Yazı Detayı
25 Haziran 2020 - Perşembe 23:28
 
VİCDAN
BAKIR YETİM
 
 

Vicdan,

 


Söylediklerimizden çok,
Söylemediklerimize  pişman oluruz.
Dile getirilmemiş düşünce;
gidilmemiş yoldur...
Kim demişse güzel demiş...
Ondan cesaret alarak çevremizde yaşanan umursamızlığı vurdum duymazlığı  kaleme almakta bi beis görmedim. Kusurumuz varsa şimdiden affola.

Hafif bir baş ağrısı ve halsizlik vardı üzerinde...
Özel bir hastanenin acil servisine gittiler karı koca.
Hanımın şikayetlerini dinleyen doktor. 
Röntgen istedi... 
Emin olmak için akciğer tomografisine yönlendirildi. 
Kendi ayakları ile geldikleri acilden ambulansla sirenler eşliğinde gözünü araştırma hastenesinin tek kişilk odasında açmıştı hanımefendi...

Telefonu çaldı.
-Alo hanım nerdesin.
-Sorma heciy araştırmaya getirdiler beni. Sen nerdesen deyip cevabı beklemeden devam etti. Hemşire hanım test yaptıklarını testin sonucunun yarın açıklanacağını söyledi.
Ben de bişey yok lo heciy deyip ağlayarak çocuklarını sordu. 
-Merak etme canım yarın çıharsan dedi. 
Dedi ama dediğine kendisi de inanmadı.

Sabahı zor ettiler emzikte olan çocukları sabaha kadar ağlamış. Kaynana tüm maharetini göstermiş ama en küçük torununu susturamamıştı...

Merdivenleri ikişer ikişer atlayarak bir çırpıda çıktı doktorurun odasına ama nefes nefese kalmıştı.
"Bah ha ecebe bende de mi var bu virüs diye içinden geçirdi."

-Beyefendi eşinizin testi maalesef pozitif çıktı o yüzden sizde evde karantinaya alınacaksınız.

Mahalleye vardığında polisler bir tarafta sağlık personeli bi tarafta konu komşu pencerelerde eller yüzlerinde meraklı bir şekilde birbirlerine bakıp telaşla sorular yönetiyorlardı.

-Görimsen anam geçen gün onlardaydık çok yaklaşmadık  ama çay kahve beraber içtıh ecebe bize de bulaştı mı?

-Kaynanası kayınları genlerdeydi onlardan  bulaşmış deyiler.

-Herifte bi şe yohmış ama uşahlardan şüphelenmişler.

-Beş yüz kere dedim kıçızı kırın evizde otırın. 
Aa şimdi ne yapacağız diyordu komşunun kocası...

Ev karantinaya alınmış kaynana ve kayınbabanın da testleri pozitif çıkmış evde üç uşakla elinden bir şey gelmeden oturmak zorunda kalmıştı. 
Telefonlar susmuyor  her kafadan bir ses çıkıyor. 
Kimi diyor akşam yemeğiz benden. Kimi deyi uşaklara bişeler aldım kapıya bıraktım... Hastane bir taraftan emniyet bir taraftan velhasıl dikkate alınmayan öneriler, umursanmayan tedbirler 
"bize bi şe olmaz lo" sonucu tam anlamı ile bir çıkmazda bulmuşlardı kendilerini...

Beş gün geçmişti.
-Alo canım çok şükür bugün ilaç tedavisini kestiler. Tekrar test yapıldı sonuç negatif.
-Hemen gelip seni alyam dedi sevinerek.
-Yok gelme şimdi de beni yurda götürüyorlar on günde orda gözlem altında tutacaklarmış. 
Gözümde tütüyor uşahlar heciy nolır dorgı söle eyiler mi?

Ne eyyisi ne hali diyemedi.
En küçük uşak emzikte üç çocuk ile rezil olmuştu.
Banyoları üstleri başları çamaşırları...
Kimse gelemiyor bırak gelmeyi kapıya bile yaklaşamıyorlar. 
Kapıdan ihtiyaçları karşılanıyor kendi kendine söyleniyor deli olmamak elde değildi. 
Ne günah işledih yarabbi bu mikrobu bize reva gördiy diyordu.. 

Bir tarafta kader ortağı can yoldaşı eşi diğer tarafta öz anası, babası, kardaşları, bacıları öbür tarafta kaynanası, kayınbabası, kayınları 
kayın avratları yan binadaki komşuları  kimisi hastanede kimisi yurta kimisi de evinde karantinada tedbirli davranan komşular da olmazsa evin içinde aclarından ölseler kimsenin ruhu duymayacaktı...

Acı ve ızdırap ile geçen on dört gün sonunda.
Vicdan muhasebesine gelmişti sıra.

Acaba kimden kime bulaşmıştı...

*Her gün çarşı pazara giden hanımdan mı?
*Avmlerden çıkmayan kardaşından mı?
*Taziye evlerine giden babasından mı?
*Ailece gittikleri asker uğurlamasından mı?
*Komşular ile kendilerince uyguladıkları maskesiz sosyal mesafeli kısırlı toplantıdan mı?
*Karantinadan kaçan misafir ettikleri babalarından mı?

Yok yok hiç biri değil di.

Suçluyu bulmuşlardı kadayıflı çiköfteli teşekkür toplantısında söz yüzükleri takıldıktan sonra.
Bir daha asansöre binmeyi yasakladıkları hayatlarını emanet ettikleri hemşireydi o hain.! 
Kesin o dur lo?
Baksana üzümüze bakmaya yüzü yok diye iki aydır eve gelmiyor dedi son lokmasını vururken.

Vicdanları rahatlamıştı.! 

-Heciy düğünde bize bulaşmaz değil mi?
Yok canım 
"bize bi şe olmaz" 
siye deyyem... 
Rehet ol.
Hem uşakları anay gile bırakacağız.

Düğüne artık rahat rahat gidebilirlerdi.
Süslü püslü maskesini saçını bozmadan nasıl takabilirdi  acaba.
En büyük derdine çare nasıl bulacaktı...

Temiz bir vicdandan daha yumuşak bir yastık yoktur...

Sağlıklı günler dilerim.

 

 

 

 

 

 
Etiketler: VİCDAN,
Yorumlar
Haber Yazılımı