etmekte; çünkü o zamanın şartlarında seyahatler binek hayvanları üzerinde veya yaya olarak yapıldığından namazgâhlara ihtiyaç vardı fakat gelişen teknoloji ile birlikte seyahatler motorlu araçlarla yapılmaya başlanınca bunların yerini petrol istasyonlarındaki küçük mescitler aldı.

 

 

Böylesi güzel düşüncelerin günümüzde –şekil değiştirmiş olsa da- devam ettiğini bilmek mutluluk verici.

 

Saygılar sunuyorum.


Not: Fotoğraflar; Cihat Kürkçüoğlu, Abdurrezzak Elçi (ARE)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Soluk, Taşları, Ve, Namazgahlar, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı