Yazı Detayı
20 Kasım 2020 - Cuma 17:19
 
Ülkedeki Krizin Yoğunluğu
AHMET DOĞAN
 
 

Ülkedeki Krizin Yoğunluğu


O kadar yoğun bir ülke gündemi yaşıyoruz ki, bir kaç saatlik medya takibi yapmazsak, günümüzün tek porsiyonluk cahiller sınıfına hemen girebiliriz. 

 


Kurumlar ve ülkeler herhangi bir kriz ile mücadele ederken, öncelikle bir strateji belirleme işine koyulurlar. Kriz yönetimi hafife alınacak bir durum değildir. Önce hafif hissedilir, ardından acil ve yerli yerinde müdahale yapılmazsa kurum çöker, batar. 

 


Devlet yönetimleri de kurumla  gibidir. Krizlerin büyük çoğunluğu öngörülebilir krizlerdir. Bu krizler ile başa çıkmak bir daha kolaydır. Birkaç kalifiye eleman, yerinde müdahale, stratejik planlama ve krizin başarılı veya az hasarla atlanması olur. Ancak öngörülemeyen veya öngörülmek istenmeyen krizler çok tehlikelidir. 

 


Hazırlıksız yakalanmak zaten büyük bir sarsıntıya sebep olurken, hasarın maliyetinin ölçülememesi de apayrı bir planlama gerektirir. 

 


Ülkemizde son yıllarda öngörülmeyen krizlerden ziyade, ÖNGÖRÜLMEK İSTENMEYEN krizlerden çok etkilenmektedir. 

 


Şöyle ki; 

 


Halkın huzur ve refahının yükselmesi, ekonomik durumla doğrudan ilişkilidir. Ekonominin bir çok parametresi vardır. Bu parametreler bazen bir diğerinin eksiğini kapatarak ekonominin istikrarlı kalmasını sağlayabilir. Ancak bu sürdürülebilir bir durum değildir. Geçici bir durumdur, ve öngörülen bir krizdir, acil ve yerinde müdahale gerektirir. 

 


Ancak, parametrelerinin çoğu sıkıntılı ise, birbirlerinin açığını kapatacak bir durum ortada kalmaz. Önce duraklama olur, sonra gerileme olur, sonra da yıkılma. Tarih bilgisi az çok olan bir kişi demek istediklerimi anlayacaktır. 

 


Peki nedir bu parametreler. Yerli üretim, Yasama – Yürütme – Yargı Bağımsızlığı, dışa bağımlılığın azaltılması, enflasyon, eğitim, sağlık, hizmet ve listeyi uzattıkça uzatabilirsiniz. 

 


Yasama, tek kişilik saraya rejimine bağlanmış. 
Yürütme, tek kişilik saray rejimine bağlanmış. 
Yargı, tek kişilik saray rejimine bağlanmış. 

 


Eğitim, dünya sıralamasında bazı Afrika ülkeleri ve savaş halindeki orta doğu ülkelerinden daha iyi durumdayız. 

 


Yerli üretim, savaşın ortasındaki YEMEN’den toprak kiralayıp, buğday ekecek kadar kötü durumdayız. Çiftçi açlığa mahkum edilmiş durumda. GDO’lu ürünleri saymaya gerek yok sanırım. 

 


GÜVENLİK, etrafımızdaki herkesi terörist ilan edip, korku canavarı oluşturuluyor. Makyavelist bir sistemle halk yönetilmeye çalışılıyor. Terörist azlığı çekilen durumda, hemen içerden terörist oluşturuluyor. Operasyonlar, gözaltılar, cezaevlerinde işkenceler, sabah 5’te ev baskınları. 

 


İşsizlik, üniversite mezunları evde oturuyor. İstihdam yok. İş yok. Eve götürecek aş da yok. Üretken yaşta, öğrenilmiş çaresizlik ile baş başa bırakılmış bir nesil olduk. 

 


Sağlık, hastanelerdeki kalite Avrupa standartlarında ancak, devletin halka verdiği güven Afrika standartlarında. Pandemi krizi ile başa çıkamayan ülke, çareyi vaka sayılarını halka açıklamamakta buluyor. Ve krizin üstesinden gelebileceğini sanıyor. Ancak yanıldıklarının farkında değiller. 

 


Sözün kısası şu ki, çevremizdeki insanlar o kadar Makyavelist oldular ki, yazı yazmaya korkar olduk. Konuşmaya korkar olduk. Ev içerisinde bile konuşurken sesimizi kısar olduk. 

 

 

Bu cümleler çok tanıdık gelmedi mi size. 

 


Suriye’de de durum böyle başlamıştı. Mısır’da, Ürdün’de, Yemen’de, Libya’da… 

 


Tunuslu Üniversite mezunu 26 yaşındaki Muhammed  Buazizi gibi ateşin fitillemesini bekleyen insan sayısı çok. 

 


Örneğini yakınımızdaki ülkelerde çok gördük. Hatta çok değil, 7 yıl evvel GEZİ  Parkında da gördük. 

 


Devekuşu misali kafamızı kuma gömmenin anlamı yok. 

 


Acilen kriz yönetim birimleri devreye girmeli, reformlar yapılmalı, vatandaşa güven aşılanmalı, liyakat ehline önem verilmeli. 

 


En önemlisi de, terörize ettiğimiz, dışladığımız, ötekileştirdiğimiz, cezaevlerine attığımız, KHK’ler ile aşından ettiğimiz insanlardan acilen özür dilemeli, ve demokrasi yolunda hızlı bir çaba içine girilmelidir. 

 


Aksi taktirde, bu krizin önlenebilir bir durumu yoktur.

 

 

 

 

 
Etiketler: Ülkedeki, Krizin, Yoğunluğu,
Yorumlar
Haber Yazılımı