Yazı Detayı
05 Kasım 2021 - Cuma 09:37
 
Z Kuşağı Ve Kaybolan Değerler
MÜSLÜM KAYA
 
 

Müslüm Kaya - Z Kuşağı Ve Kaybolan Değerler


Geçen haftaki yazımızda yeni nesil soruların hayatımıza niçin ve nasıl girdiğinden bahsetmiştik. Bu haftaki yazımızda ise okuduklarımızı anlamamamızın altındaki sebeplerden bahsedeceğiz. Sınavlara hazırlanan öğrencilerin en büyük sorunu sınavlarda süreyi ayarlayamama sıkıntısıdır. Başta benim çocuklarım olmak üzere, diyalog halinde olduğum öğrencilerin ortak sorunu, soruları ilk okuyuşta anlayamaması ve defalarca geri dönüşler yaparak çok zaman kaybetmeleridir. Uzun sorularda son cümleye gelindiğinde, sorunun neden bahsettiği ve bizden ne istediği unutuluyor. Bunun sonucu olarak ta soruları bir daha, bir daha okumak zorunda kalıyoruz.


Hal böyle iken sebepleri araştırdığımızda karşımıza, Z kuşağı gençlerimizin de en büyük sorunu olan okumama alışkanlığı çıkıyor. Telefon, bilgisayar veya tablet ile vakit geçirmek kitap okumaktan çok daha kolay geliyor. Maalesef okumayan ve bundan dolayı da anlayamayan, çabuk sıkılan ve iş yapmaktan kaçan bir nesil yetişiyor. Okumamanın sonucu olarak ta karşımıza sınavlarda başarısız notlar ve düşük deneme sonuçları çıkıyor.  


UNESCO verilerine göre ülkemiz okuma alışkanlığında, dünya ülkeleri arasında 86. Sırada yer alıyor. TÜİK verilerine göre ise kitap bize göre ihtiyaç sıralamasında 235. olarak yer alıyor. Az okuyan insan kısır kalır, mantık ve muhakeme kabiliyeti gelişmez ve sorular üzerinde yorum yapamaz 


Şimdi gelin hep birlikte okumanın sosyolojik ve teorik boyutlarına bakalım.


TDK(Türk dil kurumu)’da Okuma; yazılı, görsel ve elektronik metinler üzerinde dikkat, algılama, hatırlama, anlamlandırma, yorumlama, sentezleme, değerlendirme ve çözümleme gibi zihinsel işlemlerin aynı anda gerçekleştiği bir dil becerisi olarak tanımlanmaktadır.


Güzel konuşmanın ve yorum yapabilme melekesine sahip olabilmenin yolu kelime dağarcığının genişliği ile doğrudan alakalıdır. Kelime hazinesi yeterli değilse, bireylerin okuduğunu anlaması büyük sorun olacaktır. Bunu aşmak için de yeni kelimelerin öğrenilmesi gerekmektedir. Yeni kelimeler, bol bol farklı kitaplar okumak ile kolaylıkla sorun olmaktan çıkarılabilir. 


Öğrenciler genelde yeni ve zor bir şey gördüğünde ondan uzaklaşmaya çalışır. Hatta bazılarımız işin kolayına kaçarak bu yeni konuyu görmezden gelerek, bu hiçbir yerde karşıma çıkmaz diyerek kendimizi kandırmaya çalışırız.  Her yeni konuda bir sonraki konuda daha iyi olacaklarını düşünerek hatalar zincirini başlattıklarını fark etmezler ve sonunda "Matematik yapamıyorum" son sözümüz olur. Bu yanlışlardan kurtulmak tabi ki de elimizde. Yeni konuları anlamak için önce bu konuyu çok iyi tanımalı ve gereken bilgileri beynimize depolamalıyız. Matematik dersinde zor konu yoktur. Matematik sorusu çözememenin altındaki en büyük nedenlerden biri  de eksik bilgiyle soruları çözmeye çalışmaktır. Soru çözümünde başarılı olmak için o konunun temel bilgilerinin yanında konuyu anlayıp sorularda mantık yürütebilecek seviyeye gelebilmek için, yani okuduğumuz soruyu anlayabilmek için farklı kaynaklardan bol bol soru çözmeli ve bol kitap okumalıyız.


Okuduğumuzu iyi anlamak için yapmamız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz


Kitap okumayı veya ders çalışmayı bitirdikten sonra kendimize ‘ben bundan ne anladım’ diye sormalıyız.
Kitap okurken kafasında bilgileri yoğurmalı ve sonra gelecek cümleyi tahmin etmeye çalışmalıyız
Kitap okumayı sevmeli ve bunu bir eğlenceli bir aktive haline getirmeliyiz


Farklı kitaplardan okuyarak farklı düşünceleri karşılaştırabilmeliyiz.


Okuduğu kitapların özetlerini çıkarmalı, bilgilerin beyinde kalma sürelerini artırmalıyız.


Okuduğumuz kitaptaki olayları zihin süzgecinde canlandırmalı ve beyinde kalıcılık oranını artırmalıyız.
Eğer hayatta başarılı bir Z kuşağı temsilcisi olmak istiyorsanız, ilk ulaşmanız gereken hedef okuduğunu anlayan birey olmaya çalışmak olmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Z, Kuşağı, Ve, Kaybolan, Değerler,
Yorumlar
Haber Yazılımı